GeriKelebek Ucuz ve basit müziği çok severiz
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ucuz ve basit müziği çok severiz

Ucuz ve basit müziği çok severiz
refid:21579088 ilişkili resim dosyası

Norveç’in belki de A-ha’dan sonra müziğe kazandırdığı en iyi gruplardan biri Röyksopp. Elektronik müziğin her kesim tarafından dinlenebileceğini kanıtlayan, minimal ve ayrıksı grup Röyksopp’tan Svein Berge’yle İstanbul’da yarın verecekleri konser öncesi konuştuk.

Eşsiz sound’unuz ve müziğinizin derinliği imzanız olmuş durumda. Başından bugüne müzikal yolculuğunuz nasıl gelişti ve büyüdü?

- Öncelikle sözlerinize çok mutlu olduk, teşekkür ederiz. Basit anlatmak gerekirse müziğimiz için çok mücadele ettik. Müzikal girişimimize çok kafa yormuyoruz ve özellikle çok düşünürsek kendimizi kısıtlayacağımızdan korkuyoruz. O sihrin kaybolması bize değer kaybettirir, biz de bundan çekiniyoruz.

Peki genel olarak arkadaşlığınızı nasıl tanımlıyorsunuz?   

- 12 yaşımızda ikimiz de elektronik müzikle ilgileniyorduk. Sadece sintisayzır kullanarak Kraftwerk ve Depeche Mode yorumluyorduk. 14 yaşımızda biraz breakbeat ve farklı tarzlarla ilgilenmeye başladık. Herkes gibi evde kayıtlar yaptık. Ambient müzikle biraz uğraştık. Aedena Cycle adı altında birtakım işler yaptık. Türümüz space-disco’ya kaydı. Pek çok tarzı denedik ve bunlar ileride Röyksopp’a dönüştü.

‘What Else Is There’ ve ‘Poor Leno’ gibi ana akım hitleri yapıp asıl ana akıma karışmamanızdaki formülünüz nedir? O şarkılar nasıl o kadar tuttu?

- Formül kendiliğinden oluştu. Yaptığımızın temelinde müziğe olan aşkımız ve el avucumuzdakini ortaya döküp bitirene kadar harcama fikri var. Ben mecazi değil, gerçek anlamda her an müzik dinliyorum. Ve tabii ki kayıtdışı olarak en fazla kulaklık sahibi tekil şahısımdır muhtemelen. İçimizdeki bu aşk müziğimizi de ateşli kılıyor.

‘Poor Leno’ şarkınızda Kings Of Convenience’den Erlend Öye’yle işbirliği yaptınız. Eirik Glambek Boe’yle kardeş gibi bir ikili onlar da. Ama Eirik’le yaptığım röportajda çok farklı olduklarını ve fazlaca tartıştıklarını anlatmıştı. Sizde durum nedir?

- Onlar adına konuşamasam da gerçekten çok farklı iki kişi oldukları aşikar. Torbjörn’le bana gelirsek ortak tercihlerimiz var. Bu da bizi çocukluğumuzdan beri bir arada ve arkadaş gibi tutuyor. Fakat bir yandan bazı durumlarda çok farklı ve garip davranabiliyoruz. Gayet karmaşık insanlarız aslında.

Birlikte nasıl çalışıyorsunuz? Yazma ve kayıt aşamalarında neler oluyor?

- Dünyayı istediği gibi yaşayıp hayatı sömüren iki yakın dostuz. Etkilendiğimiz her şey ve deneyimlerimiz toplanıyor ve bu aşırı yoğun hayat tarzımız müzik olarak ortaya akıyor. İniş ve çıkışlarıyla anlatacak çok şey var elbette. Ciddi bir işbirliğimiz var.

GELECEK PLANLARIMIZ KADINLAR

Şu an remix yapmak için bir şarkı seçmeniz gerekse bu hangisi olurdu?

- Özellikle istediğim bir şarkı yok. Ama sadece kendi zevkimizi tatmin edip üstünde ufak tefek değişiklikler yapmak için sevdiğimiz şarkılarla oynuyoruz. Ama bu satış amaçlı değil eğlence için.

Müzikteki hedefiniz nedir?

- Özel bir hedefimiz yok. Sadece olabildiğince uzun yıllar müzik yapmak ve bununla eğlenmek istiyoruz. İlhamımız hem her şeyden hem de hiçbir şeyden geliyor.

Gelecek planlarınızdan bahseder misiniz?

- Müzik yapmak, hoş ve güzel kadınlarla daha fazla yakınlaşmak. En basidi eğlenmek...

Müzikte ikon dediğiniz kim var?

- Gerçek anlamda hiç. Ama çocukken sevdiklerimizi hâlâ seviyoruz ve o isimleri söylemekten gurur duyarım. Mesela Kraftwerk, Depeche Mode, Vangelis David Bowie bu isimlerin bazılarıdır.

Gittiğiniz ilk konser neydi?

- Sanırım bizim gibi Norveçli olan ‘A-ha’ydi.

Şu sıralar favori grubunuz kimdir?

- Doğru söylemek gerekirse kimse. Daha çok sevdiğimiz parçalar ve tınılarla ilgileniyoruz. Ve işin doğrusu hâlâ çocukluk gruplarımızı dinliyoruz. Her zaman Art Of Noise, Yello, Jean Michel Jarre gibi grupları dinledik durduk. Bunların yanında The Beatles, Abba, Pink Floyd, Led Zeppelin gibi ailemizin dinlettiklerini de hâlâ seviyoruz.

Peki adını vermeye utandığınız ama severek, sürekli dinlediğiniz kimler var?

- Adını söylemeye gerek olmayacak kadar çok var. Açıkçası basit ve ucuz müzikleri dinlemekten zevk duyuyoruz.

Diyelim ki para bağlayıcı bir unsur değil ve siz bir sahne tasarlayacaksınız. Nasıl bir sahne olurdu bu?

- Parliament’in Mothership sahnesinin çok daha büyük olduğunu düşünün. Üstüne biraz Pink Floyd, Jean Michel Jarre ve Emerso, Lake&Palmer havası atın. Mutlaka biraz çıplaklık olmalı. Onu da koyduktan sonra 20 milyon izleyiciye sunun.

İstanbul seyircisi sizden ne beklemeli? Siz onlardan ne bekliyorsunuz?

- İstanbul’da daha önce çaldığımız için size çalmanın ne kadar zevkli olduğunu biliyorum. Umarım kitle de bizi sevmiştir. Türk izleyicisi, konu yeni müzik olunca açık görüşlü ve meraklı gibi görünüyor ki bu güzel bir özellik. Biz bu yüzden zaten çok keyif almıştık. Şimdi de neyle karşı karşıya olduğumuzu biliyoruz. Umarım kitle de bize hazırdır.

Lounge FM’in düzenlediği ‘Urban Festival Istanbul 2012’, 30 Eylül Pazar Küçükçiftlik Park’ta. Röyksopp’un dışında Trentemoller ve 123’ün de sahne alacağı festivalin öğrenci biletleri 50, normal biletleri 80, sahne önü 100, VIP’se 140 lira. Biletix’te.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle