"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Kemal abi platformu

Nedim Bubik bugünkü köşesinde yazdı. YÖK eski Başkanı için mezun olduğu okulda bir kampanya başlatıldı. Adına da “Kemal Gürüz Tutuksuz Yargılansın Platformu” adı verildi. Bornova Anadolu Lisesi’nin mezunları tarafından kurulan vakıf; son yıllarda bir sivil toplum örgütü gibi çalışıyor.
Bugüne kadar öğrencilerinin, mezunlarının hep arkalarında durdular.
İyi günlerinde de, kötü günlerinde de yanlarında olmaya çalıştılar.
Çok da başarılı oldular.
Şimdi de “Kemal abi tutuksuz yargılansın” diyorlar.
Hatırlayın...
Haber ilk çıktığında, Gürüz bir gemi seyahatindeydi. Tur tamamlandı, Kemal Gürüz Türkiye’ye geri döndü. Gidip ifadesini verdi, ama savcı tutuklama talebinde bulundu. Mahkeme de; delilleri karartma gerekçesiyle tutuklanmasına karar verdi.
Üçüncü yargı paketinin hayata geçtiği bu günlerde, yine en fazla tartışılan konu infaza dönüşen tutukluk süreleri...
Uzayıp giden mahkemeler, tutuklu yargılanmalar...
Herkesin susup izlediği bir dönemde; BAL’lılar yine etkin bir sivil toplum örgütü gibi çalışıyor.
Bir talepte bulunuyorlar.
Sonuç alırlar ya da alamazlar; mahkeme nasıl bir karar bilinmez.
Ama onlar; yıllar önce de olsa mezunlarından birinin yanında oluyorlar.
Ve yalnız olmadığını hissettiriyorlar.

 

Neden daha önce konuşulmaz

Kordon’a araç girişiyle ilgili bir ara formül bulunmuş gibi... Sabah 9’dan itibaren kapanan yol; şimdi 12’den sonra kapanacak... Bu bölgedeki iş yerleri de, oturanlar da çok şikayetçiydi. Bu uygulama ne kadar insanı tatmin eder bilinmez. Düşününce sormadan edemiyorum.
Birincisi...
Eğer ara formül bulunuyorsa neden bu konuşmalar önceden yapılmaz? Neden saat uygulamaları her yıl değişir? Geçen sene uygulanan ve test edilen bu sene farklı yapılır?
İkincisi...
Kordon trafiğe kapatılıyorsa; neden bir sonraki cadde Talatpaşa parklardan dolayı tek şeritli hale düşürülür?
Çünkü Kordon’u koruyalım darken, kentin ana arterlerini düğüm haline getiriyorsunuz.
Üçüncüsü...
Emniyet’e soruyorsun; “Büyükşehir’in işi” diyorlar, Büyükşehir’e soruyorsun, “Trafik Emniyet’in işi” diyorlar. Gerçekten kimin işi?



Renk aşkı başka bir şey

Karşıyaka’da yaşananlarla ilgili bir tek satır yazmadım. Bir süre daha yazmayacağım. Çünkü her yeni seçilen yönetime bir kredi vermek gerekir. Ne yaptıklarını, neleri planladıklarını, neleri öncelik sırasına soktuklarını görmemiz lazım. Ama dediğim gibi yazmayacağım anlamına da gelmez. Nasıl olsa camiayı çok yakından tanıyorum. Ve büyük fotoğraftakini de, küçük fotoğraftakini de ayrıntılarıyla not ediyorum. Neyse... Bu bir başka yazı konusu...
Bugün altını çizmek istediğim ise Karşıyaka’nın yine gözbebeği sivil toplum örgütlerinden biri olan 1912 Karşıyaka Derneği’yle ilgili.. Bu kadar konuşulup tartışılmasına rağmen 1912 Karşıyaka konuşmuyor, icraat yapıyor. Hem de çok önemli bir hizmeti yerine getirerek... Karşıyaka Spor Kulübü’nün alt yapı tesislerini A’dan Z’ye yenileyerek yapıyorlar. Tesisler bitmek üzere... Tek bir kuruş almadan, derneğin imkanlarıyla yapıldı bu tesisler... Kimseden hiçbir şey beklemeden, istemeden... Tek bir şey için; Karşıyaka sevgisi için...
Bugün çok konuşanlar; fazlaca konuşanlar, konuşmaktan başka iş yapmayanlar biraz gidip oraya baksınlar...


İzmir’e geri bekleriz

İstanbul’da yaşayan İzmirli arkadaşlarım, trafikte çektikleri fotoğrafları bana mail atıyorlar. Diyorlar ki...
“Bir saattir arabanın içindeyim. Daha bir saat mi beklerim; iki saat mi bilemiyoruz...”
Bir diğeri ise şöyle demiş.
“Artık arabada bulundurulması gerekenler listesi yapmaya başladık. Akla geldiğinde çantada bulundurulması gerekenler listesi...”
Ben de şöyle yazdım.
“Bunlar daha iyi günleriniz; her şeyi İstanbul’a yapmak, her şeyi İstanbul’da planlamak, her şeyi İstanbul için düşünmek; bir süre sonra İstanbul’u kilitleyecek...”
Bir de küçük bir not ekledim.
“İzmir’e geri bekleriz...” diye...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI