GeriKelebek 'Vicdan' heyecanı bana bir ömür boyu yeter
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Vicdan' heyecanı bana bir ömür boyu yeter

'Vicdan' heyecanı bana bir ömür boyu yeter
refid:10184755 ilişkili resim dosyası

"Keyfekeder" programıyla da milyonlarca müziksevere ulaşan Niran Ünsal, son olarak sinemaya el attı.

"İyi Niyetler" albümü ile çok iyi eleştiriler alan, Buzuki Orhan olarak tanınan Orhan Osman ile yaptığı "Keyfekeder" programıyla da milyonlarca müziksevere ulaşan Niran Ünsal, son olarak sinemaya el attı. Nurgül Yeşilçay’a bu yıl Antalya’da "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü kazandıran "Vicdan" filminde küçük bir rol alan Ünsal, orada yaşadığı heyecanın hayatı boyunca kendisine yeteceğini söylüyor.

"Vicdan" filminde rol aldınız ve bildiğim kadarıyla bir pavyon kadınını canlandırdınız. Nasıl geçti çekimler, bu iş sizi mutlu etti mi?

- Küçücük bir rol de olsa, benim için çok önemli bu iş... Tam anlamıyla gurur kaynağı. Böyle bir heyecan bana ömür boyu yeter. Nurgül Yeşilçay gibi Türk sinemasının en yetenekli isimlerinden biriyle aynı filmde olmak, zaten başlı başına bir keyif...

Vicdan heyecanı bana bir ömür boyu yeter
Bundan sonra başka filmlerde de rol almayı planlıyor musunuz?

- Bundan sonrası için hiçbir projem yok açıkçası... Neticede oyuncu değil, ses sanatçısıyım. Ama güzel bir projeyle setlerin tozunu bir kez daha yutmaya da "hayır" demem doğrusu!

Gelelim Buzuki Orhan olarak tanınan Orhan Osman’la yaptığınız "Keyfekeder"e... Biriniz pop, diğeriniz Balkan müziği ile -özellikle de buzuki- anılıyorsunuz. Nasıl oldu da "Keyfekeder"de bir araya geldiniz?

- Orhan yıllardır uzaktan takip ettiğim, işine saygı duyduğum biriydi. Onunla yapılan bir röportajda, daha ilkokul öğrencisiyken bir tahta parçası, dört çivi ve çamaşır ipinden kendisine enstrüman yaptığını, bunu gizli gizli okula götürdüğünü ve çalmaya çalıştığını okumuştum. Ayrıca tavernada garsonluk yapıyormuş ve buzukicinin gelmediği bir gün sahneye çıkarak herkesi şaşırtmış. Yani kariyerine filmlerdeki gibi bir başlangıç yapmış... Bu satırları okuduğumda, "İşte müziğe gerçekten gönül vermiş bir insan" demiştim. Gel zaman git zaman, yapımcılardan tv8’deki "Keyfekeder" programında Orhan Osman’la birlikte çalışmamız için teklif geldi. Tabii fazla düşünmeye gerek duymadım.

Nasıl gidiyor peki program?

- Her yaşa, her kesime, her renge hitap eden bir program bizimkisi... "Keyfekeder"de bütün tonları bulmak mümkün. Şimdiye kadar hep program konuğuydum, şimdi sevgili Orhan Osman’la birlikte ev sahibiyim. İyi bir ev sahibi olmak için de sürekli kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

Neden adı "Keyfekeder" diye sorsam...

- Hayat cambazhanedeki bir ip, bizler ise cambazlarız; kimi zaman iyi yürüyen, kimi zaman sendeleyen ve düşme tehlikesi atlatan... Biz "Keyfekeder"de olabildiğince kendimiziz, başkalarının da sesi olmaya çalışıyoruz. O zaman "Bu program da hayatın bir parçası, içinde keyif de var, keder de" dedik ve "Keyfeder" çıktı ortaya.

Avrupa ve Amerika’da starlar sık sık bir araya geliyor, düet yapıyorlar. Sizin de bir gün düet yapmayı hayal ettiğiniz, birlikte çalışmak istediğiniz sanatçılar var mı?

- Sıkıntılarımı erittiğim, mutluluğumu pekiştirdiğim tek yer sahne... Çünkü müziği çok seviyorum. Düet yapma gibi bir planım yok ama bence de sanatçılar birbirlerine destek vermeli. Herkes biliyor ki, müzik sektörü büyük bir çıkmazda ve bu tip açılımlar yeni soluklar getirecektir.

Bu krize rağmen "İyi Niyetler" albümünüz epey ses getirdi ama...

- Evet, hep olumlu tepkiler aldım. Sanırım besteci kimliğim benim için büyük avantaj...

/images/100/0x0/55eb4c48f018fbb8f8b831fa
Kimlerle çalıştınız o albümde?

- Şarkıların besteleri bana, sözleri Günay Çoban’a ait... Hüsnü Şenlendirici, İsmail Tunçbilek, Erdinç Şenyaylar, Mehmet Akatay, İsmail Soyberk gibi saz üstatları da bana destek verdi.

Bunca yıldır müzik piyasası içindesiniz. Hak ettiğiniz yerde olduğunuza, emeklerinizin karşılığını aldığınıza inanıyor musunuz?

- Hedefler koymak güzel, ama sanıyorum ilk hedef, elde ettiklerinle mutlu olmayı becerebilmek. Doğal sürece inanıyorum ve ona fazla müdahale etmeyi de uygun görmüyorum. Daha iyi yerlerde olmam gerekiyorsa, hayat onu bana yaşatacaktır zaten... Ben de bunun için elimden geleni yapıyorum. Tek rakibim kendimim!

Evliliğiniz nasıl gidiyor? Şeker’e bir kardeş düşünüyor musunuz?

- Üstat Zülfü Livaneli’nin "Sevdalı Başım"da söylediği gibi, "Kaç okyanus geçtim, kaç denizde yitip gittim, kırılmış direkler yırtık yelkenlerle, kaç seferden yorgun döndüm"... Hayat bu, ne olacağı belli değil. Ama direklerimin kırılmasını istemiyorum artık... Nazar değmesin, gayet mutluyum. Şu an tek üzüntüm annemin rahatsızlığı. Umarım o konuda da yüzüm güler.

Vicdan heyecanı bana bir ömür boyu yeter
BÖYLE SENTEZ BAŞKA HANGİ PROGRAMDA VAR

Müzik piyasasında bir sürü müzik eğlence programı var, "Keyfekeder"in diğerlerinden farkı ne?

- Orhan Osman: Öncelikle ben şunu söyleyeyim; yaptığım müziği bir dünya haritası olarak görüyorum. Gümülcine’den yola çıktım, Atina’ya geldim. Niran’ın dediği gibi keşfedilmeden önce bir garson olarak çalışıyordum. Sonra ver elini Türkiye... Hint müziği dinlemeyi de seviyorum, Fransız müziği de, cazı da, rock’ı da... Bu dünya haritasında, her türlü müzikte benimle birlikte hareket edecek bir arkadaş arasam, Niran’dan daha iyisini bulamazdım.

- Niran Ünsal: Orhan’ın dediği gibi biz geniş bir kesimi kucaklamayı düşünüyoruz. Ve sadece iki, üç ay sürecek bir program yapmak da istemiyoruz. Uzun soluklu olmak için kaliteden taviz vermemek lazım... Nitekim daha çok yeni bir program olmasına rağmen, aldığımız mail’ler ve gösterilen ilgi bize farklı olduğumuzu kanıtlıyor.

- Orhan Osman: Üstte Balkan nefesliler, altta rock grubu çalışması... Söyler misiniz, bugüne kadar kaç programda böyle bir senteze rastladınız? Kimi zaman doğu ezgileri, kimi zaman batı ezgileri... Rock da var, türkü de, sentezlenmiş arabesk de...

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle