GeriKelebek Yalın ABD’ye yerleşiyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    5
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yalın ABD’ye yerleşiyor

Yalın ABD’ye yerleşiyor
refid:8083084 ilişkili resim dosyası

Önümüzdeki hafta Los Angeles'a gidecek olan genç şarkıcı, "Bu konser benim Amerika serüvenimi başlatmam için önemli bir adım olacak" dedi.

Yalın, 31 Ocak’ta Los Angeles’taki LA Theatre’da, "Değmez" adlı şarkısını albümüne koyan Japonya’nın ünlü sanatçısı A.I ve Grammy ödüllü ABD’li sanatçı Shaggy ile birlikte konser verecek. Önümüzdeki hafta Los Angeles’a gidecek olan genç şarkıcı, "Bu konser benim Amerika serüvenimi başlatmam için önemli bir adım olacak" dedi. Yalın, eylülde Amerika’ya yerleşeceğini de ilk kez Kelebek’e açıkladı.

"Değmez" şarkınız 2006’da, Japonya’nın R&B kraliçesi olarak tanınan A.I’nin albümünde "Famous" adıyla yer aldı. Okumalara sizinle birlikte Grammy ödüllü sanatçı Shaggy de katıldı. Bu buluşma nasıl gerçekleşti?

Yalın ABD’ye yerleşiyor
- İlk albümüm "Ellerine Sağlık" Universal Müzik’ten piyasaya çıktı. Albüm, kısa sürede 300-400 bin gibi bir satış rakamına ulaşınca bu durum Avrupa Universal’ın dikkatini çekmiş. CD’mi Amerika’daki Martin Kierszenbaum’a (T.A.T.U grubunu yaratan Kierszenbaum, ayrıca Shaggy ve Sting’in de prodüktörü) göndermişler. Sonra Martin beni buldu ve benden izin alarak "Değmez" şarkımı biraz değiştirip Shaggy’ye gönderdi, rap kısmını ona söyletti. Ardından bu parçaya benim Türkçe sözlerim eklenip, farklı 9 şarkıyla birlikte Japon A.I’ye gönderildi. O da 10 şarkı arasından benim parçamı seçerek, yeni çıkacak albümüne koydu. Yurtdışı maceram da böylece başlamış oldu. Türk, Japon ve Amerikalı sanatçıların bir araya gelip müzik yapması bence çok hoş bir buluşma oldu.

Şimdi bu üçlü Los Angeles’ta konser verecek değil mi?

- Evet... A.I, albümünü tanıtmak için turneye çıkıyor ve ilk konserini de 31 Ocak günü Los Angeles’taki LA Theatre’da verecek. Ben de konsere davet edildim ve onunla beraber "Değmez"i Türkçe söyleyeceğim. Shaggy de olacak.

Bu çok önemli bir konser. Neler hissediyorsunuz?

- Tabii ki çok heyecanlıyım. Japonlar’a ve Amerikalılar’a Türkçe şarkı söylemiş olacağım ve şarkımla oradaki insanlara kendimi gösterme şansı bulacağım. En önemlisi de benim şarkımın bir başkası tarafından konserde seslendirilmesi. Bu konser Amerika serüvenimi başlatmam için önemli bir adım olacak.

Amerika serüveniniz mi başlıyor?

- Evet... Eylül gibi Los Angeles’a yerleşeceğim. O da şundan dolayı, Martin yurtdışına yönelik bir single çalışması yapmamı istiyor. Bunun için de çalışmalara başladık. Fakat benim Türkiye’de bulunmam, bu çalışma açısından pek sağlıklı olmuyor. Dolayısıyla eylülde oraya gideceğim. Ne zaman dönerim, onu bilmiyorum.      

Sizin için zor bir süreç olacak. Eleştirileri şimdiden duyar gibiyim.

/images/100/0x0/55eb335ef018fbb8f8b1e277
- Bakın, burada müzikal anlamda bir süre sonra kısır döngü başlıyor. Ben dört yıl içinde Kuruçeşme Arena, Harbiye Açıkhava ve stadyum konserleri verdim. İstediğim sahnelere çıktım. Bunun daha üstü yok. Dolayısıyla hedef koymak gerek. Şimdiki hedefim yurtdışı... Ben Los Angeles’ın çok ünlü bir mekanında, dünyaca ünlü isimlerle bir araya gelip, Türkiye’nin güzel bir yüzü olarak Türkçe şarkı söyleyeceğim. Bununla gurur duyulması gerekir.

Amerika’yı çok deneyen oldu ama başarıya ulaşamadılar. Önünüzde benzer çok örnek var...

- "Biz yapamayız, çok zor" diye bir şey yok. Ben bunları kabul etmiyorum. Önemli olan şarkıdır. Güzel şarkı herkesi etkiler. Günün sonunda şarkı kazanır. Ben o kazanacak olan şarkının peşindeyim. Bunun için de denemek gerekir. Sonucu ne olursa olsun, asla üzülmem. En azından "Denedim ve bunun için uğraştım" diyeceğim. 40 yaşlarıma geldiğim zaman "Ya neden denemedim" demek istemiyorum. Bunu dersem, hiçbir şey yapmamış addederim kendimi. Bunun olmasını istemiyorum.

Peki, sizin Tarkan, Kenan Doğulu, Mustafa Sandal, Sertab Erener’den bu anlamda daha şanslı olduğunuz bir taraf var mı?

- Bu yola çıkarken, o dünyayı bilen birinin yanınızda olması gerek. Benim yanımda Martin var. Şimdiye kadar yapılan işlerde ben bunu görmedim. Yapılan albümlerde ya kendileri prodüktör oldular ya da Avrupa’daki yerel bir plak şirketi ile yola çıktılar. Oynanmak istenen market Amerika ve dünya ise, o işin içindeki adamları kullanmak gerekir. Bunun için de gerekirse o adamların kapısında yatmalı... "Ben zaten Türkiye’nin starıyım, o adamlar beni beklesin" dersen, olmaz. Ben Martin ile yola çıkarken hiç böyle düşünmeden hareket ettim. Görüşmek için ben onun ofisine gittim, o da kaldığım otele gelerek benimle kahvaltı etti. Dolayısıyla bu yolculukta egoları Türkiye’de bırakmak gerek, başka türlü olmaz. Çünkü sırada bekleyen binlerce yetenekli insan var.

KURGULANMIŞ ROMANTİZMİ SEVMEM

 Ne diyelim, yolunuz açık olsun. Umarım hayaliniz gerçekleşir.

- Ben şu anlamda umutluyum: Martin bana bu teklifi getirdi, bana albüm yapmak istediğini söyledi. Sonra Grammy ödüllü bir şarkıcı olan Shaggy benim şarkımı söyledi. Hem de beklemediğim bir anda... O yüzden iyi şeylerin olacağını hissediyorum.

Yalın ABD’ye yerleşiyor
Orada yapacağınız single, ne zaman piyasaya çıkacak?

- Hiç bilmiyorum. Ama muhtemelen 2009’u bulur. Şu an iki şarkı üzerine çalışıyoruz. Martin bana bir takım ritimler gönderdi. Ben o ritimlerden yola çıkarak bir melodi bulacağım. O da üzerine Amerika’da söz yazdıracak. Ardından stüdyo dönemi başlayacak.

Bu da uzun bir süre orada kalacağınız anlamına gelir.

- Hiç bilmiyorum, ama buradan kopmayacağım. Yaza belki bir single çıkarırım. Çünkü elimde çok enteresan bir şarkı var. Yine sözü ve müziği bana ait. Adı "Bitpazarı." Çok değişik bir şarkı oldu.

Sözleri nasıl?

- "Eskiye rağbetse burası bitpazarı, dönüşü kırık zaman makinesi, acilen bir mum yakmalı, romantizme yanaşmalı..."

Romantik misinizdir?

- Bilinen bir romantizm anlayışım yoktur. Hani romantik bir resim vardır; mum, yemek masası, şarap vs... Ben o sahneye acayip karşıyım. Ben romantizmin daha anlık bir şey olduğuna inanırım.

Oysa dışarıdan bakıldığında o yemekleri yapan, mumları yakan, "klasik romantik" anlayışına uygun, mülayim biri gibi duruyorsunuz.

- Dediğim gibi kurgulanmış romantizmi sevmem. O anda olacak şeyler beni daha çok heyecanlandırır.

Reklam aşkıyla yükselmeyi kendime yediremem

Nilay Dorsa, "Yalın’la görüşüyorduk ama ona Tuba Ünsal uygun görüldü. Çünkü o dönem onun böyle bir şeye ihtiyacı vardı" dedi. Hiç reklam ilişkisi yaşadınız mı?

/images/100/0x0/55eb335ef018fbb8f8b1e27b
- Universal yöneticileri hálá burada, gidip onlara da sorabilirsiniz. Bizim kocaman bir toplantı masamız vardı. O toplantı masasında biri böyle bir şey önerse, sanırım şirketten kovulurdu. İlk albümü yaptığımızda zaten bizim çok güzel bir şarkımız vardı. Onun o kadar büyük bir kuvveti vardı ki, yanımda sevgilimin dahi görülmesi istenmedi; sırf şarkının önüne geçilmesin diye... Dolayısıyla bizim öyle bir derdimiz, sıkıntımız olmadı. Ayrıca ben de böyle bir şeyi içime sindiremem. Birine yaslanıp yukarı çıkmayı kendime yediremem.

50 yaşındayken de gençlere müzik yapmaya çalışırsam beni durdurun

Şarkıcı olmasaydınız ne olmak isterdiniz?

Yalın ABD’ye yerleşiyor
- İsteğimin gerçekle pek alakası yok ama yine de söyleyeyim; Süpermen olmak isterim. Önceki akşam Süpermen’in son serisini izledim. Çok keyif aldım. Her izlediğimde çok heyecanlanıyorum.

Yaşlanmaktan korkuyor musunuz?

- Şöyle bir korkum var; 45-50 yaşlarında hálá gençlere müzik yapmaya çalışan bir adam olmak istemiyorum. Bu başıma gelirse durdurun beni... 50 yaşındaki bir insan gibi şarkılar üretip, kendi yaş grubuma bir şey yapacaksam tamam, sorun değil. Ama gençleri yakalamanın derdine düşersem, işte beni orada durdurun diyorum.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle