Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kendi yağıyla kavrulan belde Esenyurt

    Hürriyet Haber
    19 Aralık 2000 - 00:00Son Güncelleme : 19 Aralık 2000 - 00:01

    Esenyurt Belediyesi, kendi yağıyla kavrulmayı başaran ender belediyelerden. Projelerinden kısa zamanda sonuç alan belediye, geniş yolları, uydu kentleri, kültür merkezleri ve 160 bin nüfusuyla kent kültürünü yerleştirme çabasında.

    İstanbul'un 32 ilçe ve 41 belde belediyesi içinde kendi kendine yeten çok az belediye bulunuyor. Birçok belediye, maddi kaynaklarının azlığı, borçlarının çokluğu ve hükümetin kendilerine yeterli desteği vermemesinden dolayı gereği kadar hizmet yapamadıklarını savunuyor. 1989'da kurulan Esenyurt Belediyesi ise durmaksızın yeni projeler üretti, bunları kısa zamanda uygulamaya koyup sonuç aldı. Geniş yolları, uydu kentleri, kültür merkezlerinde tiyatro, müzik, resim, heykel gibi sanat dallarıyla uğraşan gençleriyle 160 bin nüfuslu Esenyurt, kendi yağıyla kavrulma yeteneğini gösterdi.

    1975 yılında 730 nüfuslu küçücük bir köy olan Esenyurt, 1985'te tam otuz kat büyüyerek 21 bin insanı barındırmaya başladı. 1989'da belde statüsü kazanan bu İstanbul köyü, 1990 sayımında 70 binlere ulaşmıştı. Esenyurt'un belde olmasından sonra yapılan ilk seçimde CHP'den iki aday çıktı. Dr. Gürbüz Çapan, CHP'li adayları uzlaştırmak için hakem olarak tayin edildi ama adaylar aralarında bir uzlaşma yolu bulamayınca, iş onun üzerine kaldı. Çapan, başkanlığı yüklendikten sonraki ilk izlenimlerini şöyle anlatıyor:

    ‘‘Başıma gelecekleri biraz tahmin ettim ama bu kadarını da beklemiyordum. Beldeye biraz daha vakıf olunca, Anadolu'un kentlerini özlemeye başladım. Hiç olmazsa oralarda çamurlu da olsa yol vardı, bazen aksa da su, sık sık kesilse de elektrik vardı. Esenyurt'ta ise bunların hiçbiri yoktu. Uçsuz bucaksız araziler üzerinde sürekli esen bir rüzgar vardı, bir de orada burada mantar gibi bitmeye başlayan gecekonduvari yerleşmeler.’’ Kendi elektriğini üretti

    Gürbüz Çapan başkanlık koltuğuna oturduğunda belediyenin bir tek çöp aracı dahi yokmuş; Esenyurt'un önünde ise iki yol: Biri mevcut arazilere gelişigüzel yerleşmeleri teşvik etmek, diğeri de planlı ve düzenli bir kent kurulması için harekete geçmek. Başkan işe gecekondu yerleşimlerini dondurmakla başlamış. ‘‘Bugüne kadar yapılan gecekondulara tapu verilecek ama bundan sonra tek bir gecekondu yapımına izin verilmeyecek’’ diye başlayan bir bildiri yayımlamış.

    Gecekondulaşma ve şahıs arazilerindeki düzensiz kentleşmenin sona ermesi için modern bir kentleşme alternatifinin oluşturulması gerektiğine karar veren Çapan, üniversitelerdeki mimar ve şehir plancılarıyla görüşerek yeni bir kent projesi yaptırmış. Adı Esenyurt olan yeni kentte, her sınıf ve gelir düzeyinden insanın ev sahibi olabileceği bir yapılanma kurmuş. ‘‘Bahçeşehir'in hemen kıyısındaki arazide ilk kazmayı vurduğumuzda kimi çevreler küçük bir belediye olan Esenyurt'un bu işin üstesinden gelemeyeceği yönünde propaganda yapmaya başladı’’ diyen Çapan, Esenkent'i kurarken çok büyük engellerle karşılaştığını belirtiyor. Bürokrasinin çıkardığı engellerden ötürü yeni kent projesinin zaman zaman durma noktasına geldiğini, elektrik şebekesi yapılması için başvurduklarında, bürokratik manevralarla oyalandıklarını ifade ediyor.

    Sonrasını da şöyle anlatıyor: ‘‘Bunun üzerine kendi elektriğimizi kendimiz üretelim dedik. Bize güldüler. Amerikalılar'la görüşerek projemizi hayata geçirdik. Şimdi, Esenkent'teki hiçbir evde kalorifer dairesi yok çünkü kurduğumuz elektrik santralından elde ettiğimiz sıcak suyla bütün kenti ısıtıyoruz.’’

    Doğa Enerji Esenyurt Termik Santrali, Türkiye'deki ilk ve tek kojenerasyon (birleşik ısı ve güç santrali) tipi enerji üretim merkezi olma özelliğini taşıyor. Esenkent ve Boğazköy'ün tüm ısıtma ve sıcak su ihtiyacını karşıladığı gibi, ürettiği elektriği TEAŞ'a vererek tüm Türkiye'ye satıyor.

    Sekiz okul yaptırdı

    Esenyurt'ta bugüne kadar yüzbinlerce metrekarelik yeşil alan üretilmiş. Önümüzdeki yıl hizmete açılması planlanan yeni parklar şunlar: Mustafa Kemal Parkı (100 bin metrekare), Adile Naşit Parkı (70 bin metrekare), Nazım Hikmet Parkı (50 bin metrekare), İncitepe Parkı (35 bin metrekare).

    Beldede bulunan 16 okuldan sekizini belediye inşa ettirmiş. Yani, İSKİ'den sonra Milli Eğitim Bakanlığı'nın yapması gereken işleri de belediye üstlenmiş. Bu beldeye merkezi yönetimin tek katkısı küçük bir sağlık ocağından ibaret.

    Türkiye'de birçok belediye, gelirlerinin büyük bir kısmını cari giderlere, yani personel maaşlarına ayırıyor. Bir kısım belediyenin bütçesi cari giderlerini bile karşılamaya yetmiyor ve yatırımlar dondurulmuş durumda. Ama Esenyurt belediyesi yarattığı yeni kaynaklarla bu sorunu aşmış. 1989'da cari giderlerin bütçedeki payı yüzde 96 (704.429 dolar), yatırımların payı ise yüzde 4 (25.804 dolar) olmuş. 2000'de ise cari giderlerin payı yüzde 11'e (1.392.291 dolar), yatırımların payı ise yüzde 89'a (11.359.930 dolar) çıkmış.

    YOLLAR GENİŞLEDİ

    Esenyurt'ta bir yandan yeni kent projesi yürürken diğer yandan da eski yerleşimin olduğu alanlara el atıldı. Gecekonduların arasından kıvrıla büküle geçen daracık yollar genişletildi. Caddelerde ve sokak aralarında istimlakler yapılarak genişliği 30 metreyi bulan bulvarlar açıldı. Bulvarların kenarları ve refüjleri ağaçlandırıldı.

    KENDİ ÜNİVERSİTESİNİ KURACAK

    Gürbüz Çapan üniversite kurma girişimi de var. Şu anda Bahçeşehir Üniversitesi'nin İletişim Fakültesi Esenyurt'ta belediyenin yaptırdığı binada eğitim veriyor. Başkan, tüm dallarda eğitim verecek yeni bir üniversitenin kuruluş çalışmalarını tamamlamak üzere olduklarını da söylüyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı