Kendi malımıza sahip çıkmalıyız

Elif ERGU-CUMARTESİ SOHBETLERİ
23.06.2017 - 21:05 | Son Güncelleme:

Türkiye’nin tükettiğini üretmesi gerektiğinin altını çizen Güral Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Harika Güral, “Yabancı ürün merakımız çok yüksek. Biz üretim yapıyoruz, başka marka adını basıyoruz 3-4 kat fiyatına satılıyor. Kendi markamla üretiyorum, o kadar büyük bir fiyat farkı yok ama Türk müşteri gidip yabancıyı alıyor” dedi.

KÜTAHYA denildiğinde ilk akla gelen sanayicilerden Güral ailesinin 3’üncü kuşak temsilcisi Harika Güral, Grubu Başkan Yardımcısı. Güral Ailesi’nin 2’nci kuşağının işleri ayırmasından sonra porselen, vitrifiye, enerji ve turizm alanlarında faaliyetlerini sürdüren Güral Şirketler Grubu’nun büyüme planlarını Harika Güral ile konuştuk. Halen Kütahya’da yaşayan, sık sık İstanbul’a gelen Harika Güral, şirkette porselen ve turizm alanlarındaki iş geliştirmelerden sorumlu. Zor geçen 2016’dan sonra porselen alanında ihracata ağırlık veren grup, turizmde 2017 yazından umutlu.

YAPTIĞIMIZ İŞİ SEVDİM

Aile işi dışında bir işte çalışmayı hiç düşünmediniz mi?

- Düşünmedim. Çünkü sevdim yaptığımız işi. İlk stajımı KordSA’da yaptım. Rahmetli Sakıp Sabancı yol gösterdi. Yurtdışında okudum. Hatta 2002’de Galatasaray maçı için babamla birlikte yurtdışına gitmiştik. Maçtan sonra gittiğimiz yerde yaşı büyük bir beyle tanıştım. Kendisiyle uzun uzun sohbet ettik ve o kişi bana iş teklif etti. Kendisi Zara’nın kurucusu Amancio Ortega Gaona’ydı. Çok heyecanlanmıştım ben de.

Ama babam ‘Türkiye’ye dön’ dedi. Asla pişman değilim. Porselen grubu ve turizm alanlarındaki yatırımlarımıza odaklandım. Şirketin vitrifiye, maden, enerji işleri de var. Şehir otelciliğinden ziyade resort otelciliği yapıyoruz.

Şirketin adını da verdiği markası Güral Porselen. Amiral geminiz porselen değil mi?

- Doğru, bizim amiral gemimiz porselen. Türkiye için üretim yapmanın dışında dünyaya üretiyoruz. Orta Doğu ve Avrupa için üretim yapıyoruz. Avrupa ve Orta Doğu’nun tek çatı altındaki en büyük tesisi bizde.

Türkiye içinde daralma mı var?  

- İç piyasada daralma var, dış piyasada ise büyüme var. Biz dış piyasaya yöneldik. İhracat yapınca çok planlı programlı olmak gerekiyor. Siparişler yoğunlaşınca biz kapasite artışına gittik. Otel gruplarında özellikle İspanya, Danimarka, İsveç gibi ülkelere ihracat yapıyoruz. Dünyanın önde gelen otel gruplarına ve dev zincirlerine üretim yapıyoruz. Kapasite artışına gidince işgücü ve makine de artırmak gerekiyor. Makine konusunda aile olarak deneyimliyiz. Ancak sektörde işgücü problemi var. Biz yeni iş alımı için başvuru açtık.

İhracata ağırlık verdik dediniz, Güral markasıyla mı ihracat yapıyorsunuz yoksa başka markalar için mi üretim yapıyorsunuz?

- İkisi de var. Dünyanın dev şirketlerine üretim yapıyoruz. Ama örneğin babam Cumhurbaşkanı’nın Peru gezisinde Güral marka porselene rastlamış. Dünyanın her yerine ihracatımız var.

2016 yılında yaşanan sıkıntılar ihracatınızı etkiledi mi?

- İhracatta iptal olmadı, ancak satın almacılar gelmekte tereddüt ettiler. Biz en büyük ihracatı İsveç’e yapıyoruz. IKEA en büyük müşterimiz. Bir olumsuzluk yaşamadık. Ayrıca Amerika’nın dev şirketlerine de yapıyoruz üretim. Bir dönem Crate&Barrel ile de çalıştık. Alessi ile de çalışıyoruz. Hilton’un dünyadaki 4 tedarikçisinden biriyiz. Biz krizleri fırsata çevirmek gerektiğine inanıyoruz. Satışlarımızın en kuvvetli olduğu otelcilik sektörünün başta Rusya’daki devalüasyon ve uçak krizi olmak üzere, çeşitli etkenler sebebiyle sekteye uğrayacağını öngördük. Hızlı ve radikal kararlar alarak atıl hale gelebilecek iç piyasa kapasitesini ihracata çevirdik. İhracatın satıştaki payı yüzde 35-40 seviyelerindeyken yüzde 40’ların üzerine çıktı. Amacımız; artan kapasiteye rağmen ihracatı daha da arttırarak yüzde 50 seviyelerine getirmek, ülkemize döviz girdisi sağlayan en güçlü Türk firmalarından birisi olmak. İç pazarı ihmal etmeden dış pazarın en büyük oyuncularından birisi olmayı hedefliyoruz

Dünya devlerine üretim yapmak iyi ama dünya markası olabilmek çok farklı. Bunu başarabilecek mi Türkiye porseleni?

- Dünya markası olmak için öncelikle ülke imajının da algısının da üst seviyede olması gerekiyor. Kalite algısı çok önemli.

Bunda mı sorun var?

- Türkiye’den yabancı müşterinin beklentisi İtalyan dizaynı olsun, Alman kalitesi olsun ama Çin fiyatında alalım istiyorlar. Bu nasıl olsun? Çin fiyatında olamayız. Alman kalitesi mi? En üst kaliteyi getirin en üst kaliteyi yaparız. İtalyan tasarımlarının hepsini de üretebiliyoruz. Bizim  tasarımcılarımız da çok iyi. Çin fiyatı dışında uyuyoruz buna ki dünyaya satıyoruz. Ama dediğiniz gibi marka olmak uzun ve zorlu bir yolculuk.

Bunun için ne yapılmalı?

- Türkiye’de kendi ürünlerimize değer vermiyoruz maalesef. Türkiye tüketim toplumu. Oysa tükettiği her şeyi üretmeyi denemeli. İyi ürettiklerine de sahip çıkmalı. Yabancı ürün merakımız çok yüksek Türkiye’de. Biz üretim yapıyoruz, başka marka adını basıyoruz, ihracat yapıyoruz, Türkiye’ye geliyor, 3-4 kat fiyatına. Ben kendi markamla üretim yapıyorum, o kadar büyük bir fiyat farkı yok ama Türk müşteri gidip yabancıyı alıyor. İçeride kendimize sahip çıkmamak en büyük sorunumuz.

YARINLAR BUGÜNKÜ EMEKLERİNE ACIMAYANLARINDIR

Babanızdan öğrendiğiniz en önemli öğreti nedir?

- Babam duayen. Babam hep öğüt verir. “Yarınlar bugünkü emeklerine acımayanlarındır” der. İşinin başındadır hep, bunu da bize söyler. İşin başında olmazsan o iş olmaz. “Bin defa düşün bir kere yap” der, Türkler genelde tam tersi.

KADINLARA KRİTİK GÖREV

Sanayide kadın çalışan sayısı çok az değil mi?

- Kadınlar bazı alanlarda hiç olmazdı ama artık mavi yaka erkeğin olduğu her yerde kadın var. Sanayide mavi yakalı kadın çalışan çok azdır, bizde hızla artıyor. Bizce nitelikli iş gücünün kadını erkeği yoktur. Bugünlere kadar kadınların eğitim düzeyi düşük olduğu için vasıflı kadın sayısı azdı, ancak bu da artıyor. Şirketin yönetiminde de kritik görevlerde kadın yöneticilerimiz var. Bu beni bir kadın olarak da çok mutlu ediyor. Erkekler büyük resme bakıyor, kadınlar ayrıntılarla uğraşıyor. Kadınların detaycılığı işi mükemmelleştiriyor. Kadınlar takipçi ve ısrarcı oluyor, bu da iş hayatında başarıyı getiriyor.

GELECEKTEN UMUTLUYUM

Turizmde bu yıl nasıl başladı?

- Ben bu yıldan umutluyum. Geçen yıla göre Antalya’ya gelen turist sayısında yüzde 50 artış var. Antalya’ya hava yoluyla gelen turist sayısında geçen yılın ilk 5 ayına göre 855 bin 23 kişilik bir artış sağlandı. Kentte geçen yılın ilk 5 ayında hava yoluyla 1 milyon 56 bin 971 kişi, 2017’nin ilk 5 ayında ise 1 milyon 911 bin 994 turist geldi. Bu yıl 2.5 milyon Rus turist bekliyoruz. Turizm sektörünün kazanması demek Türkiye için yüksek katma değer demek.

HARİKA GÜRAL KİMDİR?

Harika Güral 1979 Kütahya doğumlu. Liseye kadar Kütayha’da okudu. Üniversiteyi İstanbul’da Bilgi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde bitirdi. Amerika’da NYU’da Tasarım üzerine eğitim alan Güral, Paris’te de Sanat tarihi üzerine eğitim aldı.TÜSİAD Uluslararası İlişkiler ve Turizm Yuvarlak Masa üyesi, DEİK Fransız İş Konseyi ve İspanya İş Konseyi Yürütme Kurulu üyesi olan Harika Güral 2002’de Dünya Kupası’nda Brezilya- Türkiye maçından sonra döktüğü gözyaşlarıyla Türkiye’nin yüzü olmuştu.  Harika Güral 1979 Kütahya doğumlu. Liseye kadar Kütayha’da okudu. Üniversiteyi İstanbul’da Bilgi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde bitirdi. Amerika’da NYU’da Tasarım üzerine eğitim alan Güral, Paris’te de Sanat tarihi üzerine eğitim aldı.TÜSİAD Uluslararası İlişkiler ve Turizm Yuvarlak Masa üyesi, DEİK Fransız İş Konseyi ve İspanya İş Konseyi Yürütme Kurulu üyesi olan Harika Güral 2002’de Dünya Kupası’nda Brezilya- Türkiye maçından sonra döktüğü gözyaşlarıyla Türkiye’nin yüzü olmuştu.  

Etiketler: gazetehaberleri


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı