Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kemeraltı esnafı düzlüğe yabancı turist ile çıkabilir

Çocukluğumun, gençliğimin geçtiği, annemin bayram arifesinde bizleri önüne katıp bayramlıklarımızı aldığı Kemeraltı’na gittim hem de bir kaç kez.

Hem de birkaç kez. Eski dostları aradı gözüm. Ama nerede? Çoook değişmiş buraları. Kız kardeşlerim Nuray ve Tülay çok iyi bildikleri için mihmandarım onlar oldular. Ara sokaklara girdik. Pek çok dükkan sahibi ya tavla atıyor. Ya da kahve içiyor. Çünkü iş yok. Bazı sokaklardaki dükkanların içi sivrisinek den geçilmiyor ki daha yaz başı. Kardeşim kış akşamları da sokakların çok karanlık olduğunu söyledi. Işıklandırma ve güvenlik pek yok. Kim ne yazarsa yazsın bence biraz zor adam olur gibi geldi, tarihi Kemeraltı Çarşısı.

AVM’ler bahane

Bazı esnaf, AVM ve Hipermarketlerin Kemer-altı’nın büyüsünü kaçırdığını söylüyor. Bence bahane. Son bir aydır Güney Afrika’dan, Mısır’a, Madrid’den New York’a seyahat ettim. Orada da devasa alışveriş merkezleri var. Ama çoğumuz otantik, oranın halkının yöresel hediyelik eşyalar sattığı açık hava çarşılarında daha keyif aldık. Bence Kemeraltı da Türkiye’nin en büyük açık hava alışveriş merkezi. Gidin Bursa’ya, Adana’ya, Konya’ya tıklım tıklım bu tarz yerler. Tabi yabancı da kaynıyor. Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanı Mehmet Gülaylar çok çalışıyormuş. Ama tek çözüm yabancı turisti buraya çekmek. Gece ve gündüz. Bir sürü insanın keyifle yemek yiyeceği yerler var. Harika alışveriş edeceğiniz, üstelik de AVM’lere oranla daha da ekonomik butikler dolu. Yapılacak tek olay burayı canlı tutabilmek.

Her kalite var

Hisarönü’de Bayciğit’de durakladık. Muhteşem bir yer. Burada İzmir’in bir zamanlar erkek giyiminde tek markası olan Sinyor’un sahipleri Barbaros ve Cemal Olt kardeşlere rastladım. 1905 yılında Ali Bayciğit tarafından burası bir kahve olarak açılmış. Şimdi 4. kuşak torunları Mahmut ve Ahmet tarafından yiyecek ve içecek sektöründe Hisarönü’ nde bir numaralı yeri olmuşlar. Bir dükkanda kebabın her çeşidi, bir başka dükkanda harika balık, diğerinde neredeyse İzmir’in bütün yöresel yemekleri var. İsteyene kumpir ya da pide. Çevrede de bir sürü yiyecek, içecek satan yerler dolu. Çok da ucuz. Asma yaprakları, dev çınar ağaçlarının gölgesinde karnınızı doyuruyorsunuz. Hijyen. Pırıl pırıl. Tam yabancının isteyeceği kalite ve otantik bir hava. Cami’den ezan sesi, bir başka yerden Orhan Gencebay.

Kızlarağası Han’a turist akacak

Bir zamanlar sevgili Deniz Sipahi de yazmıştı. Kemeraltı’nın Plaka gibi olabileceğini. Çok sık Atina ve Yunan Adaları’na giden biri olarak ben de aynı düşüncedeyim. Üstelik burası 24 saat yaşar. Haziran ve Temmuz’da İzmir’e yalnızca deniz yoluyla binlerce turist yağacak. 2-16-30 Haziran, 14-28 Temmuz, 11-25 Ağustos, 8-22 Eylül ve 20 Ekim’de Alsancak Limanı’na belki günde üç gemi gelecek. Çok sevdiğim Sayın İzmir Valisi Cahit Kıraç, sevgili Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan, Kemeraltı Esnafı adına Mehmet Gülaylar ve Bölge Turizm Müdürü bir an önce ellerini taşın altına sokmaları gerek. Bir zamanlar Osmanlı döneminde tüccarların, yüklü develerin kaldığı, Osmanlı mimarisinin günümüze gelen muhteşem eserlerinden Kızlarağası başlı başına zaten yabancılar için bir nimet. Nitekim buranın tanınmış isimlerinden Elit Gümüş’ün sahibi Mert Omay da aynı düşüncede.
Yıllarca Kuşadası’nda iş yapmış biri olan ve dört lisan konuşan iş adamı Kemeraltı’ nı yabancı turistten başka kimsenin kurtaramayacağına inanıyor. Truva Gümüş&Hediyelik Eşya’nın sahipleri de aynen. Çocukluğundan beri, 40 yıldır Kemeraltı Mermerli Kapalı Çarşı’da ‘Bentürk Kuyumculuk ’un sahibi Sabahattin Bentürk de “Evim Alsancak Limanı’nın karşısında. Gemilerden yüzlerce turist indikçe içim sızlıyor. Onları buraya çekemediğimiz için” diyor.

Vural ve Metin’in Alaçatı sevgisi

Alaçatı’ daki evimi kiraya vereceğimden sık gidiyorum. Alaçatı Çarşısı’nda baktım Tümer Metin, güzel karısı ile turluyor. Sevdiğim biri Tümer. Yunanistan’ın Larissa takımında top oynuyor. O da İzmir ve Çeşme hayranı. Fırsat buldukça soluğu buralarda alıyormuş. Sonunda İkoncan Eda Taşpınar’ın sevgilisi milli sörfcü Bora Kozanoğlu’nun babası Celal Bey’in muhteşem villasını tuttu. Biraz ötede de bu kez Yılmaz Vural’ı gördüm. Yılmaz Antalya hayranıdır. Antalya eski Belediye Başkanı sevgili dostum Menderes Türel’in de yakın dostudur. Menderes fırsat buldukça yazları Çeşme Dalyan’da geçirince Yılmaz Hoca da şimdilerde yazlık almak için araştırma yapıyormuş.

Ekranların yıldızı özlemi İzmir

İzmirlilerin özellikle de Karşıyakalıların çok yakından tanıdığı bir isim Sinem Öztufan. Uğurkan Erez Mankenlik ve Cast Ajansı’na bağlı. Sinem yıllardır podyumlara çıkmıyor. Çünkü o da bir İzmirli olan Özgür Kavruk gibi dizi oyuncusu olarak aldı başını gidiyor. 1996 yılında Best Model seçildikten sonra önce podyumlarda sonra da ekranlarda rüzgar gibi esti.
KÖYÜNE DÖNECEK
Ama şimdi bir tek Faruk Saraç defilelerinde çıkıyor. ‘Büyük Yalan’, ‘Kara Gümrük Yanıyor’, ‘Hanım Ağa’dan sonra şimdilerde ATV’de reyting rekorları kıran ‘Unutulmaz’ dizisinde başrolde. Çok da güzel bir evliliği var. İrem Kenan’la. Bir de Sarp adlı oğulları. Geçenlerde Sinem’e rastladım. Tek özlemi İzmir ama özellikle de Karşıyaka olduğunu söyledi. İleride de o da benim gibi köyüne dönecek olanlar arasında!

İstanbul’da keyifli bir adres

İzmirli dostlarım İstanbul’a giderken benden adres istiyorlar. Kaliteli yemek yiyecekleri bir yer işte . Kanyon’da Wan-na, teras katını açmış. Harika da olmuş. Wan-na’nın mutfağını iyi bilirim. Uzakdoğu’nun çok özel yemekleri ve tatları enfes. Bir de yaz içkileri, müzik ve sohbet…

X