GeriKelebek Türkiye'nin ağrı haritası
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türkiye'nin ağrı haritası

Avrupa Ağrı Teşkilatları Federasyonu’nun (EFIC) yaptığı araştırmaya göre, Türkiye’de ağrı sıklığı yaşayanların oranının yüzde 63.5, ağrı çekenlerin yüzde 73.2’sindeki ağrıların ise kronuk nitelikte olduğu belirlendi.

EFIC, bu yıl 5’incisini düzenlediği "Ağrısız Yaşam Haftası" nedeniyle Swiss Otel'de bir basın toplantısı düzenledi.
Türkiye’nin ağrı haritasını çıkaran federasyonun yaptığı araştırmaya göre, yüzde 70’i ağrı sıklığı yaşayan kadınlar, ağrısı olanların içinde yüzde 54.5’lik oranla erkeklerden daha fazla ağrı çekiyor.

Türkiye’de en sık görülen ağrı merkezlerini yüzde 26 ile baş, yüzde 13.2 ile bel, yüzde 13.2 ile bacaklar ve yüzde 11.2 ile karın bölgesi oluşturuyor.

Ağrı çekenlerin yüzde 7’si ağrıyla baş etme yollarına başvurmazken, beşte biri ağrı kesici dışı yöntemleri tercih etmiyor, yüzde 23’ü sadece ağrı kesici ve yarısı da hem ağrı kesici hem de diğer yöntemleri kullanıyor. Ağrı kesici kullananların sadece yüzde 59.3’ü reçetede belirtildiği gibi ilaç kullanırken, yüzde 40.7’si reçeteye uygun ilaç kullanmıyor.

Ağrı çekenlerin yüzde 58.4’ü doktora giderek, yüzde 15.1’i komşu-arkadaş tavsiyesiyle yüzde 7.5’i de eczacıya danışarak ağrı kesici kullanmayı tercih ediyor. Ağrı sıklığı en fazla yüzde 69.6 ile batı ülkelerinde yaşanırken, yüzde 69.2 ile doğu ülkelerinde ve yüzde 48.5 ile güney ülkelerinde yaşanıyor. Ağrısı olanların yarısı batı ülkelerinde, yüzde 18’i orta bölge, yüzde 5.5’i kuzey ve yüzde 9.1’i güney ülkelerinde yaşıyor.

Sosyoekonomik düzeyi yüksek kişilerde ağrı sıklığı azalırken, ağrısı olanların yüzde 41.4’ü alt, yüzde 3.87i orta ve üst sosyoekonomik tabakada yer alıyor.

AVRUPA’DA AĞRI ÇEKENLERİN YÜZDE 58’İ DEPRESYONDA

EFIC’ın Avrupa’da yaşayan kişiler arasında yaptığı araştırmaya göre, her 5 kişiden birinin kronik ağrı hastası olduğu ortaya çıktı. Çoğu kronik hastada ağrı çok şiddetli biçimde ortaya çıkarken, ağrı çekenlerin yaşam kalitesinin ciddi biçimde düşük olduğu tespit edildi.

Ağrı çekenlerin yüzde 58’inde depresyon veya başka psikolojik bozuklukların bulunduğu belirlendi. Kanser hastalarının yüzde 75’i şiddetli ağrılar çekerken, altı ayın üzerinde kronik ağrı çekenlerin oranı yüzde 10-11 olarak belirlendi.

Araştırmada yer alan diğer bilgilere göre, İsveç’te erişkinlerde yüzde 45’inde kronik ağrı görülürken, Amerika’da tedavi kurumlarına başvuran hastaların yüzde 56’sının 5 yılı aşkın süreyle ağrı çektiği ve buna rağmen ağrı çekenlerin sadece yüzde 22’sinin ağrı tedavi merkezlerine yönlendirildiği kaydedildi.

TÜRKİYE YAŞLANIYOR

EFIC Başkanı Prof. Dr.Erdine, hızla artış gösteren yaşlı nüfusun, günümüz toplam dünya nüfusunun 10’da birini oluşturduğunu ifade etti. 2010 yılında ise bu oranın dünya nüfusunun 8’de birini oluşturacağını tahmin ettiklerini belirten Erdine, gelişmekte olan ülkelerde dünya yaşlı nüfusunun yaklaşık 3’te 2’sinin bulunduğunu ve bu oranın 2030 yılında 4’te 3’ünü oluşturacağını kaydetti.

Erdine, 60 yaş üzerindeki nüfusun 2000 yılında 600 milyon iken 2025’te 1.2 milyar ve 2050’de 2 milyarı bulacağını bildirdi. Türkiye’de 2002’de 65 yaş ve üstü nüfus toplamının ülke nüfusunun yüzde 5.6’sını oluşturduğunu kaydeden Erdine, bu oranın 2032’de yüzde 10.9 olacağını söyledi. Türkiye’de 20 Tıp Fakültesi bulunduğunu kaydeden Erdeni, ağrı uzmanlığının henüz Türkiye’de bulunmadığını ve 150 doktorun bu konuya ilgi gösterdiğini dile getirdi.

KRONİK AĞRI YAŞLILIKLA ARTIYOR

Kronik ağrının yaşlılıkla birlikte arttığının altını çizen Erdine, kronik ağrı yakınmalarının yaşlılıkla birlikte her 10 yılda yüzde 50 oranında artacağını kaydeden Erdine, 25-34 yaş grubu nüfusunun toplamının 3’te birinde kronik ağrı yakınması olduğunu ancak, bu oranın 65 yaş üzerinde 3’te 2’ye yükseldiğini kaydetti.

Erdine, 65 yaş üstü kişilerin yüzde 80-85’inde ağrıya neden olabilecek en az bir tane belirgin sağlık sorunu olduğunu dile getirdi. Yaşlı nüfusunun yüzde 25-50’sinin kronik ağrı çektiğini belirten Erdine, kronik ağrının dünyada her yıl 700 milyon işgücü kaybı ve 60 milyar dolar zarar neden olduğunu ifade etti.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle