Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kemal Bey adına bilet kabul etmeyiz

    Uğur ERGAN / ANKARA
    22 Eylül 2012 - 00:00Son Güncelleme : 22 Eylül 2012 - 01:24

    Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, CHP’nin 2008 ve 2009 yılı hesaplarıyla ilgili kararında, Deniz Feneri davası için yapılan masrafların neden parti gideri olarak sayılmadığına açıklık getirdi.

    Gazetelerin Ankara yöneticilerine kahvaltı veren Kılıç, Almanya’da Deniz Feneri davasını o dönem bizzat şimdiki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun izlediğinin hatırlatılması üzerine, şunları söyledi:

    Partiden görev yazısı gerekir

    - “Deniz Feneri davasını izlemede belgelendirilemeyen bir konu var. Parti görev yazısı gönderirse bunları katmıyoruz. Denetimlerden sonra siyasi partiler düzene girdi. Uçak biletini sadece Kemal Kılıçdaroğlu diye getirmiş ise kabul etmiyoruz. Ancak yanında parti görevi için gittiğini belgelerse sorun etmiyoruz.
    - Uçak biletini kendi adına kestiriyor. Şahsi mi görevli mi bilmiyoruz. Niye yaptığını göremiyoruz. Yazı istedik, özensiz davrandılar. Siyasi parti tarafından belgelenemediği için yapıyoruz. Davalarla ilgili avukatlar yükümlülüklerini yerine getirmiyor. Bundan dolayı da bazı cezalar çıkıyor. Bunlar partinin görevini yerine getirmemesi, ihmal etmesinden kaynaklanıyor.

    Tıraş bıçağını parti alamaz

    - Tıraş bıçaklarının, losyonların bile partiden alınması doğru değil. Özel birtakım harcamaların siyasi parti bütçesinden ödendiğini görüyorsunuz ki bu tabii kabul edilemez. Bunun siyasi faaliyetle hiçbir ilgisi yok. Bizim için önemli olan devlet tarafından yapılmış yardımın, gerekse vatandaşlardan toplanan üyelik aidatının siyasi amaçlarına uygun şekilde harcanmış olması. Siyasi parti, ‘Şu kişi şurada görevlendirilmiştir’ diye belge göndermezse yapılan harcamaların kendi adına mı parti adına mı olduğunu ayırt edemiyoruz. Bundan sonra denetimi Sayıştay yapacak, biz karara bağlayacağız.”

    Parti ödemese altının altından kalkamazdı

    ANAYASA Mahkemesi’nin, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın taktığı altınların bedellerinin de bulunduğu 2.7 milyon TL’nin Hazine’ye gelir kaydedilmesi kararına dönemin Genel Saymanı Mustafa Özyürek’ten, “Parti ödemeseydi Baykal altınların altından kalkamazdıki” tepkisi geldi. Özyürek, özetle şunları söyledi: “İl başkanının kızı/oğlu evlenir, çocuğu torunu sünnet olur. Protokoler, davetlerdir bunlar. Genel Başkan, bir partilisinin mutlu gününde partisi adına temsil görevi üstlenir. Bu temsili yaparken de partisi adına altınını takar. Benim adım da çiçek faturaları kapsamında geçiyor. Cenaze, düğün, dernek, bir sivil toplum örgütünün toplantısı oluyor, açılış oluyor, oralarda kurumsal temsil gerekiyor, çiçek yollanıyor. Ben bunları kişisel olarak göndermiyorum ki, parti adına gönderiliyor, sayman olduğum için de olurunu ben veriyorum. Mahkeme kişisel harcama kabul etmiş.”

    Anayasa Mahkemesi’nin iyi niyetinden şüpheliyim

    CHP İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran ise tepkisini şöyle dile getirdi: “Anayasa Mahkemesi’nin iyi niyetinden şüpheliyim. Mahkeme ‘Özellikle ceza vermek’ yaklaşımıyla davranmış görünmektedir. 100 vekille birlikte 2 polis de yemek yiyor, tüm yemek faturasının bedelini Hazine’ye gelir kaydediyor. Gençlik ve kadın kollarının masraflarını tümüyle reddediyor. Buna benzer onlarca örnek. Bir gazinin düğününde takılmış altının hesabını yapmasın mahkeme.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı