GeriKelebek Yılmaz Güney’i Scorsese Baba istedi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yılmaz Güney’i Scorsese Baba istedi

Yılmaz Güney’i Scorsese Baba istedi
refid:17787319 ilişkili resim dosyası

Cannes Film Festivali’nin Klasikler bölümünde dün Fatih Akın’ın katkılarıyla restore edilen Yılmaz Güney’in 1966 yapımı “Hudutların Kanunu” filminin galası yapıldı. Fatih Akın bu filmi restore etme fikrinin Martin Scorsese’nin istediğini anlattı.

1982 YILINDA “Yol” filmiyle Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü alan Türk sinemasının “Çirkin Kral”ı Yılmaz Güney, 29 yıl aradan sonra yine festivalde.

Dün 64. Cannes Film Festivali’nde Yılmaz Güney’in başrolde oynadığı, Fatih Akın’ın katkılarıyla restore edilen 1966 yapımı Ömer Lütfi Akad’ın filmi “Hudutların Kanunu”nun galası yapıldı. Fatih Akın’ın dışında, filmin oyuncularından Tuncel Kurtiz de festivale katıldı.

Tam bir Shakespeare   

Hürriyet’e konuşan Fatih Akın, Yılmaz Güney’in Türk sinemasının en büyük ismi olduğunu ve onun izini takip ettiğini belirterek “Yılmaz Güney yönetmen olarak çok büyük, hayatı karmakarışık, tam bir Shakspeare. Çok ilgimi çekiyor” dedi.

Yılmaz Güney’i Scorsese Baba istedi
Gösterime Yılmaz Güney'in kızı da katıldı.

Amerikalı ünlü yönetmen Martin Scorsese’in başkanlığını yaptığı Dünya Film Fonu’nun maddi katkısıyla filmi restore ettiğini anlatan Akın, “Martin Scorsese bana Türkiye’den bir film restore etmemi önerdi. Çok duygulandım. Ee “Tabii baba” dedim. Scorcesse benim sinema babamdır. Yılmaz Güney’i etkileyen kimlerdi? Bunları merak ederek Lütfi Akad’a ulaştım. Sonra da Hudutların Kanunu filmine karar verdim” dedi.

Film arkeologu olmak istiyorum    

Kafasındaki bazı projeleri gerçekleştirdikten sonra kendisini tümüyle filmleri restore etmeye adamak istediğini belirten Akın, “Belki de sinemanın arkeolojini yapmak istiyorum. Çok değerli eski filmlerimiz var. Bana Cannes’da genç yönetmen diyorlar, ama ben klasik bir sinema tarzını seviyorum. Yeni sinema tekniklerine ve 3 boyutlu filmlere karşı değilim. Ama ben klasik tarzla devam etmek istiyorum. Bir Scorsese, bir Truffaut, bir Yılmaz Güney, artık böyle dev yönetmenler çıkmıyor. Türk yönetmenlerden Atıf Yılmaz, Lütfi Akad, Metin Erksan bunları önemsiyorum” dedi.   


Yorumları Göster
Yorumları Gizle