GeriKelebek Yolda çevirip teşekkür ediyorlar
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yolda çevirip teşekkür ediyorlar

Kanal D’nin reyting rekorları kıran dizisi ‘Çemberimde gül oya’nın Yurdanur’u Özge Özberk, en büyük ödülü halktan aldığını söylüyor. Özberk, ‘Oyunculuğumla yaşattığım Yurdanur karakteri, o yılları yaşayan kadınları çok etkiliyor. Beni yolda çevirip, gözleri dolu dolu teşekkür ediyorlar’ diyor.Özge Özberk’i ‘Gora’ filminin güzel prensesi ‘Ceku’ olarak da hatırlamak mümkün. Ama o ‘Çemberimde gül oya’ ile o kadar bütünleşti ki, artık herkes ‘Yurdanur’ olarak tanıyor ve tebrik ediyor genç oyuncuyu. - Yaptığınız işlerdeki başarınız, bir süredir sizi gündemin en üst sıralarına oturttu. Peki kendinizi bize anlatmanızı istesek, nasıl biridir Özge Özberk? Ben 13 Ağustos 1976 doğumlu, Aslan burcu bir kızım. Sanıyorum ki ben büyümemiş bir aslanım, kedi aslanım galiba! Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ndeki tiyatro eğitimimden hemen sonra 1994 yılında BKM’nin kurulduğu günlerde tiyatro yaşamım başladı. Şu anda mesleğimdeki 10’uncu yılım. İlk oyunculuğum Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı Turgay Kantürk’ün yönettiği ‘Oto Gargara’ ile BKM sahnesinde başladı. O günden sonra hiç dur durak bilmeden koşuşturdum. - Başarınızın ardında yoğun bir çaba ve özveri olduğu kesin. Peki bu başarıdaki diğer sırlarınız nedir? ‘Oto Gargara’ ile başlayan tiyatro hayatım ‘Sen hiç ateş böceği gördün mü’nün ardından, Umur Bugay’ın senaryosunu yazdığı ‘Oğlum adam olacak’la devam etti. Orada hem oynadım, hem de yönetmen yardımcılığı yaptım. Şu anda BKM’de ‘Bana bir şeyhler oluyor’la tiyatro oyunculuğum devam ediyor. Bu arada bir de sinema filmim var biliyorsunuz. Benim sırrımı soruyorsunuz! Evet benim sırrımın arkasında kocaman bir BKM imzası var. ANNE JENERASYONU YURDANUR’U BENİMSEDİ - Şu aralar televizyonda sizin de oynadığınız ‘Çemberimde gül oya’ isimli dizi aldı başını gidiyor. Sizce nedir bu başarının sebebi?Bu dizideki en önemli unsur Türkiye’nin kendi gerçeğiyle yüzleşmesi bence. Yani istenmeden, elde olmadan bir dönem ülkemizde yaşanan acılı günlerin, hiç abartılmadan anlatılması, bu dizinin bu kadar başarılı olmasının en büyük sebebi bence. 1978 yılında üniversitelerde siyasi görüşlerden dolayı sağ sol çatışmaları, insanların kuyruklarda ekmek ve tüpgaz kuyruklarında beklemeleri, bunun gibi daha birçok zorluğun peş peşe olduğu bir dönemde yaşanan, ölümüne tutkulu bir aşk hikayesini anlatıyor bizim dizimiz. - Bir televizyon dizisi olsa da hayatı hep zorluklarla geçmiş dönemin insanlarını oynuyorsunuz. Size sokaktan gelen tepkiler var mı?Herkesten olumlu tepkiler alıyorum. Yurdanur’u insanlar çok benimsedi. Özellikle o dönemleri yaşamış olan 40-50 yaşlarındaki anne jenerasyonu ‘Yurdanur’u daha çok benimsedi. Çünkü onlar benim yaşamadığım, zorluğunu çekmediğim ama oyunculuğumda başardığım karakterdeki Yurdanur’un yaşadıklarını yaşadılar. Beni yolda beni çeviriyorlar, ‘O dönemleri bize tekrar yaşattığın için sana teşekkür ederiz, seni çok seviyoruz’ diyorlar gözleri dolu dolu. Ve o zaman anlıyorum ki ben oyunculuğumda doğru yoldayım. - Acılarla yoğrulmuş bir kadını oynamakta zorlandınız mı?Bir oyuncu için oynayacağı her rolü yaşamış olması mı gerekli? Böyle bir şey yok! Senaryoda ne yazıyorsa onu oynamak zorundasınız. Bu senaryoda her şey o kadar güzel ve her şeyi o kadar güzel anlatmışlar ki, eğer biraz kalbiniz, duygunuz varsa bu rolü yapamamanız için hiçbir neden yok.Yurdanur öpüşüyor, Özge değilBazı kişiler gazetelerde çıkan ‘Özge soyunurum da öpüşürüm de diyor!’ haberlerinden sonra beni eleştirdiler. Çok şaşırdım tabii bu tarz eleştirilere! Orada Yurdanur öpüşüyor, GORA’daki Ceku öpüşüyor, Özge değil! Ben sadece senaryoda ne yazıyorsa onu yapıyorum, insanların o anda o karakteri düşünmeleri gerekir bence. Böyle bir olay da Özge’ye mal edilemez ki o anda! Benim oyunculuk kavramında en çok dikkat ettiğim husus doğru hissettiğim, doğru olduğuna inandığım şeyi doğru yapmaktır. Ne hissediyorsam, o önemli benim için! Eğer doğru hissediyorsam o doğrudur. Bugüne kadar birçok iş teklifi geldi, kimi oldu, kimi olmadı. Ama ben olmadığı zaman ‘Ee ne yapayım kısmet değilmiş’ demedim, eğer diyorsam, o iş benim için doğru bir iş değildir!