GeriKelebek Vakit geçirmek için başlamıştık
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Vakit geçirmek için başlamıştık

Vakit geçirmek için başlamıştık
refid:21085621 ilişkili resim dosyası

İzmir, Foçalı iki kardeş: Deniz (28) ve Ateş Çınar (26) Türkiye’nin 470 klasmanında başarılı yelkencileri. Pekin Olimpiyatları Yaz Oyunları’nda 24’üncü gelen ekip, Barselona’da gerçekleştirilen Dünya Şampiyonası’nda 23’üncü olarak Londra Olimpiyatları’na katılmaya hak kazandı.

Yurtdışında kampta olan kardeşlerle İstanbul ziyaretleri sırasında konuştuk.

- Türkiye’de sizin yelkene başladığınız yıllarda yelken çok da popüler değildi. Nasıl başladınız?
DENİZ ÇINAR: 1995’te babam bizi yazın vakit geçirelim diye Foça Yelken Kulübü’ne yazdırdı. Kendisi gemilerde çalışmış yıllarca. Yelkenci olalım diye bir isteğimiz yoktu. Hatta ben futbolu, basketbolu daha çok seviyordum. O sıralarda sadece denizde olmak istemiştik. Yelken pek yaygın değildi, örneğin İstanbul kalabalık olsa da biz Foça’da sadece yedi kişiydik.
ATEŞ ÇINAR: Her çeşit yaz okuluna giderdik. Sürekli bir yerlerimi kırdığım için futbol oynayamıyordum hatta yelkene başlamak için gerekli olan sağlık raporunu bile zar zor almıştık.

- Peki ne zaman lisanslı sporcu oldunuz?
DENİZ ÇINAR: Başladıktan bir yıl sonra. Tüm boş zamanlarımızı yelkene ayırdık. Optimist sınıfında çalıştık. Sonra Laser’e geçtik. Şimdi yarıştığımız sınıf olan 470 o zamanlar gelişmemişti, biz de biraz geç başladık. Sadece İzmir ve İstanbul’da vardı. 470; iki yelkenli, iki kişilik, pahalı bir tekne. Hep birlikte çalıştıysak da 2006’ya kadar rakiptik.
ATEŞ ÇINAR:  Aramızda hep büyük kapışma oldu. Ya o ya da ben birinci olurdum. 14-15 yaşlarımızda yarışın ortasında tartışırken Deniz’in benim tekneme atlayıp kavga çıkarttığı çok olmuştur. Kavgalarımız yarış sonraları evde de devam ederdi. Sonra Laser 4.7 sınıfına geçip Avrupa ve Dünya şampiyonalarına gittik. Ben, dünya ikincisi oldum fakat sırtımdaki sinirler sıkışınca uzun süre yarışamadım. Sakatlığım geçene kadar Deniz’e antrenörlük yaptım.

- İyileştikten sonra olimpiyata katıldığınız 470 sınıfına geçtiniz...
ATEŞ ÇINAR: 470’e hızlı ve heyecanlı olduğu için başladık, olimpiyat gibi bir hedefimiz yoktu. Türkiye Federasyon Kupası’nda ikinci olunca İzmir’de Üniversiad yarışlarına katıldık ve sonrasında da devam etmek istedik.

- Ne zaman ekipçe yarışmaya başladınız?
DENİZ ÇINAR: 2007’de 470 sınıfına geçtiğimizde birlikte yarışmaya başlamıştık. Foça Yelken Kulübü’ndeyken federasyondan antrenman yapmak için bir tekne istedik. Bir direk bir yelkeni olan, çok eski bir tekne verdiler. O sıra üniversitede okuyorduk. Her sabah kimin işi yoksa o tekneyi tamire etmeye başlar diğerimizse okuldan çıkınca yardıma giderdi.
ATEŞ ÇINAR:  20-21 yaşımızdaydık ve tekne yapımından hiçbir şey anlamıyorduk. Çok masraf çıkıyordu, bizse burslarla geçinen öğrencilerdik. Sponsor bulmadan yapamayacağımızı anladık. İzmir Deniz Ticaret Odası sponsor oldu.

OLİMPİYAT İÇİN İSTANBUL’A GELDİK

- İstanbul maceranız nasıl başladı?
ATEŞ ÇINAR: İzmir’deyken İstanbul yarışlarına sürekli gider gelirdik zaten. Bir gün İstanbul Yelken Kulübü antrenörlerinden Tolga Rangavis olimpiyatlara katılabilecek bir ekip olduğumuzu söyleyince kabul ettik, zaten kafamıza da koymuştuk. Rangavis bize olimpiyatlar için ihtiyacımız olan bütçe ve katılmamız gereken kampları söyledi. Foça Yelken’in bu bütçeleri karşılayamayacağını düşününce kulüple karşılıklı anlaşıp İstanbul’a geldik.

- Olimpiyatlar üniversiteyi nasıl etkiledi?
ATEŞ ÇINAR: Ben, İzmir 9 Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisliği’nde okuyordum; Deniz jeoloji okuyordu. Okulları dondurduk. Sabah 07.00’de havuzla başlıyor sonra salona geçiyor, oradan da denize çıkıp tekneyle çalışıyorduk.

- Peki ya Pekin Olimpiyatları’na nasıl katıldınız?
ATEŞ ÇINAR: Yarışta, 28 takım arasında 26. olduk çünkü ileri sıralara yerleşmeniz için birkaç yarışta en az bir kez ikinci ya da üçüncü olmanız gerekiyor. Seviye çok yüksek, yarışçılar çok gelişmiş çünkü hayatlarını antrenmanla geçiriyorlar. Ayrıca onlar için çalışan profesyonel ekipleri de var.

- Olimpiyat bittikten sonra neler yaptınız?
DENİZ ÇINAR: Okulları bitirmeye karar verdik yelkene vakit ayıramadık.
ATEŞ ÇINAR: Üniversiteyi, spora güvenemediğimiz için bitirmek istedik. Türkiye’de futbol veya basketbolcu değilseniz spor yapmak çok zor. Okula başlamadan önce olimpiyat hayalimiz yoktu zaten bu yüzden Pekin’e gidebilmemiz mucize gibi bir şey. Geçen yıl mayıstan bugüne dek 400 günün 380’inde antrenman yapıp denize çıktık. Eskisinden daha da yoğun çalışıyoruz. Çoğu antrenman kampımız yurtdışında. Türkiye’de denize pek çıkmıyoruz çünkü antrenmanda bize yardım edebilecek bir ekip yok. Son altı aydır Yunan bir antrenörle çalışıyoruz.

BELE KADAR KARIN İÇİNDE BİR HAFTA

Hırvat Milli Takımıyla ülkelerinde antrenmanlar yapıyoruz. Oksijen kapasitemizi artırmak için bele kadar kar içinde sırtta 25 kiloluk çantayla bir hafta yaşıyoruz. Londra Olimpiyatları için yarışın yapılacağı parkurda antrenman yapıyoruz şu sıralar. Dört yıldır her yıl gideriz o parkura. Barselona’daki Avrupa Şampiyonası’nda 23’üncü olunca Londra kalifikasyonunu geçmiş olduk. Londra Olimpiyatları’ndan sonra Akdeniz Oyunları ve ardından 2014’te olimpiyat seçmesi var. Biz devam etmek istesek de şartlar elverir mi bilemiyoruz. Devam edersek başarılı olacağımıza eminiz. Madalya için de şimdi harcadığımız zaman ve paranın daha fazlasının harcanması lazım. Türkiye’de bizimle ilgilenen bir antrenör veya asistan olmadığı için biz hallediyoruz her şeyi. Şartlar maddi manevi çok zorluyor, olimpik sporcuyuz ama bundan bir kazancımız yok.

BAŞARILARI

İkili 1999’dan 2007’ye kadar ayrı, sonrasında ekipçe pek çok madalya sahibi: 2007’de Atina Eurolympic genel klasmanda 7.’lik, Barcelona Week’te 12.’lik, Avustralya Sail Melbourne’de 33.’lük, Fransa Spring Cup’ta 18.’lik, Olimpiyat Oyunları’nda 28.lik, Türkiye Şampiyonası’nda birincilik, 2010’da Yarıyıl Kupası birincilik, Avrupa Şampiyonası’nda  24.’lük, 2011 Yarıyıl Kupası’nda 1.’lik, Split Olimpik Haftası’nda 2.’lik, Kieler Woche’ta 19.’luk, Avrupa Şampiyonası’nda 21.’lik  ve 2012 Barselona Dünya Şampiyonası’nda 23’lükle Londra Olimpiyat kotasına girdiler.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle