GeriKelebek YASTIKALTI ÖYKÜLERİ… Zenginlik ve yoksullukGünlerden bir gün bir baba oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı: Baba, tüm insanların aynı koşullarda
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

YASTIKALTI ÖYKÜLERİ… Zenginlik ve yoksullukGünlerden bir gün bir baba oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı: Baba, tüm insanların aynı koşullarda

YASTIKALTI ÖYKÜLERİ… Zenginlik ve yoksullukGünlerden bir gün bir baba oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı: Baba, tüm insanların aynı koşullarda yaşamadığı konusunda oğluna bir ders vermek istiyordu… Yoksul bir ailenin çiftliğinde bir gün ve gece geçirdiler. Yolculuktan dönerken baba oğluna sordu: "Yeni tanıdığın bu insanlar hakkında neler düşünüyorsun?""Bazılarının çok şeyi var, bazılarının da az şeyi" diye yanıtladı küçük oğlan.Baba gülümsedi:"Doğru" dedi. "Bazıları bazı şeylere sahip değildir; onlar yoksuldur.""Biz de zengin olamaz mıyız peki" diye sordu çocuk…"Nasıl yani" dedi babası, "kim zengin?""Onlar tabii… Bizim bir köpeğimiz var, onların dört; biz her tarafı kapalı bir havuzda yüzüyoruz, onlar sonu görünmeyen bir derede; bizim bahçemizdeki lambalar çok güzel aydınlatıyor bahçeyi ama onlar yıldızları ve ayın ışığını kullanabiliyorlar; biz bahçemizde otururken bahçedeki ağaçları ve bahçenin duvarını görüyoruz en uzakta, onların tarlaları gökyüzüyle buluşacağı yere kadar gidiyor…"Oğlu sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek birşey bulamadı. Oğlu gülümseyerek ekledi: "Beni onlarla tanıştırdığın için çok teşekkür ederim."TebessümKüçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Hüzünlü adam bu saf ve içten gülümseyiş karşısında kafasındaki döngünün dışına çıktı. Birden, yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Eski arkadaşına hemen bir not yazıp yolladı. Aldığı teşekkür mektubu eski dost'u öylesine keyiflendirdi ki, öğle yemeklerini yediği lokantada çalışan garson kıza çok yüklü bir bahşiş bıraktı.Garson kız hayatımnda ilk kez bu kadar çok bahşiş alıyordu. Akşam eve dönerken, her zaman köşe başında oturan yoksul adamın şapkasına bir teklik bıraktı.Yoksul adam iki gündür doğru dürüst birşey yememişti. Yüreği minnetle doldu. Karnı, belki de aylardır ilk kez böylesine doymuştu. Bodrum katındaki küçük odasına giderken ıslık çalıyordu.Islığı işiten bir köpek yavrusu soğuktan donmuş bir halde yanına geldiğinde onu da kucağına alarak bodrum kattaki odasına götürdü…Küçük köpek gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu. Sıcak odada sabaha kadar koşuşturdu.Gece yarısını birkaç saat geçmişken küçük köpek havlaya havlaya uyandırdı yoksul adamı. Bir duman kokusu vardı… Adamla birlikte odadan dışarı çıkan köpek havlamalarıyla tüm binayı ayağa kaldırdı… Başlamakta olan bir yangın herkesin desteğiyle söndürüldü…Dumandan boğulmak üzere olan küçük çocuklar şimdi anne-babalarının kucağında gülümsüyorlardı… Ayırdetmeksizin ve herkese… Hüzünlü adamlara bile… Cem SOYDAN - 4 Şubat 2000, Cuma