GeriKelebek Wakeboard için en uygun yer Sapanca Gölü
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Wakeboard için en uygun yer Sapanca Gölü

Wakeboard için en uygun yer Sapanca Gölü
refid:4756199 ilişkili resim dosyası

Wakeboard Türkiye’nin güney sahillerinde su kayağının yerini almaya başladı. Bir sürat teknesi tarafından çekilen bir board üzerinde yapılan wakeboard biraz kondisyon biraz estetik duygusu istiyor. Ancak, wakeboard için uygun koşullar göl ve gölet gibi durgun sularda daha çok bulunuyor. Marmara Bölgesi’ndeki Sapanca Gölü wakeboard için en uygun noktalardan biri.

Sapanca Su Kayağı Kulübü bünyesindeki tesisler hafta sonları özellikle İstanbul’dan gelen wakeboard’cuları ağırlıyor. Wakeboard’un Türkiye’de yaygınlaşma sürecini bu spora yıllarını vermiş Hakan Kitapçı ile konuştuk. Kitapçı yeni wakeboard alanları için verdiği uğraşı anlattı ve yeni başlayanlara tavsiyelerde bulundu.

"Wakeboard ile öğrenciyken ilk kez Cenevre Gölü’nde yaklaşık 18 yıl önce karşılaştım. Hemen bir tane edinip yazın Fransa sahillerinde denedim. Türkiye’ye ilk wakeboard’u getirdiğimde burada kimsenin haberi dahi yoktu." İşadamı Hakan Kitapçı (40) ilk gençlik yıllarından beri su kayağı ve türevleriyle haşır neşir. İstanbul sahillerinde hobi olarak su kayağı yaparken İsviçre’de birden wakeboard ile tanışınca dünyası değişmiş. "O dönemde henüz wakeboard denmiyordu. Skate yani kaykay ile sörf bileşimi olarak skatesurf ismini koymuşlardı. Satın aldığım ilk skatesurf’üm bir buçuk metre boyunda ve kevlar malzemedendi. Henüz bugünkü malzemeler kullanılmıyordu."

Kitapçı, 1994’te bu kez surfboard ismini alan tahtalardan Türkiye’ye getirir. Büyükada’da üzerine çıkıp suda kaymaya başladığında herkes şaşakalır. Ancak, İstanbul’un çalkantılı denizi ne su kayağına ne de wakeboard’a uygundur. Bunun üzerine bir avuç wakeboard heveslisi 1994’te Sapanca Gölü’nün yolunu tutar. Tutuş o tutuş. O günden beri özellikle İstanbul ve civarındaki sporcular için Sapanca en önemli wakeboard durağı. "Sapanca Gölü’nde su, adeta süt gibi olur. Bazı günler en ufak çalkantı bile olmaz. Bu tam bizim istediğimiz şartları sağlar. Çünkü, wakeboard için ideal koşullarda dalganın sadece tekneden gelmesi gerekir."

Hakan Kitapçı ve arkadaşları bundan 10 yıl kadar önce dönemin Erzincan valisi Recep Yazıcıoğlu’ndan bir davet aldılar. Bu davet üzerine Erzincan civarındaki baraj göllerinde ilk kez wakeboard’u denediler. Yazıcıoğlu da wakeboard’u denedi ve birçok kişiyi teşvik etti. Ancak, hem ulaşım sorunu hem de göl kenarında uygun tesislerin bulunmaması nedeniyle bu gezinin tekrarı yapılmadı. Bu gezinin benzeri Seyhan Baraj gölü, GAP bünyesindeki barajlarda tekrarlandı. Hakan Kitapçı daha sonra güney sahillerinde de birçok tatil köyünde wakeboard yerleştiğini ve yaygınlaştığını görmüş. "Denizde wakeboard’un pek keyfi olmuyor. Bu yüzden eğer yapacaksak yine Sapanca Gölü’ne gidiyoruz. Geçen yıldan beri Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nda su kayağı teknik komisyonunda çalışıyorum. Şimdi uygun alanlar bulmak için İstanbul civarındaki göletleri araştırıyoruz. Eğer izin alabilirsek bir yapı inşa etmeden wakeboard için uygun bir alan kazanmış olacağız. Zaten bu işi ben de çözemezsem benden sonra bu sorumluluğu alacak kimse çıkar mı bilmem."

UYGUN TEKNE ÇOK ÖNEMLİ

Wakeboard için iyi bir durgun su bulmanın dışında bir önemli faktör de tekne. Wakeboard’u çekecek teknenin dalgası suda kayma kalitenizi belirliyor. Wakeboard çekmek için özel tasarlanmış tekneler artık Türkiye’de bulunuyor. Bir örneğini Sapanca Gölü’nde bulabileceğiniz içten takma motorlu bu teknenin su kesimi "V" şeklinde ve wakeboard için ideal dalgayı sağlıyor. Ayrıca, teknedeki kanatlar ve su tankı sayesinde dalga daha da büyüyebiliyor. Sapanca Gölü’ndeki tekne "perfect pass" adı verilen sistem ile kullanılıyor. Perfect pass sisteminde, bilgisayara wakeboard yapacak kişinin boyunu, kilosunu, rüzgarın hızını giriyorsunuz. Bilgisayar bu verilere dayanarak kişiye uygun bir çekiş gücü ve hızı belirliyor. Üstelik bu hızı sabit tutmayı da başarıyor. Hakan Kitapçı bu sistem sayesinde teknede sadece direksiyon tutmanın yettiğini anlatıyor: "Perfect pass kullanmadan önce hızı sabit tutmakta zorlanıyorduk. Bu yüzden teknenin arkasında kenara doğru açılan sporcu suya doğru gömülüyor, istediği hareketleri yapamıyordu."

WAKEBOARD’CULARA TAVSİYELER

Çok çabuk öğrenmeye çalışmayın. Kademeli olarak öğrenin. Böylece sakatlıktan uzak durmuş olursunuz.

Arkadaşlarınız malzemesiyle deneme yaparak başlayın. Böylece wakeboard hakkındaönceden bir fikirsahibi olursunuz.

Uygun teknenin arkasına bağlanın. Böylece wakeboard’a uygun dalgayla kayabilirsiniz.

Göl veya gölet gibi durgun suları tercih edin. Denizde istediğiniz gibi hareket etmek zor.

Güvenliğiniz için kask takın.

PAHALI BİR SPOR

Son yıllarda ne kadar yaygınlaşmış olursa olsun, wakeboard pahalı bir spor olmayı sürdürüyor. Öncelikle tamamı ithal malzemeleri satın almak mali bir yük getiriyor. Obrien, Hyperlite, Cwb, Liquid Force gibi hatırı sayılır marka bir board’un fiyatı 400-500 doları yani 750 YTL’yi buluyor. Ayrıca özel wakeboard ayakkabısı için 300-400 dolar, ip için 100 dolar, can yeleği için 100 dolar ve ıslak giysi için 80 dolar ödemek gerekiyor. Buna bir de güvenlik önlemi olarak kaskı eklerseniz sadece malzeme harcamanız bin doları (bin 540 YTL) bulabilir. Ayrıca, durgun bir su bulabilmek için otomobille kat edilecek mesafe ve tekne kirası için verilecek bedel de cabası.

SAPANCA SU SPORLARININ GÖZDESİ

İstanbul’a otoyol bağlantısıyla bir saat uzaklıktaki Sapanca Gölü’nde yaklaşık 15 yıldır su kayağı yapılıyor. Su kayakçıları önce SEKA kampının iskelesinden yararlanıyordu. 2003’te Sapanca Su Kayağı Kulübü kuruldu ve göl kenarına yeni bir iskele yapıldı. Bu sayede birçok İstanbullu sporcu Sapanca Gölü’ne gelmeye başladı. Yaz aylarında çocuklar için kurs açılıyor. Hafta sonları daha çok sporcu kayakçılar geliyor. Sapanca’nın bir önemli özelliği de suyun çok temiz olması. İskele çevresindeki çimenlik alanlarda dinlenebilirsiniz. Yeme-içme olanakları mevcut. Gece orda kalmayı düşünüyorsanız, yakındaki Maşukiye Köyü’nde pansiyonlar var. Eğer beğenmiyorsanız 15 kilometre ötedeki Sapanca Kasabası’nda şansınızı deneyebilirsiniz. Sezon mayıs ayında açılıyor ve ekim ayına kadar sürüyor.
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle