GeriKelebek Ve yukarıdaki haberin geyiği
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ve yukarıdaki haberin geyiği

Yıldız Kenter’e saygıda kusur etmemek için ve yazının ‘yarı mistik’ hevaası bozulmasın diye, gecenin geyiklerini sona sakladım. Çok değil, bir iki notum var zaten...


- Yukarıda söylemeye utandım, yemekte bizi protokol masasına davet ettiler. Hakkı Devrim’in ‘Misafirler bir iki dakika olsun Yıldız Hanım’ın masasına oturmak isterler, biz başka bir yere geçelim’ itirazları işe yaramadı, çünkü diğer masaların tamamı Yıldız Kenter’in öğrencileriymiş zaten. Bu sayede ben de, baba kontenjanından, masaya çöktüm: Yıldız Kenter, Sezen Aksu, Zeynep Oral, Selim İleri, Üstün Akben ve eşi, Hasan Anamur ve eşi, Nebil Özgentürk ve eşiyle. Bir ara Savaş Dinçel ve Mustafa Alabora da oturup kaçtılar. Ayrıca gece boyunca tanıdık (henüz) tanımadık eski yeni oyuncular masaya gelip gitti.

- Yıldız Hanım rakısını içti, heyecan da üstüne, bir ara bayağı çakırkeyifti. Sezen Aksu rakı istemedi, ‘Bir kadeh viski içiyorum artık’ dedi, ‘Yoksa ikinci kadehte yanımdakileri öpmeye başlıyorum, sarhoş muhabbeti, üçüncü kadehte yerimden kalkıp milleti öpüyorum...’

- Kaçar mı, Hasan Bey’le başladık kadeh kaldırmaya. Sezen kaçın kurası, ‘Bak bak baaak, uyanıklar, beni sarhoş edecekler...’ diye bastı kahkahayı. Ama işe yaradı ve kirli emelimize nail olduk: İkinci kadehte yanındaki Zeynep Oral’ı öpmeye başladı, üçüncüde biz de nasibimizi aldık!

- Diğer masalarda resmen yatılı okul yemekhanesi havası hâkimdi. Tiyatro çok renkli bir dünya, çocuklar gibi eğlendiler. Uzaktım, kimbilir neler kaçırdım...

- Size Yıldız Hoca’nın geceye katılan öğrencilerini sayabilmeyi isterdim, ama ne mümkün, öyle kalabalıktı ki... Galiba bu sürpriz geceye Demet Akbağ ile Mehmet Birkiye’nin çok emeği geçmiş. Yıldız Hocaları’nın kızı, oğlu gibiydiler. Ama ortalara hiç atılmadılar, bir adım geride durdular...

- İnanmayacaksınız ama, gecenin sonunda ‘yan masadan’ şampanya bile geldi. ‘Mekânın’ müdavimlerinden Kadir İnanır, böyle bir gece teptiplendiğini duyunca, garsonlara talimat vermiş ve ‘Ben tiyatro kökenli değilim, ama müsaade ederse, ben de Yıldız Kenter’in bir öğrencisi sayılırım’ diye saygılarını da iletmiş.

Hasılı, Serdar’ın kaderinde, Yıldız Kenter’le ağlaşmak, Sezen’i içirip boynuna sarılmak ve Kadir Abi’nin şampanyasını içmek de varmış!






Yorumları Göster
Yorumları Gizle