GeriKelebek Yıldız olmak harika
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yıldız olmak harika

İngiliz rock topluluğu Radiohead'in son albümü ‘‘OK Computer’’ müzik dünyasının aklını başından aldı. Daha şimdiden müzik tarihinin en önemli albümlerinden biri olarak gösterilen OK Computer tam bir depresyon senfonisi. Topluluğun ‘‘çirkin’’ solisti Thom Yorke, gizemli ve çok sessiz, sürekli bunalımda bir adam olarak tanınıyor. Ancak ağzını açıp konuşmaya başladığında beklendiği kadar karamsar şeyler söylemiyor. Thom Yorke, İngiliz Q Dergisi'ne konuştu...Hayatınızın hep turnede, otobüslerde geçmesini istiyormuşsunuz. Doğru mu?Her şey uçaktan, uçmaktan iyidir. Uçmak sizi korkutuyor mu?İnsanlar kesilmeyi bekleyen koyunlar gibi sıraya girip, uçaklara biniyor. Alandaki kimyasal madde kokuları, güvenlik, havalandırmanın sahte havası, nemsizlik, first class'ın ayrıcalığı... Mide bulandırıcı.Uçaklarda sınıf ayrımcılığı yapıldığına mı inanıyorsunuz?Kesinlikle. Diğer bölümleri orta sınıf ve düşük sınıf diye adlandırmamalarına şaşırıyorum. Uçaklar beni hasta ediyor. Vücuda ve beyne zararlı.Tüm çocukluğunuzu hastanelerde geçirmeniz, ölümü erken farketmenize yol açtı mı?O şekilde düşünmedim. Ölümü tam anlamıyla bilip bilmediğimi de bilmiyorum. Yakınlarımdan, tanıdıklarımdan kimse ölmedi. 28 yaşındayım ve hiç ölü görmedim. Ölü birinin neler hissettiğini merak ediyorum. Ama saplantılı bir şekilde değil. Geçen yıl ‘‘Tibet: Yaşam ve Ölüm Kitabı’’nı okudum ve şok oldum. Batı toplumları bazı konulara ancak çok çok geç olduğunda ilgi duymaya başlıyor. Şarkı sözlerimde yazdığım birçok şey de bu kitaplardan alınma.Altı yaşına kadar beş tane göz operasyonu geçirdiniz. Şarkılarınızda hakim olan korku ve saldırganlığın kaynağının, okul müdürünüz olduğu söyleniyor. Sizi derinden etkileyen başka olaylar var mı?Annem hep çok sakin bir çocuk olduğumu söylerdi. Ellerimi çok kullanırdım. Lego yapar, bisikletime binerdim, araba dizaynı yapar, onları boyardım. Sonra rock'n roll'un gitar çizip, boyamak gibi bir şey olduğunu keşfettim. Bir çocuk olarak hiç sıkılmadım. Köprüler yapmak isterdim. Annem çok yaratıcı bir kadındı. Bana da ondan geçmiş. Hiperaktifliğim de babamdan. Sizi hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm ama çocukken hiç dışlanmadım. Exeter Üniversitesi'ndeyken çok iyi huylu bir öğrenciydiniz herhalde. - Eğer kusacaksam, bunu gidip odamda yapardım. Oxford'ta balo elbiseli öğrencileri sokaklara kusarken çok gördüm. Sonra yerleri uşakları temizliyordu. Bir köyde yaşamak istiyorum aslında. Şimdi bir starsınız. Zaman zaman size fazla geliyor mu?- Yoo her zaman yaptığım şeyleri yapıyorum. Onları yapmak için de ünlü olmak gerekmiyor. Mesela dün gece hayatımda ilk defa gitar kırdım. Maalesef akustik gitardı, gerçek bir rock'n roll tavrı olmadı. İlk çalışmalarınızı dinleyen bir kızın‘‘Şarkı sözleriniz işe yaramaz. Çok dürüst ve kişisel, çok direkt ve hayal gücüne yer bırakmıyor’’ değini söylemiştiniz. Tepkiniz ne oldu?- Haklıydı. İlk başladığımda şarkı sözü yazmakla pek ilgilenmiyordum. 11 yaşımdan beri gitar çalıyorum. 16 yaşımdayken müziğim şekillenmeye başladı ama beni insanların dinleyip dinlememesi ilgilendirmiyordu. Sonra bir anda sözlere önem verirsem, müzik yapmanın daha kolay olacağını keşfettim. Sözler müziği götürmek istediğiniz yeri gösterir. Hoşunuza giden ilk parçanız hangisi?- From The Bends albümünden Fake Plastic Trees (sahte plastik ağaçlar). The Tourist'i severim ama nasıl yazdığımı hatırlamıyorum.Neler söz yazmanıza neden olur?- Melodi ya da bir ses. Zaten bir şeyi ararsan asla bulamazsın. Olaylar olurken tepki vermek en iyisi. Böyle bir hayat yaşamak çok tuhaf. Çok ayrıcalıklı. Ama pop yıldızları bunun ne kadar muhteşem olduğunu pek itiraf etmezler. Elvis Costello, REM, Lennon, Tom Waits sizin kahramanlarınız. Başka?- Miles Davis. Bitches Brew albümünü hep arabada dinlerim. İlk dinlediğimde kaos gibi geldi. Dinledikçe o vahşiliğin içindeki güzeli buldum. Jazz değildi, rock'n roll hiç değildi. Subterranean Homesick Alien'ı Bitches Brew'dan esinlenerek yaptım. Pablo Honey ve The Bends'deki şarkı sözleriniz çok kendinizle ilgili.- Başka bir şey hakkında yazamazdım ki. Kendime dışarıdan bakamam. Bir yazar olarak duygularınızın dürüst olmasıyla ilgili problemleriniz var mı?- Hayır çünkü dürüstlükten endişe duymamayı öğrendim. Bu soru çok kabaca. Ticari başarı önemli mi?- Evet çok. Hem de olabildiği kadar çok. Gerisi saçma. Yazmaya başladığınızda tek istediğiniz başarılı olmak mı?- Kim kendisi için yazdığını söylüyorsa yalan söylüyordur. Herkesin kafasında izleyici, hayran hayali vardır. Bir sanatçıyı ayakta tutan tek şey bir gün yaptıklarının görülecek ya da dinlenecek olmasıdır. Sahnedeyken izleyicilerle iletişim kurar mısınız?- Evet. Bu yıl Glastonbury Festivali korkunçtu. Bütün ışıklar gözüme girdiği için hiçbir şey göremedim. Tek bir yüz bile. Çok tuhaf bir duygu. İzole edilmiş gibisiniz ama herkesin izlediğini de biliyorsunuz. Altı parçayı siyah bir duvara çalmış gibi hissettim. Sonunda seyircilerden biri yerdeki ışıkları tekmeledi de kurtuldum. Bir ara moda reklamlarına çıkmıştınız.- Evet büyük bir hataydı. Kendimi elbise giymiş bir at gibi hissettim. O zamanlar egoma çekici gelmişti.