GeriKelebek Yeni şarkıları ilk kez İstanbul’da söyleyeceğim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeni şarkıları ilk kez İstanbul’da söyleyeceğim

Yeni şarkıları ilk kez İstanbul’da söyleyeceğim
refid:24714153 ilişkili resim dosyası

90’ların başında sol yanağındaki beni ve alnındaki perçemiyle gözümüze çarptı. İngiltere’de iki kez Brit ödülü kazandı.

Radyolarda en çok ‘All around the World’ şarkısı çalan Lisa Stansfield, Türkiye’de en çok ‘Bodyguard’ filminin soundtrack albümünde yer alan ‘Someday I’m coming back’ ile biliniyor.

2005’ten beri ortalarda yoksunuz. Neler yaptınız bu süreçte?
- Genç yaşta öyle bir şöhrete sahip olunca bir süre sonra o koşuşturmaca ve yoğunluğa ara vermek istedim. Ve bu ara yedi yıl kadar uzun sürdü. Aslında çalışmaya devam ettim. Çıkarmayı planladığım albümüm için şarkılar yazmakla, üretmekle meşguldüm. Tabii aynı zamanda dinlendim ve eğlendim de... Bu arada sigarayı da bıraktım. Bunun sesime olan etkisini anlatmam mümkün değil, bana çok iyi geldi.
Yeni albüm ‘Seven(7)’da bu süreci mi anlatıyorsunuz?
- Bu, yedinci stüdyo albümüm. Aslında garip oldu çünkü albümün adını ‘Seven’ koymaya ilk başta hiç niyetimiz yoktu. Konserlerim esnasında yaptığım birkaç röportajda, henüz albümün bir adı olmamasından ve yedinci albümüm olmasından dolayı “Bize yeni albümünüz Seven’dan (yedi) bahseder misiniz?” diyorlardı. Ben de her seferinde albümün adı ‘Seven’ değil, nereden çıktı acaba, diyordum. Hakkında konuşmaya devam ettikçe, güzel bir fikir olduğunu düşündüm. Albümü de 7 Ekim’de piyasaya çıkarmayı planlıyoruz. Bu yüzden de anlamlı oldu.
90’lardan bu yana popüler müzik çok değişti. Bu sizin müziğinizi de etkiledi mi?
- Eski soul klasikleri her zaman bana ilham vermiştir. Chaka Kaan, Aretha Franklin, Otis Redding ve daha birçok isim sayabilirim. Soul, bana çok hitap eden bir müzik tarzı. Yeni albümde, sevdiğim ve bütünleştiğim tüm sound’ları bir arada sunacağız. Biraz swing, biraz caz, biraz R&B ve biraz da soul karışımlarıyla tüm ruhlara hitap edeceğimi düşünüyorum. Tarzımı korumayı seviyorum. Zamana uymak yerine, zamanın bana uymasını sağladım sanıyorum. O yüzden tarzımı çok değiştirmemeye gayret ettim. Gelişmeleri de es geçmeden daha modern ama hep ‘Lisa Stansfield şarkısıdır bu’ diyebileceğiniz işler yapmaya özen gösterdim. Elbette 90’lardan bu zamana her şeyden önce tecrübeyle edindiğim değişiklikleri hayatıma yansıtmaya çalışıyorum. Ama müziğimi dijitalleştirmeyi sevmiyorum.
Peki, günümüz müziği size acı veriyor mu?
- Hızlı tüketilecek kadar hızlı üretilen ama üzerine düşüldüğünde de bizim 90’larda yaptığımız gibi, orkestrasyonu güçlü arşivlik şarkıların çıktığı karışık bir dönemdeyiz. Ben bildiğimi okumaya devam ediyorum. Sevdiğim işler kesinlikle var. Adele’in sesine bayılıyorum mesela. Amy Winehouse’u da çok beğeniyordum. Hâlâ ‘Back to Black’ çaldığında kendimi çok kötü hissediyorum.
Uzun yıllardır eşiniz Ian Devaney ile çalışıyorsunuz. Yeni albümde de ortak çalışmalar oldu mu?
- Evet, yeni albümde hem prodüktörüm hem de eşim olarak birlikte çalıştık Ian ile. Ayrıca alanlarının en iyi isimlerinden John Robinson ve Jerry Hey ile güzel işbirlikleri yaptık.
Hollywood, şarkılarınızı seviyor. Günümüzde filmler, tema şarkılarının listelerde yükselmesine yardımcı oluyor. Yeni bir film müziği gelecek mi?
- Bugüne kadar ‘The Bodyguard’, ‘Swing’, ‘This Life’, ‘The Pagemaster’ ve ‘Only Fools and Horses’ gibi dizi ve filmlerin soundtrack’lerinde yer aldım. Bu aydan itibaren gösterime girecek olan ‘Northern Soul’ adlı bir filmde rol alıyorum. Ödüllü fotoğrafçı ve belgesel yapımcısı Elaine Constantine’in yönettiği filmde, oynamaktan büyük keyif aldığım anne rolüyle beni izleyeceksiniz. Elaine’i yıllardır tanırım. Senaryoyu okuyunca sızlanan yaşlı anne olduğumu gördüm. Çocuğum olmadığı için benim için yeni bir roldü. Fakat oğlum Elliot’a (James Langridge) patronluk taslamak ve babama (Ricky Tomlinson) bağırmak çok zevkliydi.
Haberimiz olmadan daha önce ülkemize geldiniz mi?
- Türkiye’ye de İstanbul’a da ilk defa geleceğim. Türkiye hakkında çok güzel şeyler duydum. İstanbul’un çok güzel ve büyüleyici bir şehir olduğunu biliyorum ve Türk yemeklerine de bayılıyorum!
Bir sürpriz olacak mı konserde?
- Ben en çok müziğimi önemsiyorum. Çünkü onun dışında ne yapsam ikinci planda kalıyor gibi geliyor. Ama bu konserde yeni albümümden şarkıları da ilk kez söyleyeceğim için ayrıca heyecanlıyım.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle