GeriKelebek Üsküdarlı sanatçıyla semtinde gezi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Üsküdarlı sanatçıyla semtinde gezi

Bu hafta gezi yazımızı, Üsküdar’da büyüyen sanatçı Murat Morova’nın rehberliğinde yazıyoruz. Çocukluk yıllarını geçirdiği sokaklar, camiler, onun için özel bir anlam ifade eden yerler belirliyor rotamızı. Üsküdar’ın sadece küçük bir parçasını içine alan bu bölüm süprizlerle dolu.

Murat Morova çocukluğunu Üsküdar’da yaşamasının sanatına çok şey kattığını söylüyor. Şimdi 50 yaşında olan Morova, ortaokul yıllarına kadar Üsküdar’da yaşamış. Şu an da bağını koparmış değil. Ona göre Üsküdar’ın en önemli özelliği muhafazakar oluşu. ‘Fakat’ diyor, ‘bu muhafazakarlık bugün kullanılan anlamda değildi. Daha çok korumacılık hissi taşırdı. Küçük yaşta babamı kaybetmiştim. Mahalle halkı üstüme titrerdi. Üsküdar’ın bu özelliği sanatımı da etkiledi. Nasıl etkilemez? Öğrencilik yıllarımda okulumuz caminin bahçesine bakar, eve giderken de Aziz Mahmut Hüdai Camii ve Türbesi’nin önünden geçerdim...’

1954’te İstanbul’da doğan Murat Morova, çocukluğunu Üsküdar’da geçirdi. Kendi evi bugün yok. Ama hep oynadığı Karakol Sokağı’ndaki evler şimdi restore edildi (sağda). 1977’de Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi’nden mezun olan Morova, Venedik, İstanbul ve Buenos Aires gibi bienallere grup sergileriyle beraber katılıyor. Morova, ürettiği yapıtların ‘resim’ olmadığını özellikle vurguluyor. Yaptığı yapıtlarda tasavvuf geleneği ve bugunün metaforlarını buluşturan Morova’nın sergileri genellikle Galeri Nev’de açılıyor. Tel: 0212-231 67 63.

Meydana direkler dikilince şaşırmıştık

Murat Morova’yla gezimize Beşiktaş’tan Üsküdar’a motorla geçerek başlıyoruz. ‘Bu motorlara bakınca hep aklıma altı-yedi yaşlarında yaşadığım deniz kazası geliyor’ diye anlatıyor. ‘O zaman motorlar çok ufaktı ve pancar motorlar çalışıyordu. Bir kaza sonucu alabora olduk. Allah’tan diğer motorlar yardıma geldi...’ Murat Morova’yla Üsküdar’a inip yürürken, meydanın eski haliyle ilgili detayları hatırlatıyor: ‘Meydanda ahşap evler vardı. Sonra bir gün yüksek aydınlatma direkleri takıldı, çok şaşırmıştık.’ Meydanla ilgili bir başka anısı daha var: ‘Boğaz Köprüsü filan yoktu o zamanlar. Üsküdar’dan kalkan arabalı vapur kuyruğunda son model arabaları izlerdik.’

Şemsi Paşa Kütüphanesi hálá açık

İlk durağımız olan Şemsi Paşa Camii’ne yaklaşıyoruz. ‘Denize çok yakın yapılmış bu eserin bir özelliği, mihrabındaki iki küçük sütunun hareket edebilecek şekilde yapılmasıdır’ diyor. ‘Amaç, denize doğru bir kayma olduğunda taşların dönmeyerek tehlikeyi haber vermesidir’ diyor. Mimar Sinan imzalı cami Kuşkonmaz diye de anılıyor, çünkü hiçbir kuş bu camiye yaklaşmıyor. Murat Morova’nın teorisine göre bunun nedeni, dalgaların yarattığı rezonans nedeniyle kuşların uzak kalmayı tercih etmesi. Morova için bu yapının en çekici yönü, küçükken ders çalışmak için gittiği caminin içindeki 1953’te açılmış kütüphane. Bugün de uğrayabilirsiniz. Şemsi Paşa Halk Kütüphanesi pazar hariç her gün 08.30-17.00 arasında açık.

Çeşmedeki kavun figürüne dikkat

Yeni Valide Camii’ne doğru ilerliyoruz. Üçüncü Ahmet’in annesi Gülnüş Emetullah Rabia Sultan’ın yaptırdığı bu yapının önündeki barok çeşmeyi çok seviyor Morova. ‘Dikkatle bakıldığında çeşmenin üstündeki figürlerde, tabaklardaki meyveleri görebilirsiniz. Benim hoşuma giden, kavuna saplanmış bıçak figürü. Bu beni hep neşelendirir. Çünkü orada kalıpların dışına çıkmış bir yan bulurum...’

Sonra Morova bugün bile kendisi için vazgeçilmez bir yere dikkat çekiyor: Meydana yakın Üsküdar Balıkçılar Çarşısı. ‘Hálá haftasonları gelip alışveriş yaparım. Balıkçı, şarküteri ve sebzeciler bir aradadır. Ufak olmasına rağmen buradan alışveriş yapmayı çok severim’ diyor. İki dükkan tavsiye ediyor. Ünal Turşuları ve Şener Peynircilik. Bu arada, acıkanlar için 1933’ten beri hizmet veren Kanaat Lokantası’nı öneriyor (Tel: 0216-553 37 91).

Antikacılar Çarşısı’na mutlaka uğrayın

Çarşıdan Üsküdar Belediyesi Meclis Salonu’nun önündeki ufak alana doğru ilerliyoruz. ‘Bu alan ben çocukken, bit pazarı gibiydi. Derme çatma barakalar vardı. Bu barakalar yıkılıp bir hana taşındı. Bugün bile çok gideni geleni olan Üsküdar Antikacılar Pasajı’nın geçmişi bu barakalara dayanırdı’ diyor Murat Morova. Antikacılar Pasajı sık sık uğradığı bir mekan. Burada, pasaj ve çevresindeki antikacılarla beraber toplam 20 dükkan var. Pasaj çevresindeki dükkanlardan Antik 28 ve karşısındaki Antikacı İyilik, Morova’nın eski eşya aldığı yerler arasında. Antik 28’de en az 80 senelik mallar bulunuyor. Antikacı İyilik’te eski hurdadan ünlü ressamların tablolarına kadar bir çok şey bir arada. Morova Antika Çarşısı’nın içindeki dükkanlarda çok iyi varakçılık yapıldığını söylüyor. (Antik 28 Tel: 0216-334 13 05).

İstanbul’un sürprizli yokuşları Üsküdar’da

Antikacılar Çarşısı’ndan Hakimiyeti Milliye Caddesi doğrultusunda yürüyünce yol kenarında PTT Merkez Müdürlüğü’nü görürsünüz. PTT’nin yanından yukarı bir yokuş çıkar. Bu yokuşu tırmanıyoruz. Morova PTT ile ilgili bir anısını anlatıyor: ‘Ben çocukken bu postane bahçe içinde eski hoş bir binaydı. Daha sonra yıkıldı. İlkokuldayken sınıf başkanıydım. Her hafta postaneye dergiler gelirdi. Ben de bu yokuştan okula kadar dergileri taşır, kan ter içinde kalırdım... İstanbul’un en güzel, en süprizli yokuşları Üsküdar’dadır.’

Annem beni karakola teslim etti

Bu sırada karşımıza Aziz Mahmut Hüdayi Cami ve Külliyesi çıkıveriyor. 1599’da yapılan binalar birkaç kere yandığından, bugünkü binaların en eskisi 1858 yılına ait. Külliyenin bahçesinden geçip sokağa çıktığımızda bu sefer Ahmet Çelebi Camii ile karşılaşıyoruz. Tahta bir minaresi olan cami 1567’de Ahmet Çelebi tarafından yaptırılmış. Açık Türbe Camii olarak da anılan yapıdan İmrahor’a doğru inerken Murat Morova’nın eski evinin olduğu sokaktan geçiyoruz. Ne yazık ki onun çocukluğunu geçirdiği evden de diğerlerinden de şu anda eser yok. Doğancılar Caddesi’ne varıyoruz, karşımıza Üsküdar Mevlevihanesi çıkıyor. Ziyarete açık olmayan mevlevihaneden Karakol Sokağı’na doğru yürüyoruz. Sokak restore edilmiş evlerle dolu. Bu sokağın Murat Morova’nın anılarında özel bir yeri var. ‘Hiperaktif bir çocuktum. Rahmetli annem bir gün ben bununla başedemiyorum deyip beni karakola teslim etmişti. Ne zaman bu sokaktan geçsem o günü hatırlıyorum!’

Ayazma Camii’nin kuş evleri

Ayazma Camii’ne geliyoruz. Caminin yanındaki yapı Morava’nın eski okulu. Ayazma Camii’nin mimari yapısı daha küçükken onu çok etkilemiş. ‘İstanbul’un en güzel kuş evlerine sahip camilerinden biridir’ diyor. ‘Binanın cephesinin dört tarafında kuşlar için yapılmış ufak evler çok güzeldir. Bu kuş evlerin her biri değişiktir. Ayazma Camii’nin mezarlığında insanların başka yerlerde göremeyeceği çok ilginç mezar taşları vardır. Üsküplü Yeniçeri Başlığı bunlardan biri.’

Sahile, Kız Kulesi’ne doğru yürüyoruz. Murat Morova’nın her zaman yapmaktan hoşlandığı gibi buradaki çay bahçelerinden birine oturup çayımızı yudumlayarak gezimizi bitiriyoruz.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle