GeriKelebek Tüp bebeğe genetik test
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tüp bebeğe genetik test

Kısırlık sorununa çözüm bulunması amacıyla 1980`lerde klinik olarak uygulanmaya başlanan tüp bebek ve mikro-enjeksiyon yöntemi, çocuk sahibi olamayan çiftlerin umudu olmaya devam ediyor. Tüp bebek uygulamalarında genetik test de yapılıyor. Döllenen yumurta anne rahmine yerleştirmeden önce test yapılarak genetik bir bozukluk olup olmadığı anlaşılabiliyor.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, Türkiye`de 1.5 milyon çiftin, çocuk sahibi olma konusunda problem yaşadığını söyledi.

Bunların yüzde 90`ının, tüp bebeğe gerek kalmadan tedavi edilebildiğini belirten Prof. Dr. Şatıroğlu, bu kişilerin yüzde 10`unun tedavisinde tüp bebek ve benzeri yöntemlerin kullanıldığını ifde etti. Prof. Dr. Şatıroğlu, tüp bebek konusunda yılda ortalama 400 hastaya uygulama yaptıklarını ve sayının giderek arttığını belirtirken, yıllık bazda yüzde 20-40 oranında başarı sağlandığını ve bu rakamların dünya ortalamasının 1-2 puan üzerinde olduğunu kaydetti.
       
DÖLLENME MİKROSKOP ALTINDA

Tüp bebek uygulamalarından biri olan mikro-enjeksiyon yönteminin, bir tek sperm hücresinin, tek bir yumurta hücresi içine sokulması işlemi olduğunu belirten Prof. Dr. Şatıroğlu, daha önce klasik tüp bebek yöntemini deneyip döllenme meydana gelmeyenlerde bu yöntemin uygulandığını söyledi.

Anneden toplanan yumurtalarla, babadan alınan spermlerin mikroskop altında döllendiğini belirten Prof. Dr. Şatıroğlu, bu işlemden sonra uygun koşullarda, 48 ila 72 saat beklendiğini, yumurtanın embriyo olması ve bölünme aşamasına gelmesinden sonra annenin rahmine basit bir yöntemle yerleştirildiğini anlattı.   

GENETİK YAPIYLA OYNANMIYOR

Ailesinde genetik bozukluk görülen çiftlerin de korkmadan bu yönteme başvurabileceklerini söyleyen Prof. Dr. Şatıroğlu, bu yöntemde genetik yapıyla hiç oynanmadığını vurguladı. Prof. Dr. Şatıroğlu, şöyle konuştu:

"Embriyoyu rahime yerleştirmeden önce, bir hücresini dışarı çıkarıyoruz, genetik çalışma yapıyoruz. Eğer genetik bir bozukluk yoksa öyle yerleştiriyoruz. Bu yöntem, üniversitemizde gelecek sezon rutin hale gelecek. Türkiye`de rutin olarak yapan merkez, benim bildiğim kadarıyla yok... `Bu hastalıklı, bunu yerleştirmeyelim` diyeceğiz ve böylece aile korku içinde bir gebelik yaşamayacak. Bu yöntem, genetik hastalıkların önlenmesinde özel bir yer kazanacak."

Prof. Dr. Şatıroğlu, üniversitede yeni uygulanmaya başlanan yeni bir yöntemle, anne adayından toplanan ve döllenen yumurtaların laboratuvarda soğutma yöntemi ile saklandığını ifade etti. Bu yöntem sayesinde, başarılı olmayan mikro-enjeksiyonun tekrarlanması için anne adayından tekrar yumurta almaya gerek kalmadığını dile getiren Şatıroğlu, saklanan embriyonun, anne rahmine tekrar yerleştirildiğini bildirdi.  

TÜP BEBEKTE ÜÇÜZ, DÖRDÜZ OLMASI HATA

Tüp bebek uygulamasında ikiz, üçüz, dördüz riskinin çok yüksek olmadığına, bu durumun yüksek olmasının, yapılan işlemin hatasından kaynaklandığına işaret eden Prof. Dr. Şatıroğlu, gebeliğin garantilenmesi için anne rahmine 3 veya 4`den fazla yumurta verildiğini söyledi. Bu durum sonucunda ikiz, üçüz, dördüz riskinin oluştuğunu anlatan Prof. Dr. Şatıroğlu, kurala uygun çalışılması halinde bu riskin, normal popülasyonun üzerine çıkmayacağını vurguladı.

Prof. Dr. Şatıroğlu, çoğul gebeliğin birçok sorunu da beraberinde getireceğini, kayıp riskinin artacağını belirterek, "Bu durum sonucunda, etik tartışmaları hala devam eden, bebeklerin bazılarını kurtarmak için, anne karnında bebeklerden birinin, ikisinin yok edilmesi işlemi ortaya çıkacak. Bu uygulamayı, etik bulmuyoruz" diye konuştu.

Tüp bebek yönteminin, diğer merkezlerde yaklaşık 2 milyon dolara, yani 3 milyar liradan fazla bir harcamayla yapıldığını kaydeden Prof. Dr. Şatıroğlu, kendilerinin ise Türkiye`de en uygun fiyatla tüp bebek yapan merkez olduklarını bildirdi. Prof. Dr. Şatıroğlu, "Halen bizim uygulamamız, 1 milyar 100 milyon liraya maloluyor. Yıl sonuna geldik ve yeniden bir fiyat ayarlaması yapılacak. Çünkü malzemeler ithal. Amafiyatlarımız hiçbir zaman 3 milyarı bulmayacak" dedi.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle