GeriKelebek Televizyondan hep korktum
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Televizyondan hep korktum

Televizyondan hep korktum
refid:19100510 ilişkili resim dosyası

10 senedir Avustralya’da düzenlenen Sanpellegrino Cafe Society Fotoğraf Yarışması, bu yıl ilk kez Türkiye’de yapılacak. Yarışmanın jüri üyeleri arasında yer alan Ragıp Savaş, fotoğraf merakını ve televizyon korkusunu Kelebek’e anlattı.

San Pellegrino’nun düzenlediği Cafe Society adlı fotoğraf yarışmasında jüri üyesi olmuşsunuz.  
   
- Evet... Hoşuma giden bir proje oldu. Bana heyecan verdiği için de bu projede yer almayı kabul ettim.

Bu sizin ilk jüri üyeliği tecrübeniz mi?

- Evet... Daha önce sanat yönetmenliği yaptım. Türkiye’nin en genç sanat yönetmeniydim. 2004 yılından itibaren üç yıl Kocaeli şehir Tiyatroları’nın başında bulundum. Her oyuncunun görsel konularda yetenekli olduğunu düşünüyorum. Benim ayrıca fotoğrafla da ilgim var zaten, çok dışında olduğum bir konu değil.

Fotoğraf çeker misiniz?

- Evet, fotoğraf çekmeyi seviyorum. Fotoğrafçılık gibi bir iddiam yok ama güzel buluğum şeyleri fotoğraflamayı severim.

REYTİNG İÇİN SEKSİN KULLANILMASI TUHAF

Geçen sezon üç ayrı film projesinde yer aldınız. Çok iyi bir performans, tebrik ederim...

- Teşekkürler... Aslında dört ya da beş film vardı gündemde, ama menajerim üçe düşürdü. Üç filmde de birbirinden çok farklı roller oynadım. Bu apayrı bir şans. Oyuncu, bu konularda çok açtır. Televizyonlara bakın, bütün roller, tüm hikayeler birbirine benziyor. Bir de seks çok kullanılmaya başlandı. Tabii ki televizyon, tiyatro ya da sinema hayatı resmeder, ama reyting için seksin bu kadar öne çıkarılması tuhaf... ışlenecek o kadar konu var, ama seyircinin doyumsuzluğu yapımcısektörü bu yöne sürüklüyor.

Seyirci mi doyumsuz yoksa senaristler çok çalıştıkları için mi farklı işler çıkaramıyor?

- Yoo, aslında işlenebilecek çok konu var. şu an otursak burada birçok konu başlığı çıkarabiliriz hatta... Ama bu kadar dizi içinde garanti iş çıkarmak istiyorlar. Kendilerini garantiye almak için de bu tür şeylere yöneliyorlar. Televizyon o kadar kuvvetli bir makine ki, aslında seyirci yetiştirebilir. Ama Türkiye’de tam tersi seyirci televizyonu yetiştiriyor. Televizyonun bu gücünü kullanamadığını düşünüyorum.

TELEVİZYON SEYRETMEM PSİKOLOJİM BOZULUYOR

Dizi furyası için ne diyeceksiniz?

- O kadar çok dizi var ki artık, mecburen çoğu dökülecek. Hatta başladı yaprak dökümü. Mesela “Canan” dizimizin karşısında birçok dizi vardı, bize reyting kalmadı. Haliyle oyuncular da sersemlemiş durumda ve yeni projelere girmekten korkuyorlar. Gerçi bu bir dönem ve geçeceğine inanıyorum.

Televizyon seyretmiyormuşsunuz siz, öyle mi?

- Televizyon seyretmem ama dizi seyrederim. ışim gereği bakarım yani... Pek çokları gibi hastalıklı şekilde bağlı değilim.

Nedense çoğu oyuncu televizyona hep iş gereği bakıyor. Hiç mi keyif aldığınız bir program ya da dizi yok?

- Yok... Ama aşağılamak anlamında “televizyon seyretmiyorum” demiyorum... Dizilerle ilgisi yok bunun. Seyretmiyorum çünkü psikolojim bozuluyor. Haberler de çok kötü, haberler haricinde de çok doğru şeyler gösterilmiyor. Hiç izlemiyor değilim tabii ama hayatımın bir parçası diyemem. ınsanları bir süre sonra boş kafalı ve boş bakan kişilere dönüştürüyor televizyon...

OYUNCULAR ÇOK KARNI YUMUŞAK İNSANLARDIR

Bir dizi yayından kaldırıldığında izleyici “Yazık oldu” ya da “Belliydi zaten” gibi tepkiler gösteriyor. Oyuncular bu durumu nasıl değerlendiriyor?

- Senaryoya bakıp “tutmaz” diyorsunuz, tam tersi çıkıyor. Bazen de “tutar” dediğiniz iş yayından kaldırılıyor. Menajerler, oyuncular, yapımcılar herkes tepetaklak olmuş durumda. Korkunç bir şey bu. ışe küsenler oluyor. Oyuncuların öyle durduklarına bakmayın, çok karnı yumuşak insanlardır. ıçine kapalı insanlardır. Sırtını sıvazla, al lokmasını gibi insanlardır çoğu. Bir proje yarım kaldığında, parasal sıkıntılara da düşebiliyorlar. Oyuncu tiyatroda da, sinemada da, televizyonda da diken üstünde.

Yeni sezonda bir tiyatro oyununuz olacak mı?

- İkinci sezonda sanırım bir oyun olacak. Bakırköy Belediye Tiyatroları’ndayım ben. 20’nci senem orada... Tiyatroda çok güzel işler yaptım. Aslında kiyatro kariyerim hepsinin üzerinde.

Ya diziler?

- Çok titiz davrandığım için sadece sekiz dizim var. Hep korktum ben televizyondan.

Neden korktunuz?

- Çünkü televizyon, çok çabuk sıkıp posanızı atabiliyor. Oyuncuyu çok çabuk tüketiyor. Bu şımarıklık değil ama yanlış anlaşılmasın, ben seçme şansına sahiptim.

KENDİMİ HASTALIKLI BİÇİMDE ELEŞTİRİRİM

Hiç kendinizi izleyip özeleştiri yapar mısınız?

- Yaparım, hem de hastalıklı derecede. ıyi olan işleri unuturum, kötü olan işleri unutamam. Gerçi oyuncu olarak rüştümü ispat ettiğim için hata yapma şansına az da olsa sahibim. Ama o kadar çok yeni oyuncu var ki, tek bir hata bazılarını yok edebilir, dikkat etmek lazım.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle