GeriKelebek ‘Yalan Dünya’nın üç kahramanı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Yalan Dünya’nın üç kahramanı

‘Yalan Dünya’nın üç kahramanı
refid:19594289 ilişkili resim dosyası

Kanal D, çok iddialı ve bol kahkahalı bir diziyle izleyicilerini buluşturmaya hazırlanıyor. Cihangir’deki bir apartmanda, hatta aynı terasta yaşayan birbirine zıt iki ailenin çatışmalarını ekrana taşıyacak olan “Yalan Dünya” yakında başlıyor. Gülse Birsel’in kaleme aldığı projenin detaylarını üç başrol oyuncusu Hasibe Eren, Füsun Demirel ve Altan Erkekli’ye sorduk.

ARANAN KADRO İZLEYİCİ KARŞISINDA (FOTO-GALERİ)

HASİBE EREN: BU ROL YÜZÜNDEN ACI ÇEKİYORUM        

Sizi çok şık gördük... Hatta biraz fazla şık! Evin rüküş kızısınız sanıyorum... 

- Evet. Oynadığım karakterin adı Gülistan. 40-42 yaşlarında, sonradan görme bir kadın... Hep kendine yakışmayan pahalı kıyafetlere harcama yapıyor. Gösterişi, şatafatı seven bir anne... Sağlıklı ilişkisi olmayan 20’li yaşlarında bir oğlu var. Onun gerçek sorunlarının farkında değil. Sevgi göstermenin ve her istediğini yapmanın bu sorunları çözeceğini düşünüyor. Bir de sürekli kocasının kendisini aldattığından şüphe eden -ki bu şüphelerinde haklı- takıntılı bir karakter. ıkiyüzlü aslında; kendisini dışarıya olduğundan farklı gösteriyor. Sanırım kendi de dahil dürüst olduğu kimse yok.

Böyle bir karakteri canlandırmak zevkli mi?
 
- İlerde çok zevkli olacağını biliyorum ama şu an acı çekiyorum!  
     
Neden?   

- Aslında oynadığım her dizide ilk bölüm acı çekmişimdir. Çekime girmeden önce hayal ettiğiniz, provalarda denediğiniz şeyleri tam anlamıyla hayata geçirene kadar acı çekersiniz. Bu kez biraz daha zor oldu sanki.

Bu rol mü zorladı sizi?

- Galiba. Ya da ben kendime acılar çektiriyorum.

Gülistan, “Avrupa Yakası”nda canlandırdığınız Makbule’den çok farklı bir karakter...

- Aslında benzeyen tarafları da var. Makbule de alaturka bir kadındı. Aileden zengin, sevgiliye ya da kocaya düşkün, evlendirilmek üzere yetiştirilmiş biriydi. Dolayısıyla farklı renkler bulmak konusunda çok zorlandım. Neyse ki Gülistan, Makbule gibi stilize bir karakter değil, daha gerçek...

Dizide Olgun şimşek’in canlandırdığı Selahattin’le evlisiniz. Nasıl aranızdaki uyum?

- Olgun ile oynamak çok zevkli, çok öğretici. Ama Selahattin sahtekârın teki. Karı-koca birbirinden sahtekâr aslında. Her biri bir kapının ardında dolap çeviriyor. Bu arada Selahattin’in ailesinden bağımsız pavyonda şarkı söyleyen bir metresi var.

Ya diğer oyuncular?

- Oyuncularından yazarına ve yönetmenine herkes harika; rüya takımı gibi. Bir oyuncu daha ne ister. Kendimi çok şanslı ve mutlu hissediyorum. ılk birkaç bölümün krizlerini atlatınca eminim sefasını süreceğimiz çok güzel zamanlar gelecek.

FÜSUN DEMİREL: HAYALİMDEKİ GELİN DENİZ DEĞİL

Füsun Hanım, siz Kocabaş ailesinin annesini canlandırıyorsunuz. Nasıl bir anne bu?

- Servet daha önce oynadığım annelerden biraz farklı. Çünkü sınıfsal konumu farklı. ınşaat sektöründen zengin olmuş bir ailenin mensubu... Geleneklerine bağlı, ilkokul mezunu bir kadın. Gösterişe meraklı, maddiyata fazlasıyla değer veren ve dış dünya ile ilişkilerini maddiyat üzerine kurmuş. Çok zengin olmalarına rağmen temizliğini kendisi yapıyor. Terlik takıntısı var bir de; teras terliği ayrı, ev terliği ayrı. Temizlik konusunda aşırı takıntılı.

Dizide karşı daireye taşınan komşularınızla aranızda ufak çapta bir çatışma da var sanırım...

- Evet... Karşı dairemize taşınan Gülse Birsel’in canlandırdığı Deniz, onun kardeşi ve arkadaş grubu ile bizim aile arasındaki çatışmalar üzerine kurulan bir komedi var zaten. Tamamen iki farklı dünya. Servet, Beyazıt Öztürk’ün canlandırdığı oğlu Rıza’ya çok düşkün. Rıza ile Deniz birbirlerinden hoşlanıyor ve aralarında bir flört başlıyor. Servet de bundan çok ürküyor. Asla hayal edemeyeceği bir gelin adayı. En büyük çatışmalar da bu yüzden çıkıyor.

Servet’in aklında başka bir gelin adayı mı var?

- Evet. Hanım hanımcık, harika bir ev kadını olabilecek Nurhayat, onun hayalindeki gelin adayı. Ama Rıza ona aşık değil işte.

Beyazıt Öztürk ile anne-oğul olmak nasıl?

- Bana çok keyif verdi.

Biliyorsunuz kendisi gerçekte annesine çok düşkündür ve bunu her fırsatta söyler...

- Bizim aramızda da öyle bir ilişki başladı. Süreç ilerledikçe birbirimize çok düşkün olacağız diye tahmin ediyorum.

Annesi kıskanmasın...

- Yok canım, olmaz öyle şey...

ALTAN ERKEKLİ: ŞEHMUZ, NÜKTEDAN BİR AİLE BABASI

Yeni diziniz hayırlı olsun Altan Bey... Bize biraz üstlendiğiniz şehmuz karakterinden bahseder misiniz?

- Teşekkür ederim... şehmuz yola inşaat işçisi olarak çıkıp, ideallerinin peşinden koşarak müteahhit olmuş, İstanbul’da kendi kültürüyle yaşayan, ailesine ve geleneklerine bağlı, damadı ile uzlaşmaya çalışan, nüktedan bir aile babası. Anadolu’nun geleneksel aile yapısı itibariyle babanın bir üstünlüğü var gibi görünse de evi aslında anne ile kızı idare ediyor.

Damadı ile uzlaşmaya çalıştığını söylediniz. Neden uzlaşmakta zorluk yaşıyorlar?

- Damadı fırıldak. Hem dünya görüşü olarak, hem ahlaken... şehmuz daha sakin. Ama inşaattaki işleri yürütmek için damadına da ihtiyacı var. O yüzden anlaşmak mecburiyetinde kalıyor.

Sizin açınızdan bu diziye “evet” dedirten neydi?

- Ben ilk kez Kanal D’nin bir dizisinde yer alıyorum. Kanal D’den gelen bir projeye yüzde 50 iyimser yaklaşıyorsunuz. Özellikle benim kuşağımın oyuncuları. Gülse Birsel de çok önemli bir kalem. Daha önceki işi fenomen oldu. Üçüncüsü de yönetmenimizle daha önce “Yerden Yüksek” dizisinde çalıştık. Kadromuz çok güzel.

Dizinin hikayesi Cihangir’de geçiyor. Sizin Cihangir ile aranız nasıl?

- Ben Ankaralı bir oyuncuyum. İstanbul’a geldiğimizde Cihangir Otel’de kalırdık. şimdilerde Cihangir’e pek gidemiyorum ama.

Yeni yıl için sinema projeniz var mı?

- Tunç Okan’ın “Kaplumbağalar” romanından yola çıkarak “Umut Üzümleri” diye bir film çektik. Mart ayında vizyona giriyor. O filmde tek bacağı aksak, münafık ve sevilmeyen birini oynuyorum.

Dramda mı yoksa komedide mi daha iyi hissediyorsunuz kendinizi?

- İyi bir şey yapayım da hangisi olursa olsun diyorum ben.

Peki son olarak, hangi dizileri takip ediyorsunuz?

- “Fatmagül’ün Suçu Ne” ve “Kuzey Güney”i izliyorum.

                                                        


Yorumları Göster
Yorumları Gizle