"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Kemal ve Nedim Türk adaletine feda olsun

HRANT Dink cinayetinin “Büyük Ağabey”i Erhan Tuncel, 24 Ekim 2004 tarihinde Trabzon’daki McDonald’s’ın bombalanması eyleminden sonra polis tarafından bir otomobilde sorgulanışını şöyle anlatıyor:

“Bana ‘Çok büyük ceza yatarsın, her şeyden haberimiz var. Yasin Hayal’in yerini bize söyle’ dediler. Bu konuda yardımcı olursam kendilerinin de bana yardımcı olacağını söylediler. Ben de olaydaki bombayı kendimin hazırladığını, Yasin Hayal’in bombayı koyduğunu tüm ayrıntılarıyla anlattım.”
SEN TEMİZ BİR TÜRK GENCİSİN
Arabada Tuncel’i sorgulayan polislerden biri de Trabzon Emniyeti İstihbarat Şubesi’nden Muhittin Zenit’tir.
“Büyük Ağabey”, Zenit’le ilişkisini anlatmaya devam ediyor:
“Hayal 30 Ekim 2004 tarihinde İstanbul ilinde yakalandı. Muhittin Zenit ile buluştuk. Bana ‘Bundan sonra sen bir devlet görevlisisin, kontrolümüz altındasın. Aileni araştırdık, temiz bir Türk genci olduğunu tespit ettik. Bundan sonra illegal bir şeyde görmek istemiyoruz, her konuda bize haber vereceksin’ dedi.”
Zenit’in ifadesiyle bu “temiz Türk genci”nin illegal işlerin pek dışında kalamadığı sonradan Hrant Dink cinayetiyle ortaya çıkmıştır. Tuncel, cinayeti azmettirdiği iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle yargılanmaktadır. Önümüzdeki pazartesi günü Beşiktaş Adliyesi’nde 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan Hrant Dink cinayeti davası duruşmasında sanık olarak bir kez daha adaletin karşısına çıkacaktır bu genç. Tuncel’in Dink öldürüldükten sonra İstanbul Emniyeti’nde verdiği ifadeden yaptığımız yukarıdaki alıntıyı, Kemal Göktaş’ın “Hrant Dink Cinayeti/ Medya ,Yargı, Devlet” başlıklı kitabından aktarıyoruz.
HAYAL’DEN POLİSE NEZAKET ZİYARETİ
Vatan Gazetesi’nin Ankara Bürosu’nda yargı muhabiri olan Göktaş’ın kitabında, Tuncel’in polisle olan içlidışlı ilişkisini gösteren pek çok çarpıcı belge var. Göktaş’ın tespitlerinin ortaya koyduğu çıplak gerçek şudur: Tuncel, McDonald’s bombalamasındaki suçunu itiraf etmesine karşılık polisler tarafından Savcılığa teslim edilmemiş, yasal dayanağı olmayan bir uygulamayla kendisine cezai bağışıklık bahşedilerek muhbir haline getirilmiştir.
Yasin Hayal, Trabzon’daki nöbetçi mahkeme tarafından 11 ay sonra garip bir şekilde serbest bırakılınca elini kolunu sallayarak dışarı çıkmış ve “Trabzon Emniyeti’nin resmi muhbiri” Tuncel’in teşvik ve gözetimi altında Hrant Dink cinayetinin hazırlığına girişmiştir.
Kitaptaki “kara mizah” kategorisindeki bir olay, Yasin Hayal’in tahliye olduktan sonra Trabzon Emniyeti’nin Terörle Mücadele birimine nezaket ziyaretlerinde bulunmasıdır.
Göktaş’ın kitabı Hrant Dink cinayeti üzerindeki en kapsamlı çalışmalardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Kitap, Emniyet, Jandarma, MİT ve Trabzon Adliyesi’nin nöbetçi hâkimlerinin sorumluluklarını çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Göktaş’ın hepsinin kusurlarına eşit mesafede yaklaşan objektifliği ve cesareti gerçekten takdire değer.
Kitabın sayfaları arasında dolaşırken Hrant Dink’in nasıl göz göre göre öldürüldüğüne zaman zaman dehşete düşerek, zaman zaman da öfkelenerek tanık oluyorsunuz.
GÖKTAŞ İÇİN 5 YIL HAPİS İSTENİYOR
Bu kitabı yazan Kemal Göktaş’ın yargılandığını biliyor muydunuz? Göktaş’ın davası, önümüzdeki salı günü, yani Dink duruşmasından bir gün sonra İstanbul İkinci Asliye Ceza Mahkemesi’nde* 11 Mayıs günü görülecektir.
Meslektaşımızın yargılanmasının nedeni, Tuncel muhbir yapıldığı sırada Trabzon Emniyet Müdürü olan eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek’in ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün kendisi hakkında ayrı ayrı suç duyurularında bulunmuş olmalarıdır. Savcılık, bilirkişi raporlarından sonra Göktaş hakkında yasaklanan bilgileri açıklama suçundan 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açmıştır.
Dink cinayetinde ihmali görülen herhangi bir Emniyet mensubu hakkında henüz hiçbir adli işlem yapılmamıştır. Yalnızca dönemin Trabzon İl Jandarma Alay Komutanı Ali Öz yargılanıyor. Kendisi hakkında iki yıl hapis cezası talep ediliyor. Dink davası ağır bir tempoda seyrederken bir başka gazeteci Milliyet muhabiri Nedim Şener, yine Dink cinayetiyle ilgili yazdığı bir kitaptan dolayı üç ayrı davada sanık sandalyesinde oturuyor. Kendisi için toplam 32.5 yıl hapis talep ediliyor.
Şener hakkında suç duyurusunda bulunanlar arasında şu tesadüfe bakın ki, Muhittin Zenit’in de ismi var. Görüleceği gibi bu cinayetin bedelini öncelikle iki Türk gazetecisi ödüyor. Dün akşam saatlerine doğru bu satırları noktalarken içimden yükselen çığlığı yazının tepesine başlık olarak koydum.                 

* Duruşma saat 09.30’da

 

 

X