Kemal’den ve Atatürk’ten önce...Mustafa’nın hikâyesi

Mustafa Kemal Atatürk’ün kız kardeşi Makbule Atadan’ın, ölümünden 5 yıl önce, 1951-52 arasında Yeni İstanbul Gazetesi’ne verdiği 141 mülakat, yeniden kitap haline getirildi. ‘Büyük Kardeşim Atatürk’, 1800’lerin ikinci yarısının başında, anne Zübeyde Hanım’ın genç kızlık döneminde başlıyor ve 1899’da, Mustafa Kemal’in İstanbul’daki Harp Okulu’na gitmek üzere Selanik’i terk edişiyle son buluyor.

Banu TUNA
15.10.2016 - 15:13 | Son Güncelleme :

‘Büyük Kardeşim Atatürk’, resmi tarih diliyle yazılmış bir biyografi ya da anı kitabı değil. Evet, Makbule Hanım zaman zaman imparatorluğun son dönemindeki çarpık işleyişi, kurumları eleştirerek devrimin zeminini oluşturan koşullara değiniyor ancak kitabın büyük bölümü ağabeyi Mustafa’nın çocukluğuna, ailenin ev hayatına, kardeşlerin içinde büyüdüğü koşullara, çocukluk anılarına ev sahipliği yapıyor. Belki ilk kez okuyacağınız anılar, Makbule Hanım’ın edebi üslubuyla birleşince kitabı bir solukta bitiriyorsunuz.

Kemal’den ve Atatürk’ten önce...Mustafa’nın hikâyesi
Makbule Hanım ağabeyinin naaşı önünde.


Atadan’ın incelikli üslubu, etnografik detaylara da yer veriyor. 1800’lerin ikinci yarısında, henüz Osmanlı’nın elinde olan Rumeli’de Türklerin yaşayışını, gündelik telaşlarını gözünüzde canlandırabiliyorsunuz. Bugün resmi tarihi aktaran kitapların sayfalarında okuduğunuz olaylar, bir Türk ailesinin evine nasıl yansıyordu? Yaşanan bozgun ve yenilgilere, başkentten kilometrelerce uzakta, sıradan halkın tepkisi ne olmuştu? Ali Rıza Bey ile Zübeyde Hanım nasıl tanıştı? Aile taşradan Selanik’e nasıl taşındı? Askeri okul öğrencisi Mustafa, ilk aşkını annesine nasıl tanıştırdı? Ka Kitap tarafından basılan ‘Büyük Kardeşim Atatürk’ün girişinde Makbule Atadan şöyle diyor:
“Büyük kardeşime karşı yöneltilen yanlış hükümlerin, düşünülmeden yapılan tenkitlerin son zamanlarda sıklaştığını derin bir üzüntü ile görüyorum... İnsanlar böyledirler. Hükümlerini, çok kere, bir maksada basamak yapmak için verirler. Bir halk sözümüzü hatırlatmak isterim: ‘Umulmadık taş baş yarar.’ Fakat fırlatılan taşlar, umulmadık taşlar olsa içim o kadar yanmaz. Ya taşlar aranıp seçilerek önceden hazırlanmışsa? Büyük kardeşim taşları toplayanları da çok iyi bilirdi, fırsatı düşünce gizli bir köşeden fırlatanları da. Ve bana, çocukken seslendiği adla: ‘Makbuş’ derdi, dediğim gibi çıkmadı mı...”

Kemal’den ve Atatürk’ten önce...Mustafa’nın hikâyesi

KİTAPTAN

ALİ RIZA BEY’İN RÜYASI
Toprağın dirilmeye başladığı bir zaman. Babam, büyük bir konağın bahçesinde dolaşıyor. Yüksek bir ceviz ağacının altında bir kaynak var, durmadan akıyor. Altın saçlı, yeşil gözlü, uzun boylu genç bir kız, orada duruyor ve babama bakıyor. Babam, birkaç adım ilerliyor. Kız, yine olduğu yerde. Tam bu sırada aksakallı bir adam beliriyor ve babama “Senin kısmetin bu Ali” diyor. Uykusundan heyecanla uyanan babamın ilk işi, gördüğü rüyayı kız kardeşine anlatmak oluyor. Görülen bir rüyanın, o zamanlarda, büyük bir manası vardır, hele ortada aksakallı bir adam olur da, üstelik kısmetten bahsederse (...) Bir gün Hatice Halam bize uğramış ve annemi görmüş. Ali Rıza Bey’in rüyada gördüğü kız ne kadar da anneme benziyormuş.

Kemal’den ve Atatürk’ten önce...Mustafa’nın hikâyesi

Atatürk, kardeşi Makbule Hanım ve manevi kızı Ülkü ile birlikte.

MUSTAFA ASKERİ RÜŞTİYE’DE

Büyük kardeşim her sabah bu disiplin yurduna girerken son derecede ciddidir. Hatta yüzünden istediğine kavuşmuş insanların bahtiyarlığı sezilmektedir. Eve döndüğü zaman ise odası na çekiliyor, kitaplarına gömülüyor ve saatlerce yorulmaksızın çalışıyor. Annem, ağabeyimin, birdenbire değişmesi karşısında sevinmeye cesaret edemiyor. Ya Mustafa’nın hevesi birdenbire değişirse? Fakat aradan aylar geçiyor, imtihan zamanı geliyor. Büyük kardeşim okul hayatına ısındıkça ısınıyor. Cuma günleri (o zamanlarda okulların kapalı kaldığı gün, dinlenme günü) bile ağabeyimi kitaplarından ayırmak imkânsız. Annem de oğlunun yeni hayatından memnun.

Kemal’den ve Atatürk’ten önce...Mustafa’nın hikâyesi

HACI KARGANIN HİKÂYESİ

Büyük kardeşim (Mustafa), bir gün, samanlık saçağındaki yuvasından yere yuvarlanan bir karga yavrusu bulmuştu. Düşünce bir kanadı kırılmış zavallının. Ağabeyimin ne büyük bir vicdan davası karşısında kaldığını düşünebilirsiniz. Karga, ona göre, zararlı bir hayvan. Fakat yavru karganın çırpınışı, koyu siyah gözleriyle yalvarır gibi bakışı ağabeyimi çok heyecanlandırmış. Hemen dayıma koşarak anlatmış: “Besleyeceğim dayı. Belki iyileşir, uçar sonra.” (...) Kargayı haftalarca görmedim. Bir gün ağabeyim: “Burada otur Makbuş”, dedi. “Ben şimdi gelirim.” Ağabeyimin sol kolunda karga yavrusu. Beni görünce hemen yavru kargayı kiraz ağacına fırlatıyor ve sonra bağırıyor: “Gel, Hacı.” Hayret. Karga tekrar koluna geliyor. Fakat Hacı, oldukça iyi uçuyor. Büsbütün sakat kalmamış. Çiftlikte başka bir Hacı daha var; Muharrem. Bu adam ömründe hacca gitmemiştir. Niçin ona Hacı diyorlar, bilmiyorum. Çiftlikte iki Hacı oluşu, birtakım anlaşmazlıklara yol açıyor: Biri yüksek sesle Hacı diye bağırdı mı, karga hemen pencere başında çırpınıyor. Fakat aksi de olmuyor değil. Biri kargayı çağırdı mı, bu defa, bizim Muharrem koşuyor. İkisinden birinin adını değiştirmek lazım. 

SELANİK’TEKİ O EV

1880 yılındayız. Kardeşim Mustafa, daha sonraki Atatürk, doğmuştur. Babam büyük bir sevinç içinde. Evimizde üç genç erkek var şimdi. Babamın işi genişlemeye başlıyor. Çocuklarının geleceğini düşünerek arsalar, bağlar, tarlalar satın alıyor, evler yaptırıyor. Beşinci evimiz, çoktan bitmiştir. Oraya yerleşmiş bulunuyoruz. Bu ev, şimdi, Atatürk müzesi olmuştur. Eski Kule Kahvelerinin yanı başında iki katlı bir ev... Kule-Kahvelerinin unutulmaz hatıraları vardır. Talat Bey (daha sonraki Talat Paşa) henüz, göze ilişmeyen bir posta memuru iken, en yakın arkadaşlarıyla burada buluşurdu. Çınarların altında kurulan masalarda bir yandan kahveler içilir, tavla zarları savrulur, öte yandan da 1908 devriminin hazırlıkları yapılırdı. Bizim semtimiz, uyanık vatandaşlarla dolu idi. Babamın da kahvenin çınar dalları altındaki masalardan birine yaklaştığı ve bir iskemleye oturarak münakaşalara sık sık daldığı olurdu.

Kemal’den ve Atatürk’ten önce...Mustafa’nın hikâyesi

İLK AŞKI KALYOPİ HANIM

Selanik’te güzelliği dilden dile dolaşan bir şarkıcı vardır: Kalyopi. Otuz yaşlarında, genç ve uzun boylu bir kadın. Mahallemizin zenginlerinden Cafer Efendi Kalyopi’ye vurgundur. Bir gün kapımız çalınıyor. Büyük kardeşim Mustafa Kemal, yıldırım hızı ile basamaklardan süzülerek aşağıya iniyor. Biraz sonra misafirimizin kim olduğunu anlıyoruz. Odaya koyu siyah saçlı, çakır gözlü, sülün gibi genç bir kadın giriyor, arkadan da ağabeyim. Gözleri alev alev yanıyor: “Kalyopi Hanım. Şehrimizin en tanınmış şantözü...”
Annem biraz durakladıktan sonra, genç kadının niçin geldiğini anlamıştır. Büyük kardeşimi üzmek istemediği için, Kalyopi Hanım’ı çok iyi karşılıyor. Konuşuyorlar:
“Mustafa Bey’le on günden beri tanışıyoruz. Çok sevimli bir genç. Sizden çok bahsetti. Ben de sizinle görüşmeye karar verdim. Sizi rahatsız ediyorum belki. Fakat Mustafa Bey’in hatırı için katlandım buna. Beni affetmenizi rica ederim. Konuşacaklarım var sizinle...”
Büyük kardeşim odadan çıkıyor. Annem, genç kadınla baş başa kalıyor. Kalyopi devam ediyor:
“Size anlatacaklarımı, üzülmeden dinlerseniz çok sevineceğim. Oğlunuz, beni seviyor. Onun yaşındaki gençlerde bu gibi duygular uyanırsa hayret etmemeliyiz. İlk aşklardır bunlar. Hiçbir insan kudreti buna karşı gelemez. Aramızda büyük yaş farkı var. Oğlunuza yüz vermesem, çok üzülecek. Bahtsız aşklar tehlikelidir. Onun için Mustafa Bey’i reddetmedim. Konuştum, görüştüm ve bir abla gibi anlayış gösterdim. İlk aşklar, fırtınalar gibidir. Çabuk geçer ve dağılırlar. Arkasından başkaları gelir. Onun için, oğlunuza çıkışmayınız. Aklı başında bir insanım ben. Oğlunuzun bu buhrandan kurtulmasına tıpkı bir abla gibi yardım etmek isterim.”
“Sizi çok mu seviyor Mustafa?”
“Gençlerin ölçüsü yoktur. Sevdiklerini çok severler. Bütün mesele bu aşkları, tehlikesiz yapmaktadır. Yetişmesi için, Mustafa Bey’in bu aşktan vazgeçmesi lazım. Zorla olmaz bu. Genç gönüller çok çabuk bir başkasına kayarlar. Bekleyiniz biraz. Bir başkasını sevmeye başladı mı mutlaka unutur beni. Yalnız üstüne fazla düşmeyiniz.”
“Anlıyorum Kalyopi Hanım. Oğlum, gerçekten, yalnız çocukluk değil, çılgınlık etmiş. Sizin hiçbir suçunuz yok. Bakınız, dünkü çocuk neler yapıyormuş meğer. Benim hiç haberim yok bundan.”
“Başlayan aşklardan kimsenin haberi olmaz zaten. Hele çocuk aşklarını sezmek çok güçtür. Siz nerden bileceksiniz.”
“Oğlum sizi çok rahatsız ediyor mu?”
“Hayır. Yalnız beni nerede bulacağını biliyor ve kapı önünde bekliyor. Biraz konuşuyoruz, o kadar. Bazen, bana ufak bir mektup veriyor. Okutuyorum. Oğlunuz güzel yazıyor.”
“Ne yazıyor bu mektuplarda?”
“Ne yazacak? Beni çok seviyormuş. Allah bağışlasın, güzel oğlunuz var. Aynı yaşta olsaydık, belki birbirimizden ayrılmazdık...”
“Ne diyorsunuz Kalyopi Hanım?”

Kemal’den ve Atatürk’ten önce...Mustafa’nın hikâyesi

 

Etiketler: Zübeyda hanım


EN ÇOK OKUNANLAR

    Koç Burcu
    21 Mart - 20 Nisan

    Kişisel farkındalığınızı arttıracak, bilgi kazanmanızı sağlayacak, ama bu esnada bütçenize çok fazla zarar vermeyecek şeyler planlamalısınız. Tüm...Koç Burcu - Bugün

    Boğa Burcu
    21 Nisan - 20 Mayıs

    Başarınızı diğerleriyle de kutlayabilirsiniz. Bilgi toplamalı, bilgilerin gerçekliğinden emin olmalı ve başladığınız işleri bitirmelisiniz. Fark yaratmak istiyorsanız,...Boğa Burcu - Bugün

    İkizler Burcu
    21 Mayıs - 20 Haziran

    Evinizde ve özel ilişkilerinizde yapacağınız değişiklikler duygusal anlamda istikararı sağlayabilir. İş birliğine açık olmanız durumunda, evinizi veya yaşadığınız yeri...İkizler Burcu - Bugün

    Yengeç Burcu
    21 Haziran - 22 Temmuz

    Önemli detayları atlamadığınızdan emin olun. İstediğinizi açık açık ortaya koymak işe yarar çözümler üretmenizde size yardım edebilir....Yengeç Burcu - Bugün

    Aslan Burcu
    23 Temmuz - 23 Ağustos

    Duygusal anlamda motive bir gündesiniz. Yanlış nedenlere dayalı değişiklikler yapmak doğru olmayabilir. Olayları doğru değerlendirmeli, daha alçak...Aslan Burcu - Bugün

    Başak Burcu
    24 Ağustos - 23 Eylül

    Sahip olduğunuzdan daha fazla paranız varmış hissine kapılmayın ve aşırı harcamalardan kaçının. Sizi motive eden kişilerle görüşebileceğiniz bir hafta...Başak Burcu - Bugün

    Terazi Burcu
    24 Eylül - 23 Ekim

    Bu hafta sonu, önemli kişisel değişiklikler yapmanız durumunda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Sizi bekleyen güzel bir gelecek varken lüzumsuz...Terazi Burcu - Bugün

    Akrep Burcu
    24 Ekim - 22 Kasım

    Dış etkilere bağlı duygusal durumlarla uğraşabileceğiniz bir hafta sonundasınız. Bazı kişilerin yapacağı son dakika değişiklikleri sizi asıl uğraşmanız gereken işlerden...Akrep Burcu - Bugün

    Yay Burcu
    23 Kasım - 21 Aralık

    Duyduğunuz her şeye inanmamalısınız. Belli anlaşmalar yapmadan ya da bazı sözler vermeden önce, kendi araştırmanızı bizzat yapmanızda fayda var. Bu hafta sonu, elinize...Yay Burcu - Bugün

    Oğlak Burcu
    22 Aralık - 20 Ocak

    Endişelerinizi dile getirerek olaylara netlik kazandırabilir ve doğru kararlar alabilirsiniz. Eviniz ve ailenizle bağlantılı konularla ilgilenirken daha sorumlu davranmalısınız....Oğlak Burcu - Bugün

    Kova Burcu
    21 Ocak - 18 Şubat

    Çok fazla bilgi paylaşımı size ters şekilde geri dönebilir ve size bazı bedeller ödetebilir. Bu hafta sonu, sevdiğiniz kişilerle ilişkilerinizi...Kova Burcu - Bugün

    Balık Burcu
    19 Şubat - 20 Mart

    Bu hafta sonu, bazı işleri ele alış veya uygulayış biçiminizi ya da bilgi edinme ev haber alma yöntemlerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede kendinizi...Balık Burcu - Bugün