GeriKelebek Yılmaz evleneceğimizi daha ilk gün söyledi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yılmaz evleneceğimizi daha ilk gün söyledi

Yılmaz evleneceğimizi daha ilk gün söyledi
refid:8918904 ilişkili resim dosyası

Belçim Erdoğan, "Eğer aşkın ömrü iddia edildiği gibi üç yılsa, çok üzülürüm" dedi.

BELÇİM ERDOĞAN FOTOĞRAFLARI

Yılmaz Erdoğan'la evlendiğinden beri oyunculuğundan çok özel hayatıyla merak uyandıran Belçim Erdoğan, InStyle dergisine konuştu. Erdoğan, "Eğer aşkın ömrü iddia edildiği gibi üç yılsa, çok üzülürüm. Biz şu anda üçüncü yılımızdayız ve bunun ömür boyu sürmesini istiyorum. Sıradanlık ve alışılmışlık beni ürkütüyor. O yüzden aşka gerektiği emeği vermek gerek" dedi.

Ankaralı bir ailenin iki çocuğunun büyük olanı Belçim Erdoğan. "Harika anlaşırız. Benim hayatımın en özel insanlarından biri. Olayların bambaşka yönlerini gösterir bana" dediği bir erkek kardeşi var. İlk kez "Büyüyünce ne olacaksın?" diye sorulduğundan beri aynı cevabı veriyor Erdoğan: "Artist olacağım." Artist olma alıştırmaları tüm okul

Yılmaz evleneceğimizi daha ilk gün söyledi
yaşantısı boyunca devam etmiş zaten. Ne zaman 19 Mayıs için bir oyun hazırlanacak; Belçim sahnede... "29 Ekim’de programı kim sunar?" diye sorulduğunda Belçim yine ilk sırada...

Amcasının amatör tiyatrosunda ilk kez çıkmış sahneye, Ankara Sanat Tiyatrosu’nda kursiyer olarak yer almış. Okul tiyatroları da cabası... "Keşanlı Ali Destanı"nın Zeliha’sı olmuş lisede... İşin ilginç yanı, üniversite sınavı zamanı geldiğinde konservatuvar yerine Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nü tercih etmesiymiş. "Aslında konservatuvara gideceğimi düşünmüştüm hep. Klasik bir aile endişesiyle başka bir mesleğimin daha olmasını istedi annem ve babam. Ben de çok mücadele etmedim. Bu ateş benim içimde yanarken bir şekilde oyuncu olacağımı biliyordum çünkü" diye anlatıyor seçimini.

Paris’e ait olduğumu hissettim

Üniversitede bir arkadaşı vasıtasıyla Yılmaz Erdoğan’la tanışmış. O dönemde aralarında bir şey yok ama... Sadece oyunculuk konusunda fikirlerini alıyor Erdoğan’ın. Zaten kısa süre sonra da okulundaki kaydını dondurup Paris’e gidiyor güzel oyuncu. Nedeni o dönemde aldığı bir teklifle oynadığı ve aynı zamanda kamera arkasında da çalıştığı "Sıfır Kilometre" filminin montajını yapmak için Paris’te bulunmasının gerekliliği. "Hayatımda bir açılım bekliyordum" dediği açılım Fransa’da yaşamaya başlamakla gerçekleşiyor.

"Üç yıl kaldığım Paris’e karşı garip bir aidiyet duygusu hissettim. Çok mutluydum ama aynı zamanda da çok da yalnızdım" diye anlatmaya başlıyor ve devam ediyor: "Bütün çocukluğum arkadaşlarımla kah orada, kah burada gezerek geçtiği için, ilk kez kendi kendime kalma fırsatı buldum. Hayatımda ne istediğime de o dönemde karar verdim." Bu arada oradaki sanat dünyasından birkaç kişiyle tanışmış olmayı da tamamen bir şans olarak değerlendiriyor şimdilerde.

Arkadaşken de çok aşıktım ona

Paris’e gidiş hikáyesi kadar dönüş hikáyesi de ilginç. "O dönemde Yılmaz’la ilişkimiz başlamıştı. Ve ben Paris’te gitmeyi istediğim okula kaydımı yaptırmıştım. Ya orada kalacaktım ya da buraya gelip evlenecektim. O anda hayatımda bir daha ne zaman böylesine tutkulu bir duygu hissedebileceğimi düşündüm ve Yılmaz’ı seçtim." diyor yüzüne yayılan gülümsemeyle.

Bu romantik kızın hayatına aşkın yön verdiği, genç yaşta aşkının peşinden Türkiye’ye dönüp evlenmesinden belli. Peki "30’uma kadar hayatta evlenmem" diyen Belçim Erdoğan’ı Yılmaz Erdoğan nasıl kandırmış acaba? Ya da kim kimi ikna etmiş evliliğe?

"Bizimki ya hep olacaktı ya hiç. Ben arkadaşken de çok aşıktım ona. Yılmaz ilişkinin boyutlarını çok kolay değiştirebilirdi. Ama ipleri elinde tutup beni üzmeden, kırmadan ilişkiyi idare etti bir süre. Yoksa evleneceğimizi bana ilk gün söylemişti" derken tekrar o güne dönüyor. "Oyunculuk üzerine sohbet ederken birden ’Ben seninle

/images/100/0x0/55ea5d00f018fbb8f87b0f73
evleneceğim’ deyip güldü. O zaman da hayrandım ona ama "Bu ünlüler ne acayip" diye düşünmüştüm. Aradan zaman geçip evlenme teklif ettiğinde ise "Ben sana dememiş miydim?" dedi. Unutmamış yani o anı."

Evlilik teklifi öyle şampanyanın içinden çıkan yüzükle olmamış. Çeşme’de bir tatilde "Benimle elimizin uzandığı her yere iyilik ve güzellik götürmeye var mısın? Benimle evlenir misin?" diye sormuş Yılmaz Erdoğan. Yanıt coşkulu bir "Evet" olmuş.

Yılmaz aynı zamanda hocam

Ama bu evlilik mesleğini bırakması anlamına gelmiyor elbette. Aksine, Türkiye’ye dönünce Paris günlerinde tanıştığı Tomris Giritlioğlu’nun "Hatırla Sevgili" isimli dizisinde rol almaya başlıyor ve oyunculukla ilgili pek çok hayali var. "Ben sinemasız yaşayamam. Bir rol için çalışıyor olmak, onun için emek veriyor olmak duygusundan vazgeçemem. Şimdi oyunculuk coşkum çok kabarık ve onu tatmin etmek istiyorum. Sonrasında sinemada yönetmen olarak da yer almak isterim" diyor.

Peki Yılmaz Erdoğan’ın eşi olması gelecek tekliflerin önünde bir engel oluşturur mu? "Yılmaz, benim aynı zamanda hocam.  Bana o kadar çok şey öğretti ki... Ayrıca o her zaman benim iyiliğimi isteyecektir. İyi bir proje olduğunda o da beni destekleyecektir" diyor Erdoğan.

Aşkın ömrü üç yılsa çok üzülürüm

Belçim Erdoğan için aşk ömür boyu sürmeli... "Eğer üç yılsa, çok üzülürüm" diyor romantik bir ses tonuyla. "Şu anda üçüncü yılımızdayız ve bunun ömür boyu sürmesini istiyorum. Sıradanlık ve alışılmışlık beni çok ürkütüyor. O yüzden aşka gerektiği emeği vermek ve onu canlı tutmak gerek" derken aşkın yaşayan bir organizma olduğuna inandığını belirtiyor. Her ne kadar kayınvalidesi bir torun daha istese de çocuk meselesi biraz bekleyecek. "Bu sorumluluk için biraz daha vakit var. Ama iki-üç yıldan fazla da sürmeyecek" diyor sesini bir çocuk gibi incelterek.

Evlilik kararım biraz deliceydi

Hayat tecrübesi fazla bir adamla evlenme konusunda hiç mi korku duymamış hayatı yeni keşfeden bu genç kız? "Bu biraz benim deliliğimdi. Evlendikten sonra, ben nasıl bu kadar cesurca bu evliliğin içine girdim dedim kendi kendime. Tamam cesurca girdiğim için çok da güzel gitti her şey. Çok fazla planlayıp kafada kurgulayınca böyle olmayabilirdi. O coşku var ya... Bir de bir daha nasıl böyle bir duygu yaşarım ki diye de düşünüyor insan."


Yorumları Göster
Yorumları Gizle