GeriKelebek Zeliha Sunal sahnesinde her şey olabilir
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Zeliha Sunal sahnesinde her şey olabilir

Diplomasında ilkokul öğretmeni yazıyor ama o kendini bildi bileli şarkı söylüyor. Zeliha Sunal, ‘ekstraların’ yani özel gece ve programların en çok tercih edilen şarkıcılarından biri. Elli dilde ve her türde şarkı söyleyebiliyor. Küçük yaşta müzik dersi almaya başlamış, gitar çalarak kendini geliştirmiş.

Bu aralar her çarşamba Gayrettepe Garami’de ‘Bak Bir Varmış Bir Yokmuş’ adı ile 70-80’li yılların şarkılarını söylüyor. Haftasonu Uludağ’daydı, geçtiğimiz perşembe ise Kent Orkestrası ile CRR’de bir konser verdi. İki canlı performansını izleyip, bir boşluğunu yakaladık ve onunla kısa bir röportaj yaptık.

n Birçok mekan, ekstralarda sizi tercih ediyor. Biz sizi neden tanımıyoruz?

-
Çünkü popüler değilim. Bir kasetim, CD’im yok. Televizyon programları yapmıyorum, kliplerim dönmüyor. Sadece çalıştığım alanda tanınıyorum. En iyi müzisyenlerle, en iyi organizasyonlarla, en şık firmalarla çalışıyorum. Onların beni tanıması da şimdilik yeterli diye düşünüyorum.

n Sizin de bir albümünüz, klibiniz olsa fena olmaz mı?

-’İşten başını kaşıyamamak’ diye bir deyim vardır ya ben tam onu yaşıyorum. Aslında birkaç yıl önce yayınladığım bir albümüm de var. 1992’de benzer bir girişimim daha olmuştu. Raks’tan bir teklif almıştım. Ama sonra çeşitli nedenlerden dolayı bir türlü gerçekleşemedi o albüm. Ben de kestirip attım.

n Sizin nasıl hırslarınız ve beklentileriniz var?

- Benim tek derdim iyi müzik yapmak. Her yaptığımız gece, ilk gece gibi heyecanlı olmalı.

n Müzikte nasıl kategorize ediyorsunuz kendinizi?

- Ben pop müzik şarkıcısıyım. Uzun yıllar caz da söyledim. TRT’nin uzun soluklu radyo programı vardı Hafta Sonu diye. Serap Ezgü sunardı. Ben onun orkestra solistliğini yaptım. Bir ara Erkan Yolaç’la İzmir TRT’de Hafta Sonu programını hazırlayıp sundum. Geçen sene TRT’de Gece Kahvesi’nde şarkı söylüyordum mesela.

n Özellikle yaptığınız ekstralar çok konuşuluyor. Neden firmalar sizi tercih ediyor?

-
Sanırım yaptığım program diğerlerinin içinden sivrilmemi sağlıyor. Bir gece tamamen müzikal şarkıları söylüyorum. Bir gece Türkçe pop, bir başka gece rock, bir başka gece türkü ve oyun havaları. Bu kadar çok müzik türüne hakim olmam belki de beni seçmelerinin bir nedeni. Elli dilde şarkı söylüyorum.

n Nasıl bir repertuvar bu?

-New York New York’tan Misket’e uzanan bir liste düşünün. Jennifer Lopez, Kylie Minogue da söyleyebilirim, tamamen hip hop programı da yapabilirim.

n Nasıl bir sahne şovunun içinde söyleniyor peki bu şarkılar?

-O her seferinde değişiyor. Eğer en başında geceyi hazırlayanlarla bir konsept üzerinde anlaşmazsak, seyirci ile göz göze geldiğimiz andan itibaren gecenin nereye gideceğini anlıyoruz. Bir gece oturup çilingir sofrası da kurabiliriz, bir gece bütün grubu ayağa kaldırıp club dansı da yaptırabiliriz.

n Peki Zeliha Sunal’ı sahneye çıkarmanın bedeli nedir?

-Tamamen konsepte bağlı. Ama uçmuyor fiyatım. Her zaman iyi şeyler pahalı değildir. Ekibimde herkes, hayatlarını iyi sürdürecek kadar kazanıyor. Eğleniyoruz, iyi vakit geçiriyoruz. Bunlar yeterli.

n Siz, kimin sahnesini beğenirsiniz?

-Önce Candan Erçetin derim. Çok çalışkandır, her seferinde yeni bir şey hazırlar, yaptığı her şov inanılmazdır. Bir de Sezen Aksu. O bambaşka bir şey. Robbie Williams’ı, Cristina Augaliera’yı da çok severim. Deniz Seki de sahneye çok yakışıyor ayrıca.

AJDA PEKKAN’IN DOĞUM GÜNÜ PARTİSİNDEN SAATLER SÜREN GARAMİ GECESİNE

Zeliha Sunal bir gün Antalya’da bir gün Alma Ata’da. Geçen çarşamba kendisini İstanbul’da yakaladık. İlk durağımız Meridian Ice. Ajda Pekkan’ın doğum günü için düzenlenen gecede Ajda Pekkan şarkıları söylemek üzere sahnede Zeliha Sunal var. Herkes eşlik ediyor. Bir saat sonra aceleyle yola koyuluyoruz. Bu kez ‘Bak Bir Varmış Bir Yokmuş’ programını izleyeceğiz. Gayrettepe’deki Garami’ye yetişiyoruz. Zeliha sahnede. Davullar gümlüyor, ‘Gel Gel Sarışınım Gel’ diyerek seyirci selamlanıyor. Ardından bir ‘Yolcu Yolunda Gerek’ patlatılıyor, sonra vokalisti Eser’le birlikte devam ediyor. Gece Türkçe şarkılardan ibaret değil. Those Were The Days, I Will Survive arka arkaya geliyor, seyirci tekmili birden ayakta. Hemen kareli mini etekler ve şemsiyeler çıkıyor. ‘Ah Kalbim ben senden çok çektim....’ Hızla 90’lara geçiliyor. Sezen’in küt kızıl peruğu çıkıyor ortaya. Bir ara seyircilerden birinin Karadenizli olduğunu öğreniyor Zeliha. Tabancamin Sapi’nden giriyor, Çayeli’nden çıkıyor. Saat ikiyi vururken gece ‘Sensiz Yıllarda’ ile sona eriyor. Tabii, her gece repertuvarın değiştiğini not düşmekte yarar var.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle