ÜÇÜNCÜ ÇOCUÄžA HAYIR DEMEM

Güncelleme Tarihi:

ÜÇÜNCÜ ÇOCUĞA HAYIR DEMEM
Oluşturulma Tarihi: Aralık 01, 2012 09:10

Onu ilk önce Ali Şen’in gelini olarak tanıdık, ama o zaman içinde iş yaşamındaki başarıları ve imza attığı sosyal sorumluluk projeleriyle de adını hafızalara kazımayı bildi. Aynı zamanda biri 10, diğeri 5 yaşında iki çocuk annesi olan Aslı Şen, Parents dergisinin sorularını yanıtladı.

Haberin Devamı

* Hamilelikleriniz genel olarak nasıl geçmiÅŸti, zorlandığınız ÅŸeyler oldu mu?          Â
Â
- İki hamileliğim de çok rahat geçti aslında. Bence çok telaşlı veya müşkülpesent olmazsanız daha keyifli geçiyor hamilelikler. Mutlaka dış etkenlerin de etkisi vardır ama ben olaylara hep olumlu yönünden bakarım. İkinci hamileliğim sırasında özellikle işte çok yoğun ve stresli zamanlar geçirsem de, negatif düşüncelerimi kafamdan atmayı bildim.
      Â
* Bu dönemde kaç kilo aldınız?  Â

- İki hamileliğimde de maalesef 28 kilo aldım. Bugünkü aklım olsa o kadar kilo almazdım diye düşünüyorum. Hamileliklerimde kendimi hiç kasmadım; şunu yemem, bunu yemem demedim. Belki de bu sebepten iki oğlum da rahat bir bebeklik geçirdi. Ağlama krizleri veya gaz sancıları gibi şeyleri pek tecrübe etmedim.

* Doğumlardan sonra kilolarınızı nasıl verdiniz?

- Çocuklar bir yaşına geldikten sonra diyetisyenim sayesinde bütün kilolarımı verdim. Düzenli sporun da çok faydasını gördüm o süreçte. Hâlâ pilates ve tenise devam ediyorum.

ÜÇÜNCÜ ÇOCUĞA HAYIR DEMEM

* Nasıl bir annesiniz, eğlenceli misinizdir?

- Bunu çocuklara sormak lazım ama ben genelde kuralcı olmakla birlikte samimi, ilgili ve yardımcı bir anneyimdir. Bunun yanı sıra sakin bir yapım vardır. Oyun ve eğlence tarafı biraz daha babada sanırım.

* Kızınız olsun ister miydiniz?

- İkinci hamileliğimin başlarında kızım olmasını istiyordum ama buna rağmen hep hayırlı bir evladım olsun diye dua ettim. O yüzden erkek olması beni asla hayal kırıklığına uğratmadı. Kaldı ki Batu, bir kız çocuğunun annesine düşkün olduğu kadar bana düşkün bir çocuk. 10 tane çocuğun olacağına bir tane olsun ama hayırlı olsun.

* Üçüncü çocuğu düşünüyor musunuz?

- Asla olmaz, hayır gibi bir tavım yok. Bu anlamda kendimi kapatmadım. Olur da hamile kalırsam hayır demem ama şimdilik öyle bir planımız yok.

ANNE OLDUÄžUMDAN BERÄ° KENDÄ° ANNEME KIZAMIYORUM

* Doğumları nasıl gerçekleştirdiniz?

- İkisi de sezaryen olarak yaptım. Aslında sezaryen yapmayı düşünmüyordum ama iki oğlum da beş kilonun üzerinde ve 41. haftada doğdular. Sezaryene rağmen ikinci gün koşuyordum neredeyse.

* Anne olduktan sonra hayatınızda neler değişti?

- Daha duygusal, anlayışlı, sabırlı ve fedakar oluyorsunuz ister istemez. Bence bütün kadınların bu duyguları anne olduktan sonra yoğunlaşıyor. Çocuklar sizin öğretmeniniz oluyor çoğu zaman; hayat enerjiniz, rahatlama köşeniz, saflığınız, güzelliğiniz oluyor. Anneme bakışım değişti mesela... Zaman zaman sinirlensem bile artık kızamıyorum. Herhangi bir çocukla ilgili sömürü veya üzücü bir olayla karşılaştığımda ise gözyaşlarıma hakim olamıyorum.

* Çocuk, evlilik hayatını nasıl etkiliyor sizce?

- Çocuk evliliğin meyvesi, suyu, toprağı... Zaten çocuk olmayacaksa evlenmeye bile gerek yok şu zamanda. Bizim hayatımızı çok olumlu etkiledi ama diğer yandan bireysellikten uzaklaşıp sorumluluklarınızın arttığı da aşikar. Artık ben değil, biz olarak düşünüyorsunuz.

DOÄžAL, TEMÄ°Z VE BAKIMLI KADIN, GÃœZEL KADINDIR

* Stil sahibi annelerdensiniz, tarzınızı nasıl belirliyorsunuz?

- Modayı hep takip etmişimdir ama beni yakından tanıyanlar tarzımı, çok moda olsa da neleri giyip neleri giymeyeceğimi çok iyi bilirler. Yıllardır bazı şeyler hiç değişmedi o anlamda… Yine de söz konusu modaysa çok büyük konuşmamak gerek. Ben daha çok spor şık bir tarzım olduğunu düşünüyorum. Kendimi hâlâ bir tayyör ya da klasik takımlar içinde hayal edemiyorum.

* Size özel bakım ve güzellik sırlarınızı var mı?

- Doğallığını koruyan, temiz ve bakımlı kadın her zaman güzel kadındır bence. Hiçbir zaman elmacık kemikleri çıkık, kalın dudaklı, kalkık burunlu kadın, benim için güzel bir kadın olmadı. Erkekler de o tarz kadınları beğenmiyor bence. Güzel olmanın en büyük sırrı, bakımlı olmaktan ve gözünün içinin gülmesinden geçiyor. Bunun yanı sıra iç güzellik de çok önemli. Ruh detoksu içinse spor şart.

KALBÄ°, SANINDAN BÃœYÃœK BÄ°R BABAM VAR

* Ali Şen’in gelini olmak zor mu? Üzerinizde o isimden dolayı bir ağırlık hissediyor musunuz?

- Asla! Çok şanslıyım bu konuda. Babam çok anlayışlı, vefakar, özverili ve ilgili bir insandır. Her an bizlerle bir şeyler paylaşmaya hazır haldedir. Ben Ali Şen’in gelini olmaktan ancak gurur duyabilirim. Ne mutlu bana ki kalbi sanından büyük bir babam var.

* Metin Bey nasıl bir baba peki?

- Eşim diye söylemiyorum ama şahane bir babadır. Hem disiplinli, hem eğlenceli hem de ilgili. Çocukları için her zaman zamanı vardır. Metin’in sihirli elleri ve sohbeti olduğunu düşünürüm. Beni dengeleyen, çocuklara güven veren ve destekleyen bir baba o...

* Çocuklarınız da Fenerbahçeli’dir herhalde! Futbola ilgileri nasıl? Evde futbol çok mu konuşuluyor?

- Tabii ki Fenerbahçeli’ler. Berke’nin doğum tarihi bile 19.07! Yani 19 Temmuz. Berke’nin futbola bebekliğinden beri aşırı ilgisi var. Okulunun futbol takımında zevkle oynuyor. Küçük oğlum Batu’nuın ise futbolla pek alakası yok. Buna rağmen fanatik Fenerl o da...

ÇOCUKLARIMIN FUTBOLCU OLMALARINI İSTEMEM

* Futbolcu olmalarını ister misiniz?

- Hayır, istemem! Futbolcu oldular diyelim, belirli bir yaştan sonra ne olacak? Sporcu olmalarını çok isterim ama futbolcu değil de tenisçi olabilirler mesela.

* Berke ve Batu iyi anlaşıyor mu?

- Öncelikle ikisi de terbiyeli ve kibar çocuklar. Ama sonuç itibariyle ikisi de erkek! Dolayısıyla evde sürekli olarak bir koşturma, bağırıp çağırmalar, dövüşler... Neyse ki son iki yıldır birbirleriyle daha iyi anlaşıyorlar. Ben aralarına hiç girmiyorum, sadece dış limitlerini çiziyorum. Yapmamaları gerekenleri belirleyip onları özgür bırakıyorum.

* Ali Bey’in torunlarıyla araları nasıl?

- Babam inanılmaz iyi bir dede. Torunları için dünyayı tersine çevirebilir. Çocuklar da dedelerine tapıyorlar zaten, aralarında çok büyük bir sevgi var. Babam torunları için yeri geldiğinde at oluyor, yeri geldiğinde onları okuldan alıp lunaparka götürüyor.

Haberin Devamı

ÇOCUKLARIMA İLGİM AZALMASIN DİYE YARATTIĞIM MARKAYI BİLE DEVRETTİM

* İş ve ev arasındaki dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?

- Bence her şey bu noktada ortaya çıkıyor. Eğer bir kadın eviyle, eşiyle, çocuklarıyla ilgilenirken aynı anda işinde de başarılı olabiliyorsa bu inanılmaz bir şey bence. Önceliğim her zaman çocuklarım ve ailem oldu. İki sene önce kendi yarattığım markayı başkasına devrettim, sırf çocuklarıma olan ilgim azalmasın diye. Çok yoğun bir dönemdi, birden fark ettim ki gece gündüz çalışıyorum, çocukların toplantılarına gidemiyorum, kendim için özel bir program yapamıyorum... İşte o zaman bir tercih yapıp o işi bıraktım. Şu anda saatlerini kendim belirleyebildiğim bir işle uğraşıyorum; oyuncak ithal ediyorum. Bu yüzden bu dengeyi kurmak zor olmuyor. Ama ne olursa olsun kadınların her zaman çalışması ve kendi ayakları üzerine basmalarından yanayım.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!