Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kemal Derviş: Türk Ekonomisi Türk futbolcuları kadar başarılı olacak

    Hürriyet Haber
    16.11.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 16.11.2001 - 00:01

    Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş: 'Önümüzdeki 10 gün içinde yabancı yatırımcıların çoğu geri gelecek.'Önümüzdeki hafta finans piyasaları Arjantin ile Türkiye'nin birbirinden çok farklı olduğunu görecektir. Döviz kuru durmuştur ve devalüasyon korkusu ortadan kalkmıştır... Türk ekonomisi Türk futbolcuları kadar başarılı olacaktır' dediDerviş, bugün başlayan 8. Türk-Alman İşbirliği Konseyi Toplantısı nedeniyle, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Uğur Ziyal tarafından Conrad Otel`de verilen akşam yemeğine katıldı.  Burada yaptığı konuşmada, gerçekleştirilen yapısal reformlarla, geleceğe dönük projeksiyonlarda bulunan Derviş, konukların sorularını yanıtladı.  Derviş, Almanca olarak yaptığı konuşmasında, IMF yönetiminin Washington`da TSİ 03.30`da yapacağı toplantıya değindi. Toplantının ardından 1-2 saat içinde detaylı bilgilerin alınacağını belirten Derviş, şöyle dedi:  Derviş : 'Önümüzdeki hafta finans piyasaları Arjantin ile Türkiye'nin birbirinden çok farklı olduğunu görecektir. Döviz kuru durmuştur ve devalüasyon korkusu ortadan kalkmıştır. Önümüzdeki 10 gün içinde yabancı yatırımcıların çoğu geri gelecek       Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, son haftalarda faiz oranlarında önemli düşüşler kaydedilmeye başlandığına dikkat çekerek, ``Önümüzdeki hafta finans piyasaları, Arjantin ile Türkiye`nin birbirinden çok farklı olduğunu gösterecektir`` dedi.  8. Türk-Alman İşbirliği Konseyi Toplantısı çerçevesinde, DışişleriBakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Uğur Ziyal tarafından Conrad Otel`de verilen akşam yemeğine katılan Derviş, burada yaptığı konuşmada, son haftalarda döviz kurunda durma gözlendiğini ve devalüasyon korkusunun yavaş yavaş ortadan kalktığını söyledi.  Derviş, şunları söyledi:   ``Biz şuna inanıyoruz, artık önümüzdeki hafta finans piyasaları Arjantin ile Türkiye`nin birbirinden çok farklı olduğunu gösterecektirve zaten son haftalarda faiz oranları önemli düşüş göstermeye başladı.Türkiye yeni çıpa politikasıyla ve yeni uzun vadeli kredilerle kademe kademe borçtan kurtulacaktır.``  Türkiye`nin yeni para değeriyle artık rekabete daha açık olduğunu ve bunun büyük bir avantaj sağladığını kaydeden Derviş, ``Zor oldu, kolay olmadı. Bankalar ve işletmeler çok sıkıntı çekti, sıkıntılar devam ediyor. Ama son haftalarda görülüyor ki, artık bir yerde döviz kuru durmuştur ve burada devalüasyon korkusu yavaş yavaş ortadan kalkmıştır`` diye konuştu.  2002 yılına güçlü bir bütçe, rebakete açık bir döviz değeri ve yeni uluslararası destekle, ümitle girilebileceğini anlatan Derviş,  ``Ben şuna inanıyorum ki Türkiye, 2001`i unutmak isteyecek. Muhakkak 2002 daha iyi bir yıl olacaktır`` dedi.         2002 YILININ 3 ÖNEMLİ GÖREVİ     2002 yılında 3 önemli görevleri bulunduğunu ifade eden Derviş, birincisinin bankacılık sisteminde uygulanan reformun tamanlanması olduğunu söyledi.  `Daha bitirmedik bu işi` diyen Bakan Derviş, bu şekilde daha güçlü bir bankacılık sistemine ulaşılacağını kaydetti.  Yeni sistemde çok sayıda banka olmayacağını, piyasada 15-20 güçlü bankanın varolacağına, bunların da Avrupa ve ABD`den sermaye desteğinin bulunacağını belirten Derviş, bu alanda yapılması planlananyatırımlar konusunda şunları söyledi:  `Biz bu yatırımları Ağustos`un sonu Eylül ayının başında kabul etmek üzereydik. Ama maalesef 11 Eylül faciası oldu ve herkes biraz geriledi. Yalnız haber aldım, önümüzdeki 10 gün içinde bu yabancı yatırımcıların çoğu geri gelmek istiyorlar ve Temmuz-Ağustos`taki planlarını gerçekleştirmek isteyecekler.`İkinci önemli görevlerinin ise tüm iş dünyasının iklimiyle ilgili olduğunu dile getiren Derviş, yatırımcılar için büyük zorluklar olmadığını, sıkıntıların bakanlıklar arasındaki koordinasyon eksikliğinden doğduğunu söyledi.  Derviş, ``Çok fazla dağıtılmış, bölünmüş sorumluluklar var. 15-20-25 farklı imzaya ihtiyaç var, bir şeyi yapmak için. Uzun senelerden beri bunu söylüyoruz ama... Bu konu üzerinde yoğunlaşacağız. Yatırım için, Alman yatırımcıları için olan iklim, çokdaha iyi ve çok daha açık seçik olacak. Türkiye gibi bir ülkeye senede10-12 milyar mark yatırım gelmesi, 2-3 milyar mark yerine 12-13 milyarmark yatırım olması gerekirdi`` şeklinde konuştu.  `DEVLETİ BAŞTAN AŞAĞI ORGANİZE  ETMEMİZ LAZIM`           Üçüncü görevlerinin ise devlet bütçesi alanında değil, tüm devlet memurları, onların maaşları ve bütün devlet organizasyonu alanında olacağını belirten Derviş, şöyle konuştu:  ``Devleti baştan aşağı organize etmemiz lazım ve artık bekleyemeyiz gibime geliyor. Türk özel sektörü devletin 10-15 yıl önünde gidiyor ve devletin onlara yetişmesi lazım. Tabii bunları söylemek kolay ama yapmak kolay değil. Ama herhalde Türkiye, yardımcı olacak ve bu zor kararları almamız gerekiyor.  Bütün ülke reformun artık yapılmasını istiyor. Belki bazı gruplar için memnuniyet verici değil. Onlar için zor olabilir, ama inanıyorum ki, bütün ülkede bir reform arzusu var.``  Devlet Bakanı Kemal Derviş 'Bugün güzel bir gün hepimiz büyük bir sevinçle bugünü bekledik.         Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, IMF`nin Türkiye`nin daha fazla desteklenmesini görüşmek üzere toplanacağını hatırlatarak, ``Bugün güzel bir gün. Hepimiz büyük bir sevinçle bugünü bekledik`` diye konuştu.  `Bugün güzel bir gün. Hepimiz büyük bir sevinçle bugünü bekledik.IMF Yönetim Kurulu TSİ 03.30`da toplanarak, Türkiye`nin daha fazla desteklenmesini prensip olarak görüşecek. Piyasalar da bunu bekliyordu.`  Derviş, toplantının sonuçlarının elde edilmesinin ardından, son günlerde uyuduğundan çok daha rahat uyuyacağını kaydetti.  2001 yılında hayatın çok zor olduğunu ve bu dönemde iki alanda önemli çalışmalar yapıldığını hatırlatan Derviş, yapısal reformların da bu çerçevede önem taşıdığını anlattı.  Türkiye`nin yaşanan ekonomik krizi fırsata dönüştürmek istediğini ve bunu denediğini ifade eden Derviş, insanların özel yaşamlarında da bu girişimlere örnek olabilecek gelişmelerin yaşandığını kaydetti.  Derviş, 6 aydan bu yana uygulanan yeni programın, yapısal değişim programı olduğunu vurguladı ve ``Sadece stabilizasyon programı yapsak ve bu arada yapısal yapıya el atmasak çok yazık olurdu`` dedi. Derviş,pek çok tartışma ve fikir ayrılıklarına karşın, TBMM`nin Nisan 2001`den bu yana, 17 adet çok önemli yapısal değişiklik yasası onayladığını söyledi.  Bunlardan birinin Merkez Bankası`nın bağımsızlığına ilişkin olduğunu belirten Derviş, ``Bu çok önemli bir yasadır ve uzun vadeli  enflasyonla mücadele edecekseniz, çok daha büyük önem taşır`` diye konuştu.       `SİYASETİN KALİTESİ`       Türkiye`nin özel sektör olarak artık rekabet içindeki bir ticaretin üstesinden çok daha rahat gelebilecek durumda olduğunu kaydeden Derviş, bankacılık sisteminde yapılan değişikliklere de değindi.  Derviş, şunları söyledi:  ``Bütün hükümetler, devlet bankalarını maalesef ikinci bir bütçe olarak kullandılar. Bütçenin içinde yapamadıklarını gayri resmi olarakkamu bankalarıyla yaptılar ve böylelikle diyelim, tarımı desteklediler. Bu kötü bir şey değil, ama kamu bankaları böyle bir sistemde, hemen hemen 40 milyar dolar kadar zarar yaşadılar. Haziran`da geçen yasadan sonra, kamu bankaları bir reform yaşamaktadırlar. Son 10 yılın reformudur bu. Artık bu bankalar 6 ay içinde kar eder duruma gelmişler. Bu kolay olmadı. Pek çok kredi geri alındı. Ama başka türlü olamazdı zaten, böyle olması lazım. Kamu bankaları şimdi artık devletten bağımsız olarak, kendileri ekonomiye daha iyi yardımcı olabileceklerdir. Bu çok önemli Türkiye için ve Türkiye`de siyasetin kalitesi de böylelikle değişecektir artık.``  Türk Bankalarının elinde olmayan bir bankacılık sistemi istemiyoruz. Dışardan sermaye istemiyoruz fakat ulusal bankacılık sistemimizin güçlü olmasını istiyoruz...Türk ekonomisi Türk futbolcuları kadar başarılı olacaktırEkonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, ``Türk bankalarının elinde olmayan bir bankacılık sistemi istemiyoruz. Dışarıdan sermaye istiyoruz, fakat ulusal banka sistemimizin de güçlü olmasını istiyoruz`` diye konuştu.  Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Uğur Ziyal tarafından Conrad Otel`de verilen yemeğe katılan Derviş, soruları da yanıtladı.  Özel Emeklilik Yasası`na ilişkin bir soru üzerine Derviş,  emeklilik fonlarının sermaye için önem taşıyan bir kaynak olduğunu ve fon yatırımlarını çekici kılmak gerektiğini söyledi.     Kemal Derviş`in bankacılık sektöründe rakamsal olarak daha az ve daha güçlü bankalar olacağına ilişkin sözlerini hatırlatan bir konuk da, ``Akbank iştirak aramakta, bazı bankalar dış bankalar tarafından satın alınmakta. Acaba bir tehlike söz konusu değil midir? O tehlike de uluslararası çıkarların artık ön plana çıkıp ulusal çıkarları bastırabilmesi mi?`` diye sordu.  Bankacılık sistemini güçlendirmek istediklerini, ancak hiçbir şekilde tamamen uluslarası nitelikte bir sistemi istemediklerini vurgulayan Derviş, şunları söyledi:     ``Türk Bankacılık Yasası`nda şimdiye kadar dış sermayeye sahip değildik. Daha fazla dış sermaye ve bankacılık sistemini güçlendirmek isteriz, fakat hiçbir şekilde tamamen uluslararası olan bir banka sistemi istemiyoruz. Türk bankalarının elinde olmayan bir bankacılık sistemi istemiyoruz. Dışarıdan sermaye istiyoruz, fakat ulusal banka sistemimizin de güçlü olmasını istiyoruz. Birçok banka birleşmekte ve daha güçlü bankalar oluşturmaktadır. Biz devlet sayesinde bir zorlama gerçekleştirmek istemiyoruz, ama banka sisteminin kendi kendine güçlenmesini ve daha güçlü Türk bankalarına sahip olmayı arzu ediyoruz, yabancı partnerlerle birlikte.... Amaç, uluslararası bankacılık sistemine dayanan bir banka sistemine sahip olmak değildir.``  Bu konuda çok büyük ilerlemeler gördüklerini ve son aylarda özel bankacılık sisteminin krize karşın güçlendiğini söyleyen Derviş,  ``Bizim bütün stratejimiz şudur; gönüllü ve piyasaya yakın olan önlemler istiyoruz, piyasa dostu önlemler istiyoruz. Hiçbir şeyi zorlamak istemiyoruz. Vergi önlemleriyle bütün bunları teşvik etmek istiyoruz, ama hiçbir şekilde bir zorlama taraftarı değiliz`` diye konuştu.  Derviş, yapılacak çalışmalarla 2003 yılında vergi sisteminde enflasyondan arındırılmış bir konuma gitmek istediklerini, enflasyon muhasebesinin bugün de Türk vergi sisteminde varolduğunu, ancak bu yapıyı daha sistematik bir hale getirme arzusunda olduklarını söyledi.      TÜRK FUTBOLCULARIBakırköy eski Belediye Başkanı Naci Ekşi, ``Şeyh Edebali`nin bir sözü var. `O, 3 insana çok acırım. Bunlardan en önemlisi de cahiller arasında kalmış alim insan.` Ben sizi cahiler arasında kalmış alim insan olarak nitelendirmek istiyorum. Benim sizden ricam, yılmayın. Yılarsanız, benim gibi binlerce kişinin gözünden düşebilirsiniz`` şeklindeki sözleri üzerine de Derviş, şöyle konuştu: ``Dünya Bankası`nda çalıştığım zaman çok mutlu olduğum bir olay vardı: Türkiye`den çok parlak hanım ve beylerin staj için gelmesi beni çok mutlu ediyordu. Bütün zorluklara rağmen, Türk gençliği dinamik ve eğitimlidir. Sivil toplum çok gelişmiştir, bir çok alanda önemli başarılar elde edilmiştir. Bugün Avusturya-Türkiye işbirliği toplantısı yapamıyoruz. Fakat gerçekten de şuna inanıyorum ki, önümüzdeki yıllarda Türk ekonomisi Türk futbolcuları kadar başarılı olacaktır.``       İSTANBUL YAKLAŞIMI     Konuşmasının ardından gazetecilerin de sorularını yanıtlayan Derviş, İstanbul Yaklaşımı`yla ilgili çalışmaların sorulması üzerine, çalışmaların son safhasına gelindiğini anlattı.  Derviş, şöyle konuştu:  ``Sanıyorum önümüzdeki 10-15 gün içinde TBMM`ye sevkedilebilecek. Ondan sonra da bu yaklaşım, adını bir türlü koyamadık ama Türkiye`dekireel sektörün ve bankaların daha sağlıklı ve birbirlerini daha destekler bir biçimde çalışmasını sağlayacak. Amacımız önümüzdeki yıllarda krizi yavaş yavaş atlatmaya başlayan finans sektörünün daha da güçlenmesi. Türk bankacılık sisteminin güçlü bir şekilde varolmasını ve reel sektöre daha etkili, daha uzun vadeli kredi vermesini sağlamak üzere, bu yaklaşımın ve bu yasal düzenlemenin bu konuda yardımcı olmasını umut ediyoruz.``  Bu konudaki düzenlemeleri yardımcı bir unsur olarak niteleyen Bakan Derviş, asıl önem taşıyan konunun büyüme ortamının yeniden sağlanması ve bu ortamda finans ve reel sektörün asli görevlerine dönmelerini sağlamak olduğunu kaydetti.  Derviş, İstanbul Yaklaşımı`na nasıl kaynak yaratılacağına ilişkin bir soru üzerine de şunları söyledi:  ``İstanbul Yaklaşımı özünde kamunun özel sektöre veya özel bankalara kaynak aktarması yok. Özünde bir koordinasyon, eşgüdüm, birbirine yardım etme ve herkesin kazanabilmesini sağlayan bir yaklaşım var.`` 
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı