« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Kemik iliğinde saniyede 3 milyon kan hücresi üretiliyor

İskelet sistemi olmasaydı en kaslı insanlar bile lastik bebek kadar yumuşak olurdu. İki yüzü aşkın kemik sayesinde dik durabiliyoruz. İskelet sistemi iç organlarımızı korur ve kan oluşumu için önemlidir. Peki kemiklerden biri kırıldığında ne olur?

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Okula geç kalan Sibel alelacele işlek bir sokaktan karşı karşıya geçerken yaklaşmakta olan otomobili göremedi. Bu beklenmedik hamle karşısında şaşıran otomobil sürücüsü de fren yapamayınca olan oldu. Çarpışmadan sonra asfaltın üzerinde yatan Sibel ayağa kalkamadı. Neyse ki birkaç dakika sonra bir ambulans geldi ve onu en yakın hastaneye taşıdı. Teşhis: Uyluk kemiği düz bir şekilde kırılmıştı.

Bu tür kırıklar ciddi sakatlanmalardır aslında. Sonuçta kemikler bedenimizin çatısıdır ve bizi 200’ü aşkın kemikle ayakta tutarlar. En uzunları ve en ağırları uyluk kemikleridir.

En büyükleri ortalama olarak 50cm kadar uzayabiliyorlar ! Üç içkulak kemiği ise en küçükleridir ve çekiç, örs ve üzengi kemikleri olarak adlandırılır. Kemiklerimiz ayrıca yaşamsal önem taşıyan organlarımızı da zırh gibi korurlar.

Mesela beynimiz sert kafatası kemiğinin altında, koruyucu bir kaskın altındaki kadar güvenlidir.

Omurumuz, en önemli sinir bağlantılarını barındıran sırt omuriliğini kavrar.

Kaburgalarımız kalbi ve akciğerlerimizi korur. Kemiklerimizin içindeki ilik de yaşamsal bir önem taşımakta. Çünkü kemik iliklerinde her saniye başında yaklaşık üç milyon yeni kan hücresi üretilmekte. Kan hücreleri oksijen taşır veya hastalık etmenleriyle savaşırlar.

Bir kemiğe baktığımızda tamamen cansız bir organı izliyormuş gibi oluruz. Oysa grimsi beyaz dokunun içi kemik hücreleri (osteosit) kaynar. Osteositler, kan damarlarından oluşan bir sistemle, besleyici madde ve oksijenle beslenen büyük bir ağ meydana getirirler. Fakat bu ağın büyük ağırlıkları da kaldırabilmesi için osteositler sertleştirici maddelerle özellikle de kireç tuzlarıyla çevrilidir.

Ne dahiyane bir yapı değil mi? Bu şekilde kemikler hem sert hem de darbeleri geri tepecek kadar da esnek oluyorlar. Kemiklerimizin için çoğu süngerimsi bir dokuya sahip olduğu için çok hafiftirler. İnsan iskeleti beden ağırlığının sadece %12’sini oluşturur.

Bedeni ağırlığımızın yüzde 12’si

Çocuk kemikleri yetişkinlerinkine oranla daha kolay bükülür; bu nedenle de düşme veya kaza sırasında daha çabuk kırılırlar. Sibel’in bacağı şişmiş ve kızarmıştı. Ve de korkunç ağrıyordu tabii. Doktorlar hemen röntgen çektiler, böylece düz yani basit bir kırık olduğunu gördüler. Basit kırıklar neredeyse kendiliğinden iyileşirler. Doktor yamuk kaynaması için sadece kemiklerin üst üste gelmesine dikkat etmeli. Bunun için kemikler dıştan bastırılarak doğru pozisyona getirilir.

Daha sonra ise alçıya alınır. İşte beden bundan sonra "onarıma" başlayarak kırık kemiklerin arasındaki boşluğu lifimsi bir dokuyla doldurur. Bu süreçten kemiği parça parça yeniden üreten osteoblastlar sorumludur. Onarılan bölgenin çok büyük olmaması için osteoblastlar diğer hücre ekipleri tarafından izlenirler. Osteoklastlar, kemiklerin kaynaşması sırasında meydana gelen hataları düzeltirler.

Mesela bir köşe çıkıntı yaptığında hemen bu çıkıntıyı "yıkarlar". Ekip çalışması mükemmel bir şekilde işliyor. Ancak çok ender durumlarda bile olsa ufak tefek hatalar olabiliyor. Örneğin alçıdan çıkan bacağın diğerinden biraz daha uzun olması gibi. Sibel artık alçısından kurtuldu ve birkaç hafta içinde yine eskisi gibi yürüyüp koşabilecek.

Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler