GeriKelebek Yeni otomobilim (3)
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeni otomobilim (3)

BULABİLDİNİZ mi?Hatırlayın, geçen pazar İngiliz estetiklere duyduğum hayranlığı ballandıra ballandıra anlattıktan sonra, yeni otomobilimin ‘British’ damga taşıyabileceğini çağrıştırmıştım. Hatta, arabamın hangi marka olduğu konusunda sizleri ‘müşterek bahse’ davet etmiştim.Bir Allah’ın kulu da çıkıp hesabıma üç kuruş göndermedi. Hiç kimse iddiaya tutuşmadı.Eh keyfiniz bilir, çünkü yine burada ayan beyan ilán etmiştim ki, şu an sefasını sürmekte olduğum harikuláde otomobilin markasını doğru saptayanlar, koca bir galon ve Abdi Bey’in abdest suyu ılıklığında İngiliz birasıyla mükafatlandırılacaktı.*BURADA biraz daha ipucu vereyim. Tabii, öyle ‘Rolls Royce’leri, ‘Bentley’leri, ‘Daimler’leri, hatta ‘Jaguar’ları bir kalem geçin. Devenin nalı!Hadi, bu sonuncusunun şimdilerde bayağı bayağı ‘demokratikleştiğini’ ve harc-ı alem modellerinin bir alay Alaman markadan bile ucuza satıldığını kabullenmiş olayım.Fakat insaf, diğerlerinin sadece dört tekerleği benim bir senelik iaşeme tekabül eder.Kaldı ki, ‘Bedava verseler de almam’ diyerek yalan söylemeyeceğim ama yine de, Harun zengini olduğum varsayılsa dahi, özgür bir tercih imkanı tanındığı takdirde ne ‘Rolls Royce’un, ne ‘Bentley’in, ne de ‘Daimler’in yakınından geçerim.*HAYIR, tabii ki bunların İngiliz asaletlerini ‘küçümsediğim’ için değil! Tam tersine, ‘büyüttüğüm’ ve bu büyüklük de bana çok, çok fazla geldiği için.Bir kere, yukarıdaki markalardan vasıtalara mutlaka ve mutlaka şoför gerekir.Oysa ben bu tür bir ‘hizmet hizmetli’ ilişkisine giremem. Utançtan ölürüm.Zahir eski ‘sol mankafalığımın’ hálá derin bilinçaltımda hüküm sürmesinden olacak, şoförün kapı açacağı bir otomobile binmeye kalkışsam derhal kızarır, bozarır, morarır ve ilk parkingde de adamcağızın üniformasıyla üstümdeki esvaplarımı hemen değiş tokuş ederim.Onu sağ arka koltuğa oturttuğum gibi kepi kafama takar ve sol öne kendim geçerim.*ZATEN de bilhassa ikinci olarak, vasıtayı mutlaka ben kullanmalıyım!Bedenim motorla ve beynim direksiyonla yekpare bir bütünlük kazanmadığı takdirde, ‘dişi’ kategoride addettiğim otomobilin ‘doyum’una ulaşmam mümkün olabilir mi?Koca cüssesini park edecek ferah feza yer bulmak, alengirli aparatını kurcalamamaları için hoyrat kahyaları tembihlemek; kaportasını çizmesinler diye vandal lumpenleri kollamak gibi pratik sorunları geçsem dahi, böylesine ‘göz çıkartan’ otomobillerin sahipleri, aslında ‘Bentley’ için geçerlilik taşımasa bile ‘yeni zengin’ damgası yerler.Ben böyle bir şey yerine ebedi ‘çulsuzluğu’ bin defa tercih ederim.Tabii bu arada, yukarıdaki ‘Üç İngiliz Kraliçe’nin inanılmaz vergilerine; bir o kadar fahiş sigorta primlerine; kuyumcuya ısmarlama yedek parça fiyatlarına; fil hortumu ne kelime, beygir beygir silindirlerinin ‘pipe line’ borusuyla yuttuğu benzin faturalarına hiç değinmiyorum.Çünkü bu takdirde de ‘ayranı yok içmeye, tahtırevanla gider şaapmaya’ sözünü işitirim ki, söyleyenler yerden göğe kadar haklı olurlar.*PEKİİ, bu durumda yeni otomobilim hangi İngiliz armayı taşıyor?‘Rolls Royce’, ‘Bentley’, ‘Daimler’ ve ‘Jaguar’ olmadığı artık kesinkes anlaşıldığına göre, şimdi içinde kurum kurum ‘hava attığım’ vasıta ne marka?Hemen bir ipucu daha vereyim, öyle mücevherciye ısmarlanan en nadide pırlanta cinsinden bir ‘Aston Martin’i; yahut, ondan biraz daha harc-ı alem addedilse bile yine de sıradan fanilere nasib olmayan türden bir ‘Morgan’ı falan da unutun.Papel boyutunu geçtim, bu yaştan sonra ne ‘Aston Martin’ direksiyonunda James Bond filmi çevireceğim; ne de motorun bütün harikuladeliğine rağmen zürafa boyumu ‘Morgan’na sığdırabilmek için süspansiyonsuz koltuklara iki büklüm çömeleceğim.*GERİYE ne mi kalıyor? Teessüf ederim, fi tarihinin ‘Batmayan Güneş İmparatorluğu’nda daha başka markalar da var ama, tabii bir de benim otomobilimin markası var!Daha doğrusu, vardı!Tüh, ‘vardı’ diyerek işte ağzımdan kaçırdım ve en büyük ipucunu vermiş oldum. Eğer gelecek pazara kadar bulamazsanız, bu defa size gerçekten büyük teessüf ederim.