GeriKelebek Trendy Köşesi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Trendy Köşesi

Ben bir imparatorum

Son günlerde televizyon ekranında ‘Emret Komutanım’la, sinema perdesinde de ‘Banyo’yla dikkatleri çeken Arda Kural ‘Kendime ait bir imparatorluğum var ve ben de imparatorum’ diyor.

- ‘Banyo’dan önce oynadığın bir sinema filmi oldu mu?

‘Yeşil Işık’ta oynadım. Orada çok hakkımı yediler ama.

- Neden?

Çünkü sete üç buçuk saat geç geldim! Ondan sonra da bir daha bana teklif gelmedi. Şaka yapıyorum, çok haklılardı tabii...

- Çoğunlukla seni dizi film oyuncusu olarak görmemizin nedeni bu demek ki! Şaka bir yana ‘Evet’ diyebileceğin bir senaryo nasıl olmalı?

Ben de senaryo yazdığım için önce işin dramaturji kısmıyla ilgileniyorum. Mesela kurguda yapılan sahne geçişleriyle, işin teknik kısmıyla ilgileniyorum. Sonra konuya, daha sonra da bana önerilen role bakıyorum. Olumlu olursa kabul ediyorum.

- Dramaturji eğitimi aldın mı?

Hayır almadım ama uzun bir süre tiyatro oyunları yazdım. Aslında bir ekibimiz vardı, iş bulamadığımız için dağıldık. Deneysel olarak öğrendim. Bu yola çıkış amacım zaten yazar, senarist olmaktı.

- Yazar olma yolunun başlangıcında VJ’liğin yer alması enteresan değil mi?

Evet, öyle bir hata yaptım! O dönem ekranda başka birini oynadım. Çünkü o zamanlar idealist bir kişiliğe sahiptim. Nasıl anlatsam; bana saçma gelen şeyler vardı. Hayatı daha tanımıyordum ve tavırlarım yeni mezun olmuş bir öğrenci gibiydi. Kendimle ve aynı işi yaptığım insanlarla dalga geçiyordum. Zaten oraya bunun için girmiştim. Amacım eğlenmekti ama insanlar beni salak zannettiler! ‘Oğlum bak bu salak’ diye beni gösteren kadınlar oldu, ‘İşte Kral’daki salak bu!’ O zamanlar bu durumla eğleniyordum. Ama sonradan anladım, ne işim varmış oralarda?

- Fiziğin senin için avantaj mı, yoksa dezavantaj mı?

25 yaşındayım. Aslında kendi alanımda Türkiye’de bir benzerimin daha olmadığını biliyorum. Bu benim için avantaj ama aynı zamanda dezavantaj. Kriterlerime uygun bir rol olduğunda düşünülecek ilk insan benim. Ama benim kriterlerime uygun bir rol düşünülecek ve yazılacak bir ülkede yaşamıyoruz. Benim problemim bu. Çocukluğumdan beri oyunculuk yapıyorum ama eğitimini almadım. Çünkü oyunculuk eğitimine karşıyım. Tiyatro derslerine bir ay katlanabildim. O ağız ve vücut hareketleri dünyanın en saçma şeyi. Böyle düşündüğüm için tiyatro ustalarından çok eleştiri aldım. Onlara vereceğim en uygun cevap şu: Sanat benim için önemli bir şey değil. Sadece oyunculuk yapmaktan ve para kazanmaktan keyif alıyorum.

- Elinde bir imkan olsaydı hangi sinema filminde oynamak isterdin?

Canlandırmak istediğim karakter yazıldı ve çekildi; Truva... Yunan mitolojisini yıllardır araştırıyorum, merakım var. Brad Pitt’in yerinde olmak isterdim.

- Yurt dışına açılmak ister miydin?

Çok kolay olurdu ama hayat görüşümle uyuşmaz. Hayatta her şeyin önceden kurgulandığını ve bizim enerjimize ve isteklerimize göre yer değiştirdiğini düşünüyorum. Olmak istediğim şeyi zaten biliyorum. Acele etmeme gerek yok. Hayatımdan çok memnunum. Çekimlerin dışında kalan her boş anımda yazıyorum. Çok seviyorum çünkü.

- Ne planlıyorsun? Senaryosunu yazdığın bir filmde oynamak ya da kitap yazmak mı?

Hepsini isterim. Tüm bunların gerçekleşmemesinin imkanı yok. Çünkü ben çok iyi bir yazarım.

- İnsanın kendine güvenmesi güzel...

Kendini bilmesi!

- Sonuçta buna başkaları karar verecek.

Ortaya bir şey çıkarttığımda görecekler. Ama biri beni buna ikna etse iyi olacak. İkna edilmesi zor bir insanım. Üç tane tiyatro oyunu yazdım. Hiçbirini sahneletmeye kıyamadım.

- ‘Ya kimse beğenmezse’ diye mi, yoksa ‘Sadece benim olsun, paylaşamam’ diye mi?

Kimseyle paylaşmama arzusu. Resim yapıp, satmaya kıyamayan bir ressam gibiyim. Büyük bir hasetlik ve kıskançlık duygusu bu!

- Başka konularda da kıskanç mısın?

Sadece kendi ürettiğim şeyleri kıskanıyorum. Yanı sıra ukalalığım da var. Koç burcuyum. Koçların hepsi kendini bilir ama hep yanlış anlaşılır. Yetenekli bir burçtur Koç. Kendime ait bir imparatorluğum var ve ben bir imparatorum!

- Oyunculukta bir idolün var mı?

Yok. Çocukluğumda da bir idolüm yoktu. Zaten ben oyunculuğu bir meslek olarak görüyorum, sanatçı olmak gibi bir derdim yok! Ortaya bir şey çıkarayım, dünya beni konuşsun. Yok böyle bir şey! Evet dünya beni konuşsun ama ortaya bir şey koyduğum için değil...

- ‘İnsanların benden beklentisi olmasın’ diyorsun anladığım kadarıyla.

Evet, olmasın. Çünkü ben kimseye bir şey vermek zorunda değilim.

AJANDA

3 8 EYLÜL ‘Bir Delinin Hatıra Defteri’ adlı oyunla 700’üncü gösterisini yapan Metin Zakoğlu’ndan deneysel bir çalışma. Kulis Sanat Evi’ndeki oyun kaçmaz!

3 8 EYLÜL ‘Haybeden Gerçek Üstü Aşk’ fırtınası Açıkhava’da da devam ediyor. Demet Akbağ ve Yılmaz Erdoğan ikilisi her zamanki gibi müthiş!

3 8 EYLÜL Ajda Pekkan ve Yaşar neredeyse ikili olmuş durumdalar! Şimdi de İzmir Açıkhava Tiyatrosu’nda konser verecekler.

3 9 EYLÜL Küçücük bir odaya alınan 15 kişi, o odada yaşayan Yıldız ve Arif’in bir karyola yüzünden başlarına gelenleri izlemek için oradadır! ‘Hayrola Karyola’, Kulis Sanat Evi’nde...

Kuzenimin gazabına uğradım

Geçen yaz arkadaşlarla sokakta oturuyorduk. Yanımda 4 yaşındaki kuzenim de vardı. Hoşlandığım çocuk da oradaydı ve ben gizli gizli ona bakıyordum. Birden kuzenim koşmaya başladı. Ben de telaşlandım ve onu yakalamaya çalıştım. Aksilik bu ya, üstümde düşük belli pantolonum vardı. Birden bire düştü ve ayaklarım birbirine dolandı. Hoşlandığım çocuk her şeyi gördü. Pantolonumu toplayıp kalktım. Kuzenimden nefret ediyorum. Esra, 16

BAY AŞK UZMANI

DONA: Benim iki aydır çıktığım biri vardı. Onu o kadar çok seviyordum ki, ama sonunda ayrıldık. Sürekli gelip gidip bana çıkma teklifi etti. Ben de kabul ettim ve tekrar ayrıldık. Onu hála çok seviyorum. Hem de bana yaptıklarından dolayı ondan nefret ediyorum. Bana tekrar geri dönmesini istiyorum ve ona çektirmek istiyorum. Yani ondan bana yaptıklarının öcünü almak istiyorum. Bunun için ne yapabilirim, lütfen yardım edin.

BAY AŞK UZMANI: Ona çektirmenin sana hiçbir faydası yok. Bu seni yalnızca kötü bir insan yapar. Öç almak insanın içinde olmaması gereken bir duygudur. Faydasından çok zararı vardır. Bazı hastalıklar vardır tedavisi olmayan! İşte aynı şekilde bazı aşkların da sonu geldi mi bir daha asla geri gelmezler. Yazın son güzel ve sıcak günlerini yaşıyoruz. Her şeyi boşver, kendini bu güzel günlerde öç alma duygusundan uzak tut. Kollarını yeni bir hayata aç.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle