GeriKelebek Yola çıkmadan dersinizi çalışın!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yola çıkmadan dersinizi çalışın!

Bendeniz hep söylerim, hangi konuda olursa olsun, bir şeyi adam gibi yapabilmek için; ‘eğitim şart!’ diye. Yine söylüyorum, evet şart! Lütfen bu konuda kendinize vakit ayırın. Türkiye’de bu işi eğlenceli ve pek çok faideli şekilde yapan, pek profesyonel yerler ve insanlar var!

Bakın yeniyetme motorculardan Hakan Törün, katıldığı bir eğitim için neler demiş:

‘Daha önceki yazılarınızda sürekli, eğitimin öneminden bahsediyordunuz. Ne kadar haklı olduğunuzu yaşadığım bir deneyimle anladım. Motora merak salmış diğer arkadaşlar için de teşvik edici olacağını düşünerek yaşadıklarımı ve hissettiklerimi sizinle paylaşmaya karar verdim.

Bir süreden beri artçı olarak motosikletle biniyorum. Şu sıralar artık öndeki sürücü fazla geldiğinden, kendim kullanmaya karar verdim, fakat bu sürme olayının nasıl çetrefilli olabildiğini anlayabilecek kadar yolculuk yapmış bulundum. Sürücü arkadaşımın önerisiyle(!), bu hafta sonu Parkorman’da, OMM tarafından düzenlenen ARA Teori eğitime katıldım. Bu teorik olarak motosiklet kullanımının temellerinin anlatıldığı bir eğitim. Aslına bakarsanız bu eğitime girmek zorunda bırakıldım, ama gerçekten çok yerinde bir karar olduğunu çıkınca anlıyorsunuz.

Henüz motosiklet kullanmadığım için ‘Katılan herkes motor kullanıyor, en azından temel bilgileri var; umarım ben anlatılan her şeyi anlarım’ diye düşünerek eğitim alanına girerken ağzımın suyunu akıtan birkaç motora takılmıştım ki eğitimin başlamak üzere olduğunu fark ettim. İçeri girip sessizce bir köşeye oturdum. Eğitim baştan sona kadar son derece keyifli ve bilgi sağanağı şeklinde geçti. Baştaki acemilik tereddüdümün tamamen yersiz olduğuna karar verdim. Çünkü anlatılan her şey bilimsel temellerle ve deneyimli sürücülerin tecrübeleriyle desteklenerek anlatılıyordu. Bilimsel temeller derken öyle fizik dersi gibi değilse de oldukça ilginç şemalarla motosiklet dinamiği hakkında epey bilgi sahibi olduk. Daha önce planör eğitimi aldım. Burada öğretilen bilgilerle ilginç bir şekilde paralellikler vardı. Özellikle, motosiklet kullanmanın fiziksel olmaktan çok ruhsal bir yönünün olması, güvenlik disiplininin önemi çok benzeşiyordu. Farklı olarak keyif alırken kendimize ve başkalarına zarar verme olasılığını minimize etmek gerektiğini eğitimde çok açık anladık. Bilinmesi gereken kurallar oldukça basit ve pratik. Oturup defter kalemle hesaplamalar yapılmıyor.

Ancak, uyulması gereken güvenlik kurallarının hiçbirini hafife almamak gerekiyor. Bu eğitim giriş seviyesi olmasa da adı üstünde (ARA= Advanced Rider Academy). İleri seviye sürüş teknikleri. Şimdi iş ileri olunca kesin anladığımı düşündüğüm, ama gerçekte anladığımdan farklı olan çok şey vardır diye düşünürken eğitmenimiz, birkaç kuralı hatırlatarak bunlara uyanların el kaldırmasını istedi. ‘Eyvah şimdi herkes el kaldıracak, ben ne yapacağım!’ diye korkmadım değil doğrusu. Oysaki sonuç hiç de umduğum gibi olmadı; el kaldıranların oranı, yüzde 10’un altındaydı. Buradan çıkardığım ders ise ne kadar deneyimli bir motor sürücüsü olursanız olun, bu tür eğitimlere sık sık katılarak bilgilerinizi güncel tutmalı ve motorun üzerine oturup kontağı her çevirdiğinizde bunu, eğitimin bir tekrarı olduğunu hatırlamalısınız. Eğitimde en akılda kalan ve kulağa küpe olarak sık sık tekrarlanan bir şey vardı ve motosiklete artçı olarak bile binsem asla aklımdan artık çıkmayacak bir şeydi bu: ‘Motosiklete her binişinizde, bir şey öğrenmek için binin.’ Ben şimdiden öğrenmeye başladım.

Belki bu tip bir eğitime katılmamış olsam da kısa sürede, düşe kalka trafiğe çıkacak kadar bir şeyler öğrenirdim. Ancak, eminim ki kısa sürede başıma gelecek küçük bir kaza sonucu (şanslıysam tabii) hem yaralanabilir hem de motordan soğuyabilirdim. Benim gibi motor sevdasına yeni yakalanmış arkadaşlara tavsiyem, bu işi asla hafife almayın. Teorik eğitimlerin yanı sıra pratik eğitimlere de katılmak pek faydalı olacaktır. Herkese keyifli ve güvenli sürüşler dilerim.’ Hakan TÖRÜN

Heyyo heyyooo Moto GP Türkiye’de

Müjdemi isterim. Formula 1 fanatiklerinin yıllardır kurduğu hayal gerçek oldu! Bu yıl F1 Türkiye’de koşulacak. Süper bir olay! Açıkçası başta, en az F1 kadar heyecan ve görsellik sunan (hatta iddia ediyorum MotoGP daha heyecanlı) MotoGP için yaşanan gelişmeler kaygı verici idi. Mesela pistin çevresindeki alanlardan bazıları F1 otoritelerince asfalt kaçış noktaları olarak dizayn edilmesi F1 otomobillerince şahane bir durumdu. Böyle de yoldan çıkınca fren yapıp durabilecekler (İnsan düşünmeden edemiyor ya frenleri bozulursa ne olacak?) ve yarışa devam edebilecekler. MotoGP de ise durum farklı. Motosiklet dengesini kaybederek yoldan çıkarsa, asfaltta kavrulmadan, kısa sürede bir kum havuzunun içinde durabilmesi gerekiyor. İstanbul Otodrom Pisti için her ikisinin de yapılabileceği gibi duyumlar almışken, birdenbire Brezilya’daki Rio GP sinin kontratı olmadığı için iptal edildiği ve yerine İstanbul GP sinin 23 Ekim 2005’te yapılacağı haberi geldi. Üstelik sondan bir önceki yarış olması da şampiyonluk mücadelesinin kızışması durumunda mükemmel bir yarış izleme olasılığını artırıyor. Yani anlayacağınız, tüm endişeler yerini bir mutluluğa bıraktı ki sormayın. Çığlık bile attım bu yarışı izleyeceğimi düşünüce. İnanıyorum ki MotoGP Türkiye’de motosiklet ve motosiklet kültürünün gelişmesinde çok faydalı olacak. ‘Bir yarış altı üstü’ diye düşünmeyin. ‘Dünya çapında en üst seviyede bir yarış’ daha bizim ülkemizde, bizim pistimizde yapılacak. Formula 1 in otomobil sektörüne sağlayacağından çok daha büyük bir katkıyı MotoGP, Türkiye motosiklet sektörü için yapacak. Şimdi başka dilekler dilemeliyim. Mesela, seneye bu MotoGP’de Kenan Sofuoğlu’da yarışsa, hatta İstanbul’da en azından podyuma çıksa, bizlerde göğsümüzü kocaman kocaman kabartıp, alkışlarımızla orayı inletsek, güzel olmaz mı? Her şey hayal etmekle başlarmış. Bu pistin hayalini kuran ve sonra da gerçeğe dönüştüren herkese koca bir gönül dolusu teşekkürler. Bu yıl MotoGP izleyeceyiz. Düşünsenize Rossi’yi canlı göreceğiz yaaa. Hay Allah! Hala alışamadım.

Gülümseten fotolar

İşte bu haftaki gülümseten fotolarımız. Görüldüğü üzere ikisinde de motosikletin kullanış amacı aynı. ‘Yük ve eşya taşınır!’ ibarelerini koymaya yer bulamamışlar o kadar. Mete ESER ve Halil ERK’e teşekkürler fotolar için.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle