Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kemanın sesi dans ettirmeye başladı

FIKRAYI biliyorsunuz ama yine de hatırlatalım.

Hırsızın biri, gece yarısı demir testeresi ile zemin kattaki evin pencere demirlerini kesiyormuş.
O sırada yoldan geçmekte olan biri sormuş:
- Hey... orada ne yapıyorsun?
- Ne yapacağım, keman çalıyorum.
- O nasıl keman çalmakmış, hiç sesi çıkmıyor.
- Merak etme çıkacak.. bu kemanın sesi sabah çıkacak!
Geçen yılın sonlarında, bu fıkrayı anlattıktan sonra, “2010 yılı emlak vergilerinde, kemanın sesi sonradan çıkacak. Mayıs ayını bekleyin” demiştik.
Gerçekten, mayıs ayından itibaren kemanın sesi çıkmaya hatta ayın sonuna yaklaştıkça, vatandaşı dans ettirmeye başladı!
DELİ DUMRUL’A TAŞ ÇIKARTTI
Deli Dumrul’u biliyorsunuz.
Köprüden geçenden bir akçe, geçmeyenden iki akçe vergi alırmış.
Aradan yüz yıllar geçti. Çarpık bir vergilendirme olduğunda hâlâ “Deli Dumrul Vergisi” diye benzetme yapılır.
2010 yılı emlak vergileri, Deli Dumrul’a da taş çıkarttı.
Mayıs ayının sonuna yani emlak vergisi taksitini ödemenin son günleri yaklaştıkça, vatandaş vergisini merak edip, öğreniyor.
O da ne?
Geçen yılki verginin yüzde 500’ü artış!
Yüzde 1.000’i artış!
Yüzde 5.000’i artış!
Yüzde 15 bin artış bile var!
Vatandaş gözlerine inanamıyor. “Mutlaka bir hata vardır” diye çırpınıyor. Boşuna..
“Olmaz böyle şey, evi yarı fiyatına hatta üçte birine satmaya hazırım. Gelsin alsınlar” diye feryat ediyor ama boşuna...
“Yahu bu memlekette kriz oldu. Millet evini, arsasını değerinin altında satmak için müşteri bulamadı, gayrimenkul fiyatları düştü. Bu neyin yüzde 500 artışı?” diye çırpınması da boşuna! Bodrum kattaki ev ile ikinci kattaki evin değerinin aynı olmasına da...
Niye mi?
Vatandaşın, kendi evi, dükkânı veya arsasının fahiş değerine itiraz etme hakkı yok da onun için!.
“Olur mu böyle şey” demeyin.
Oluyor. Çünkü yasa böyle efendim!
BETERİN BETERİ VAR
Adamın biri iş seyahatinden bir gün önce döndüğünde, karısını yatakta bir adamla yakalamış. O sinirle, çekmiş tabancasını ve ikisini de öldürmüş. Sonra... “Eyvah ben ne yaptım, katil oldum” diyerek, kendisini de vurmuş.
Ertesi gün caminin avlusunda üç tabut. Etrafında çok sayıda insan. Adamın birisi kendi kendine konuşuyormuş:
- Beterin beteri var... Beterin beteri var. Daha beteri olabilirdi..
Yanındaki dayanamayıp sormuş:
- Be adam, bundan beteri ne olurdu? Görmüyor musun üç ölü var!
Diğeri yanıtlamış:
- Kadının kocası bir gün önce gelseydi, tabuttakilerden biri ben olurdum. Beterin beteri var...
Fıkrada olduğu gibi, emlak vergisinde de beterin beteri olabilirdi. Vergisi yüzde 300 artanın ki yüzde 600, yüzde 5 bin artanın ki yüzde 10 bin artabilirdi!. İtiraz hakkı da olmadığı için kuzu kuzu ödenirdi.
Dedik ya beterin beteri vardı!
Yarın 15.30’da NTV’de, 2010 Emlak Vergi’sini açıklayıp, sorularınızı yanıtlayacağım.
X