GeriKelebek Tüketici olmanın zorlukları..
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tüketici olmanın zorlukları..

REKLAMLARA bakınca markalar dünyasında her şeyin toz pembe olduğunu sanıyoruz. Yanılıyoruz. Özellikle personel davranışlarıyla şekillenen hizmet sektöründe hálá büyük sorunlar var.‘Tüketici odaklıyız’ deyip hálá dediklerinin anlamını kavrayamayanlar markalarına büyük zarar veriyorlar. Örnekler saymakla bitmez...Samsung telefonum birden kilitlendi... Açılmıyor... KVK bayilerinden birine tamire verdim. İki haftadır ne arayan var ne soran... Oysa Samsung ya da KVK bir teknoloji markası. Çok mu zor bir cep telefonuna ‘telefonumun akıbetini’ anlatan bir mesaj atmaları..Geçenlerde vadesiz hesabımı aktif hale getirmek için Yapı Kredi Beşiktaş şubesine uğradım. Tam 35 dakika hesabı aktive edecek yetkili kişinin önünde sırada bekledim. Hem de en az iki personelin hiç işi yokken... Çünkü hesabı sadece bir kişi aktive edebiliyordu.Salı gecesi Kanal D’de ANS yapımı Bu Toprağın Türküsü başlıyor. Arif Sağ’ın seçtiği genç türkücü adayları birincilik için yarışacaklar. Sunucu Beyaz... Jüri üyeleri Pakize Suda, Levent Kırca ve ben. Ekran başında çok keyifli dakikalar geçireceğiniz şimdiden belli..Programla ilgili olarak ANS’nin başındaki Oğuz Koloğlu ile sürekli bir iletişim halindeyiz. Sevgili Oğuz, ‘tüketici olmanın zorlukları’ konusunda benden de dertli... ‘Hocam bu reklamların hepsi yanıltıcı’ diyor, başka şey demiyor.Oğuz, yıllardır Garanti Bankası Mecidiyeköy şubesi ile çalışıyormuş. Haliyle işi gereği kimi zaman çok sık yurtdışına çıkıyor. Orada Shop&Miles kartını kullanıyor. Oğuz fark etmiş ki kredi kart harcamalarında aleyhine bir durum var... Gereksiz yere kur farkı ödüyor. Bankasına söylüyor, durum düzeltiliyor. Sonra yeniden eski işleme dönülüyor. Sonunda 81 dolarlık kur farkı çıkınca isyan ediyor. Banka Müdürü Tuğrul Bey ‘Tamam diyor gözden kaçmış, farkı biz öderiz.’ Ama Oğuz artık bankasıyla çalışmamakta kararlı.. Bunun üzerine Tuğrul Bey tavrını ve ses tonunu değiştiriyor: ‘O zaman şikayetini genel müdürlüğe yapın onlar talimat verirlerse zararınızı öderim!’ Olayı genelleştirmemek gerek... Garanti iyi bir banka... Ama hizmet sektöründe insanlar tıkır tıkır standart çalışmıyorlar işte. Sonuç ortada... Oğuz, ‘Bu reklamlar yanıltıcı’ diyor başka şey demiyor...Ben mi ne diyorum? Ben diyorum ki bir işletmede tepeden tırnağa herkes ‘tüketici odaklı’ olmak ne demek iyi anlamalı. Birçok yerli ve yabancı marka yeni çağın pazarlama kavramlarını anlamayan personel ve bayiler yüzünden satış kaybediyor... Eğitim şart!Nutella’nın ‘ııyyyyyyyk’ dedirten reklamıNUTELLA reklamında, aşçı Nutella kazanından kaşığı çıkarıp tadına bakıyor. Sonraki sahnede kazan açılıyor, anlıyoruz ki koca kazan Nutella kavanozu... Ve kavanoza aşçımız fındıkları da ekliyor. Aynı kaşıkla kavanozu karıştırmaya devam ediyor. Bu arada bu reklamı izleyen çocuklardan ‘ıyyyyyykk’ sesleri yükseliyor..Çocuklar haklı! Biz demiyor muyuz ki onlara ‘Başkalarının ağzının değdiği yiyecekleri içecekleri yeme içme!’, ‘ııyyyyyyyyk’ demesinler de ne yapsınlar. Koca aşçı bilmiyor mu ağız salgılarının hastalıkların kaynağı olabileceğini? Nutella’nın yaptığına kaş yaparken göz çıkarmak derler..Bizim LiptonGEÇEN hafta bir akşam annemi ve babamı ziyarete gittim. Annem İngiltere’de okuyan yeğenimin getirdiği çay poşetlerini göstererek ‘Sana bunlardan yapayım oğlum’ dedi. On onbeş dakika sonra hem çaylarımızı içip hem sohbet ederken annem dayanamadı: ‘Bizim Lipton gibisi yok ya...’Lipton’u kutlamak lazım... Yaklaşık on yılda tutarlı reklam stratejisi ve uygulamaları sayesinde ‘Bizim Lipton’ oldu ya... İnanın bu reklam denen şeyin yapamayacağı şey yok... Darısı diğer global markaların ve bizim çayken ‘Çai Chan’ olmaya çalışanların başına.Migros’a gitt...OPET’in ikinci reklamı geldi. İşin içine Migros (hem de ağırlıklı bir şekilde) girince olayın biraz seyri değişti... Opet’in amacı Migros’la ortak düzenlediği promosyonu duyurmak.Migros’tan al, kazandığın puanları Opet’te kullan... Reklam sonunda bu mesajı anladık mı? Anladık... Cem Yılmaz’ın esprilerine güldük mü? Güldük... Reklamı beğendik mi? Evet... Opet’e beğenimiz arttı mı? Evet...Reklamın genel atmosferi Opet’i nasıl bir konuma itiyor? Genç, biraz zıpır ama zeki... Reklamın yapım kalitesi nasıl? Mükemmel... Ama çok uzun yani biraz verimlilik sorunu var...O halde... Bu Opet reklamı alıcıya bir satın alma nedeni verdiği için çok daha iyi. Reklam aldığından çok veriyor mu sorusu mutlaka sorulmalı. Bir de Opet bir ürün değil ‘benzin perakendecisi’ markası... Kurumsal imaja dikkat!ÇekirgelikNe kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır. (Mevlana)