"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Kendimi anne olmaya hazır hissetmiyorum

Sevgili ablacığım, ben yedi yıllık evli, 33 yaşında bir kadınım. Benim sorunum çocuk doğurmaktan korkmak! Daha doğrusu, kendimi anne olmaya hazır hissetmemek...

Evlendiğimden bu yana doğum kontrol hapı kullanıyorum. Ancak eşim artık bu haplara son vermem gerektiğini ve bir evlat sahibi olma yaşımın gelip, geçtiğini hatırlatıyor durmadan.

Oysa kendimi anne olmaya hazır hissetmiyorum. Ama bunu hiç kimse anlamıyor. Çalışan bir kadınım, iyi bir işim ve kariyerim var. Kazancım da çok iyi. Yine de eşimin çocuk istediğini bildiğimden, bir süreden beri hapları kestim. Ama yine de hamile kalamadım. Acaba bu psikolojik durumum mu, hamile kalmamı engelliyor.

Aslında çocuk severim ama sanki annelik sorumluluğunu yüklenemeyecekmişim gibi geliyor. Bana göre, bir çocuk yetiştirmek, gerçekten çok ciddi bir şeydir ve büyük bir sorumluluk ister. Çocuğum olunca çalışma hayatıma nokta koymak zorunda kalacağım.

Ne dersiniz? Ne yapmalıyım, böyle giderse evliliğim de çıkmaza girecek.

<ı>RUMUZ: KORKULARIM VE BEN

Sevgili kızım, önce mektubunda gerçekten katıldığımı söyleyebileceğim çok önemli bir cümle var: Annelik ve bir çocuk sahibi olmak gerçekten inanılmaz bir sorumluluktur.

Bazılarına şaşıyorum, arka arkaya altı çocuk dünyaya getiriyor, ama onlarla ne gerektiği gibi ilgilenebiliyor, ne de gelecekleri ve eğitimleriyle ilgili bir sorumluluk taşıyorlar. Bu şekilde başıboş yetiştirilen çocuklar ise, ailelerine de, ülkelerine de, kendilerine de yararı olmayan, sorunlu bireyler haline geliyor.

Sen de eminim çocuk seviyorsun ama, kendini annelik sorumluluğuna hazır hissetmiyorsun. Bir bakıma anneliğin özgürlüğünü kısıtlayacağını, iş hayatını altüst edeceğini evdeki dengeleri bozacağını düşünüyorsun.

Yıllar geçtikçe, bu sana daha da zor gelecektir. Her şey bir an önce karar vermene bağlı. Ancak sürekli bu düşünce, bu kararsızlık, bu endişe durumunu daha da güçleştiriyor. Annelik öyle bir duygudur ki kızım, bebek karnına düştüğü andan, bir anne olarak gözlerini dünyaya kapadığın ana kadar yüreğini saran o sevgi, sana şimdi zor gibi görünen her şeyi kolaylaştıracaktır.

Artık kendini rahat bırak, sürekli bunu düşünmekten vazgeç. Psikolojik bir engel yaratma, sabret. Bir sabah bir de bakacaksın ki, midende bir bulantı, başında bir dönme ve yüreğinde bir kıpırtı. İşte anne olmaya hazırlandığının ilk işaretleri.

O beye cevabınız yeterli değildi

Merhaba Güzin abla, ‘Genç kızlar evli erkeklere göz dikiyorlar’ başlıklı soru sahibine, hem kısa, hem şaşırtıcı yanıt vermişsiniz. Dile getirilen sorunun sadece gençlik hatası olmadığını, burada yaşın artık bir şey ifade etmediğini de görüyoruz.

Bence özgürlüğün ve bağımsızlığın yanlış anlatılmasından kaynaklanan bir problem bu. Buna örnek olarak ünlü bir dansözümüzü gösterebiliriz. Evli erkeğe yaklaş, yuvasını boz, sonra da ‘Ben seni istemiyorum’ deyip gazetelerde özgürlükten bahset.

Özgürlük ‘Aklıma eseni yaparım’ demek olmamalı. ‘Zaman içinde kendini bulmak kendini tanımak’ olmalı. Niyetim size akıl vermek veya eleştirmek değil; ben aslında haddini bilen bir insanım. Yaptığınız işten dolayı size büyük saygı duyuyorum. Ama bunları yazmak içimden geldi değerlendirmeyi size bırakıyorum.

<ı>RUMUZ: MESUT

Sevgili kızım, evli erkeklerle ilişkiye giren , evlenme hayaliyle birlikte olan genç kız ve kadınlara o kadar çok şey yazdım ki, sen belli ki okumamışsın. Bu mektup ise orta yaşlı bir beyefendiden gelmişti ve belki de ilk kez bir erkek bu konuda uyarıcı ve kınar tarzda bir mektup yolluyordu.

İşte bu yüzden ben pek fazla yorum yapma gereğini duymadım. Onun yorumları yerindeydi ama şaşkınlığımı da dile getirmeden edememiştim. Kendi düşüncelerimi tekrar tekrar yazmak yerine onun satırlarını aktarmak çok daha uygundu bana göre. İşte şimdi aynı şeyi senin için de yapıyorum, çok yerinde bulduğum saptamalarını aynen yayınlıyorum.

Bedensel engelli biriyle evlenmek istiyorum

Sevgili Güzin abla, 29 yaşında Ankara da yaşayan, evlenmiş, ayrılmış bir kadınım. Çok mutsuz bir evlilik geçirdim. Çocuğum yok evliliğimden. Sizden yardım istiyorum.

Ben özürlü insanlara karşı bir sempati besliyorum. Onlar evlerinin, eşlerinin, çocuklarının kıymetini daha iyi biliyorlar çevremde şahit oldum. Şimdi ben de yaşamımı bedensel özürlü ya da görme özürlü bir beyle birleştirmek istiyorum. Bu Türkiye’nin herhangi bir yerinden olabileceği gibi yurt dışından da olabilir. Ben büyük ilgi ve özveri sahibi bir kadınım.

Evimin sorumluluğunu da, eşimin sorumluluğunu da taşıyabilirim. Bana yardımcı olursanız size minnettar olurum.

<ı>Fatma Güven

<ı>fatmagvn@yahoo.com

Bu pek alışılmamış ancak çok da faydalı bir dilek Fatma kızım. Özürlü bir insanı mutlu etmek, onu belki de hayata kazandırmak, ona sıcak bir yuva sunmak gerçekten takdir edilecek bir davranış olmalı.

Bu nedenle mektubunu yayınlıyorum. Sana da mutluluklar diliyorum. Umarım istediğin gibi bir evlilik yaparsın. Hem kendini, hem de eşini mutlu edersin.
X