GeriTelevizyon Mental olarak çok yoruldum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mental olarak çok yoruldum

Mental olarak çok yoruldum

Nursel Ergin, 2 yıl aradan sonra ekranlara yeni bir kadın kuşağı programıyla döndü. Üç haftadır hafta içi öğle saatlerinde “Nursel’in Konukları” ile izleyici karşısına çıkan Ergin, “12 yıldır ara vermeden televizyondaydım. Mental olarak yorgun hissediyordum. Dünyada görmek istediğim çok yer vardı. Bu ayrılık kendime ve aileme vakit ayırdığım bir ara oldu” diyor.

◊ Uzun süredir ekranlarda yoktunuz, ekranı özlemiş misiniz?

- 1.5 sezondur yokum evet. Aslında her kayboluş, yeni bir keşif benim için. 12 yıldır ara vermeden televizyonda program yapıyorum. Mental olarak çok yorgun hissediyordum. Dünyada görmek istediğim çok yer vardı. Kendime, aileme vakit ayırdığım bir ara oldu bu ayrılık. Ama neticede çalışmadan duramayanlardanım, sonunda “yeter bu kadar gezmek” dedim ve geri döndüm. Özledim mi? Sevilmek, alkışlanmak, takdir görmek, evin kızı olmak büyük gurur ve bunu her zaman özlüyorum tabii.

◊ Seyirci Nursel’i yemek programlarıyla tanıdı. Şimdi yelpaze biraz daha genişledi. Programın içeriğinde neler var?

- Bu sene de yemek olmazsa olmazımız zaten. Sloganım, yemek kokusuz ev kalmayacak. Onun dışında her şeyin başı sağlık dedik, doktor konuklarım oluyor. Kadın-erkek ilişkisi, çocuk, giyim, alışveriş, makyaj, güzellik, her şeyden konuşuyoruz yayında.

BAŞIMA NE GELİRSE GELSİN HAYATI SEVMEKTEN VAZGEÇMEDİM

◊ İlk programın açılışında “Hayatta her insanın bir var olma amacı var” dediniz. Bu sözü biraz açar mısınız?

- “Benim adım Nursel” dedim bu seneki ilk programımı açarken. İsmimin anlamı ışık seli. Uzun yıllardır insanların evlerine konuk oluyorum, ışığım ve hayat enerjim evlere dağılsın istiyorum. Yaradan bana öyle bir azim, hayata karşı öyle pozitif bir bakış açısı vermiş ki. Yaşadığım onca şeye rağmen hayatta kaldım, mücadelemden vazgeçmedim. Ben başarmış insanlardanım. Para puldan bahsetmiyorum, içimdeki yaşama hevesinden, hayatı ne kadar sevdiğimden bahsediyorum. Ben başıma ne gelirse gelsin, hayatı sevmekten vazgeçmedim, o da karşılığında beni sevdi. Bu döngüyü, bu alışverişi anlatabilmeyi çok istiyorum. Kimsesizlerin sesi, rol modeli olmak, onlara “vazgeçmeyin, savaşın” demek istiyorum.

◊ Programın içinde en sevdiğiniz bölüm hangisi?

- İlk açılışta “Merhaba” dediğim kısmı çok seviyorum; o heyecanı ve buluşmayı... Boş bir sayfa var önümüzde, yayın boyunca nasıl dolduracağımız bizim elimizde. Dakikalar ilerledikçe izleyiciyle demlenmek, bütün olmak, aynen çayın dem alması gibi... Hele bir de çayımız iyi dem alırsa, değmeyin keyfimize.

ÇALIŞIRKEN ÇEKiLMEZ OLABiLiYORUM

  Konukları ağırlarken evinizde gibisiniz. Bu doğallığı nasıl yakalıyorsunuz?

- Bakın bunu ben de bilmiyorum. Tasarlanmış bir şey değil, rol yapmıyorum asla. Bütün çevrem beni bilir, gerçekten evde de böyle misafir ağırlarım. Her konuğuma çok değer veriyorum, gözünün içine bakıp söylediklerini anlamaya çalışıyorum, karşılıklı bir akış o. İyi program olsun, insanlar bilgilensin istiyorum.

Bir gününüz nasıl geçiyor?

- Çalışıyorsam çok disiplinliyim. Hatta çekilmez olabiliyorum, çünkü hata istemiyorum programımda. Çalışmadığım günlerse cidden tembel olabiliyorum. Resmen uyuşukluk geliyor üstüme. Her iki halimde de spor her gün hayatımda, onu hiç atlamıyorum.

 

Aşk kapınızı çalarsa ne cevap verirsiniz?

Aşk kapınızı çalarsa ne cevap verirsiniz?Mirkofon sende ekibi olarak bu hafta sokağa çıktık ve Aşk kapınızı çalarsa ne cevap verirsiniz? diye sorduk. Birbirinden komik cevaplar aldık.
Yorumları Göster
Yorumları Gizle