Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kendi gözünüzdeki merteği görün

...

ADANALI araştırmacı-yazar Orhan Ürgenç, 2009 yılında basılan “Bitmeyen Sorun: 2015” adlı kitabının önsözünde, şunları söylüyor:

“...2015’e, olayların 100. yıldönümüne, dünyanın önemli meclislerine soykırım tasarılarını kabul ettirmiş olarak girmek istemekteler. Bununla ne elde ederler, şimdiden kestiremem. Ancak Avrupa Birliği’ne ortak bir karar aldırabilirler, bu kararla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurabilirler. Bunun dışında olayı Birleşmiş Milletlere taşıyabilirler...”

Al işte sana, geldi o günler. Bu günlerde yaşadığımız, tanık olduğumuz gelişmeler, Orhan Ürgenç’in ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Hadi bu sorunu muktedirlerimizin çözeceğine en halisane duygularla hâlâ inanalım. Ancak derdim odur ki, bin yıldır bu topraklar üzerinde kardeş kardeş yaşayan insanlar, neden düşman oldu?

Çünkü birileri öyle istedi. Türkiye’de şu anda da on binlerce Ermeni vatandaşımız yaşıyor. Aramızda eğer bir sorun varsa, kendi aramızda çözeriz. 10 cephede emperyalistlerle savaşan Osmanlı’ya bir cephe de Doğu’dan açan Ruslarla yapılan işbirliğinden, Türk ve Kürt köylerindeki katliamlardan şimdi bahsetmemizin ne anlamı var? 100 yıl öncesini geçelim, Azerbaycan’da 1988’de Kukark, 1990’da Kara Yanvar, 1992’de Ağdaban ve Hocalı katliamlarının hesabını kim verecek peki?

Aşırı milliyetçi ve kilisenin sözünden çıkmayan Ermenistan’ın ve diasporanın 100 yıl önceki acı olayları sürekli gündemde tutmaya çalışması, Türklere asla silinmeyecek ‘soykırımcı’ yaftası yapıştırmaya çalışması kimin işine gelir? Benim üzerime böyle bir yafta yapıştırılmasını asla kabul edemem.

Bir gün Ermenistan’a, ertesi gün Türkiye’ye mavi boncuk dağıtan, sorunu kaşıyıp sürekli gündemde kalmasını sağlayan ülkelere de bir sorum var: Kendi ülkelerinin karasuları içinde batan teknelerde ölen binlerce mültecinin sorumlusu kim?Nijerya’da, Afganistan’da, Libya’da, Cezayir’de, Yemen’de, Irak’ta, Suriye’de insanları birbirine düşman eden, on binlerce, yüzbinlerce insanın hayatına mal olan savaşların arkasında kimler var? Bu sorunun basit bir yanıtı var: Silahı kim üretip satıyorsa, savaşların da sorumlusu onlardır.

Siz önce kendi gözünüzdeki merteği görün. Biz gözümüzdeki çöpü hallederiz.

X