GeriKelebek Wikileaks belgeleriyle ilgili 3 kritik soru
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    33
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Wikileaks belgeleriyle ilgili 3 kritik soru

Wikileaks belgeleriyle ilgili 3 kritik soru
refid:16413181 ilişkili resim dosyası

Wikileaks tarafından sızdırılan ABD belgelerinin Türkiye’ye ilişkin olanlarının tümünü okuyunca, insanın aklına ister istemez birkaç soru geliyor. Bunlardan ilki neden bu belgelerin seçildiği sorusu. Bir diğer soru, bu belgeleri kimin seçtiği ve yayın sırasını neye göre belirlendiği. Üçüncü soru: Belgelerde neden bazı isimler açık, bazıları karartılmış?

 

NEDEN BU BELGELER SEÇİLDİ?
• Türkiye konusunda, özellikle Ankara Büyükelçiliği’nden sızan belgeleri dikkatle incelediğinizde, ortaya birkaç ilginç tespit çıkıyor. İlk tespit şu; sızan belgeler döneminde Ankara’da dört ayrı Büyükelçi görev yaptı: Eric Edelman, Mark Pearson, Ross Wilson ve James Jeffrey. Edelman, Cumhuriyetçi Parti’ye çok yakın. Bush döneminde, Savunma Bakan Yardımcısı olması da bunun göstergesi. Pearson ve Wilson, kariyer diplomatlar ve Amerikan siyasetine fazla bulaşmış değiller. Jeffrey ise, halen aktif görevde. Ankara’dan sonra, Bağdat’a Amerikan Büyükelçisi olarak atandı ve orada görev yapıyor.

Zeynep GÜRCANLI
hurriyet.com.tr

• Sızan belgelere baktığınızda, Edelman imzalı olanlar, Amerikalı yetkililerin Ankara’da Türk yöneticilerle/bakanlarla yaptığı görüşmelerin tutanakları değil, daha çok Büyükelçi’nin Türkiye konusundaki değerlendirmelerine ilişkin. Üstelik, bu değerlendirmelerde son derece sübjektif ifadeler yer alıyor. Ve bu değerlendirmeler de Türkiye’nin dış politikasına değil, iç politikasına yönelik. 

• Pearson’dan hiçbir değerlendirme yok. Halen aktif görevde olmayan Wilson imzalı değerlendirmeler genellikle AK Parti’nin kapatma davasına ilişkin. Ancak değerlendirmeler, Edelman’ınkine göre çok daha objektif ifadeler içeriyor. Halen aktif görevde olan Jeffrey imzalı belgeler ise, çoğunlukla görüşme tutanakları. Jeffrey’in değerlendirme yaptığı belgelerde ise, iç politikadan çok, izlenen dış politikaya ilişkin Büyükelçi’nin görüşleri yer alıyor.

• Bu dört büyükelçi’nin görevde oldukları dönemde, Washington’a yüzlerce değerlendirme göndermiş olmalılar. Akla gelen soru şu; Neden ilk sızan belgeler bunlar? Acaba Cumhuriyetçi olduğu bilinen Edelman, Washington’a hiç mi tutanak ya da daha objektif değerlendirme göndermedi? Gönderdiyse, neden Edelman’ın bu belgeleri değil de, Türk hükümetini kızdıracak sübjektif belgeleri sızdırıldı.

BELGELERİN YAYIN SIRASINI KİM BELİRLİYOR?

İlk belgeler, en çok etki yaratanlardır

• Wikileaks, başka belgelerin de yayınlanacağını açıkladı. Ancak şunu da unutmamak gerekiyor: İlk sızan belgeler, en çok etki yaratacak belgelerdir. Bundan sonra gelecek olanlar, “alışılmış” olacağından, eğer içeriklerinde çok ciddi iddialar olmazsa, çok da büyük etki yaratmayacaklardır. Bu durum, bizi yanı soruyu, bir başka şekilde sormaya götürüyor; Neden “ilk olarak” bu belgeler sızdırıldı?

• Wikileaks’in elinde yüz binlerce belge olduğu açıkladı. Peki, bir ülke hakkında hangi belgenin, hangi sırayla yayınlanacağını kim belirliyor? Daha da önemlisi, hangi belgenin, hangi sırayla yayınlanacağı, NEYE GÖRE belirleniyor. Sakın bu, hakkında belge yayınlanan hükümetlerin tepkilerine göre olmasın?

NEDEN BAZI İSİMLER AÇIK, BAZI İSİMLER GİZLENMİŞ?

Türkiye’yle ilgili belgelerde isimler açık

• Wikileaks’in yayınladığı ABD’nin Ankara Büyükelçiliği çıkışlı belgelerde, kimi isimler açık açık yer alıyor. Türk hükümetinde kimin kimi şikayet ettiği, kimin dedikodu yaptığı açıkça ortada.

• Adı açık açık yazılan bilgi kaynaklarından biri, halan Türkiye’de görevde olan bir Bakan.

• Ancak diğer bazı belgelerde, bilgi veren kişilerin ismi gizlenmiş. Sadece “danışman” olduğu belirtilen bazı kişilerin isimleri karartılmış.

• Akla gelen soru şu; bir diplomat merkezine kripto geçerken, zaten gerekli önlemleri alır. Bunu sınıflandırır, merkezde okumasını istediği insanları sınırlar. Ki, wikileaks belgelerinde bu sınıflandırma yapılmıştır zaten (secret-confidential) gibi.

• Dolayısıyla, bir diplomat, zaten merkezde bunu okuyacakları sınırlarken, normalde “sızmayacağını” düşündüğü bir belgede yer vereceği isimleri neden karartır? Yoksa bu isimler, yazma işlemi sırasında değil de, “sızdırılma” işlemi sırasında mı karartılmıştır?

            

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle