GeriKelebek Töre
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Töre

İlkel gazetecilerden nefret ederim. İlkel gazetecilerin ilkel milliyetçiliğinden (milliyetçilikten değil), ilkel namusçuluğundan (namustan değil) hazzetmem. Onun için sık sık, bizim bulvar gazetelerinin ilkel tepkilerine tepki gösteririm. Ama bu sefer, beni mazur göreceksiniz.

*

İdamın kaldırılmasını ben de savundum. İdam edilmeyi, değil bir kere asılmayı, ilmiğin ucunda yoyo gibi bir aşağı bir yukarı sallanmayı hak edenler olmadığından değil. Birincisi idam, düzeltme imkanı olmayan bir cezadır. Türkiye’de özellikle o kadar sık “hukukî hata” yapılıyor ki, asılanların kaçı suçluydu, kaçı suçsuz, Allah bilir... Hukukun prensibi değil midir, bir masumun idamındansa, doksan dokuz suçlunun ipten kurtulması yeğdir. Yani, “geri dönüşü olmayan bir ceza” olduğu için idamdan korkarım.

Hepsi bu kadar pratik değil, kendime göre başka gerekçelerim de vardı.

Tabii ki buna rağmen, sık sık, “Ulan idam kalkmayacaktı ki...” diye geçiriyorum aklımdan.

Neyse...

Zaten öyleleri var ki, ölüm bir kurtuluştur bunlar için...

*

Nuran kız (Halitoğulları) 14 yaşındaymış, hayvanın biri kaçırmış, dört gün boyunca tecavüz etmiş. Haberi okudunuz, Hürriyetim’in de manşetiydi. Jandarma yavrucağızı bir operasyon yapıp kurtarmış ve babasına teslim etmiş.

(Sonradan bir iddia daha atıldı ortaya: Oğlanla birlikte kaçmıştı, diye. Bu satırları yazıp çıkarken hangisi doğruydu bilmiyorum. Gerçi ne fark eder!)

Ve, Nuran’ın babası, ailesi ve akrabalarından oluşan 32 kişilik ‘aile meclisi’ ... ‘ailemizin namusu kirlendi’ diye çocuğun ‘idamına’ karar vermiş.

Baba, yanına (muhtemelen yaşı küçük olduğu için suçu üstüne atmayı planladığı) 17 yaşındaki oğlunu da alarak (bunlar o kadar ‘namuslu’ ve mert alçaklardır ki, kendileri hapse gireceklerine 14-15 yaşındaki oğullarını hücrede çürütürler!) ... Nuray çocuğu debelene debelene, telle boğmuş!

*

Şimdi, idamı özlüyor musunuz, özlemiyor musunuz?

Ben ‘iyi ki idam yok’ diyorum hâlâ.

Çünkü idam, bunlar için kurtuluş demektir.

Ancaaak...

Bir vatandaş olarak, hâkimden en ağır cezayı talep ediyorum.

Geçenlerde böyle bir sapık için “Ağırlaştırılmış ömür boyu hapis + geceli gündüzlü 5 yıl hücre” verdi hâkim.

Sadece babaya değil, çırpınmasın diye küçük kız kardeşinin kollarını tutan abiye değil, “32 kişilik cinayet şebekesine” ceza istiyorum!

Neymiş? “Namusu” kirlenmişmiş.

Şimdi, 14 yaşındaki kızını telle boğup öldürünce, bundan sonra ‘namuslu bir baba’ olarak hayatını sürdürecek.

Hayır, idam bunlar için kurtuluştur.

O hâkimin verdiği gibi, katillere ömür boyu hapis, delirip kafasını duvarlara vurana kadar hücre cezası...

‘Aile meclisi’ denilen hayvan sürüsüne de mümkün en ağır ceza, tek tek, her birine...

Bir iki sivrisineği öldürerek bu iş bitmez...

Bataklığı kurutacaksın...

Ki bir daha o pislikten sivrisinek üremesin!


Yorumları Göster
Yorumları Gizle