GeriTelevizyon Lise yıllarımı cehenneme çevirdim
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Lise yıllarımı cehenneme çevirdim

Lise yıllarımı cehenneme çevirdim

Ayşe Akın, Kanal D’nin sevilen dizisi “İnsanlık Suçu” ile setlere döndü. Diziyi konuşmak için bir araya geldiğimiz genç oyuncuyla sohbetimiz, “cehennem gibi” diye söz ettiği lise yıllarından başladı, gerçekleşmek üzere olan büyük hayaline kadar uzandı.

İnsanlık Suçu”nda siz Neslihan’ı canlandırıyorsunuz. Dizi ve canlandırdığınız karakterle ilgili neler söylemek istersiniz?

- Neslihan, ana hikayede çatışma yaratan bir karakter, dolayısıyla çok önemli. Gökhan’ın sevgilisi olduğu için aileyi iyi biliyor. Uzun yıllardır da orada çalıştığından şirketin çoğu bilgisine sahip. Her an her şey olabilir çünkü Neslihan kilit bir karakter.

Peki Neslihan sizce nasıl bir karakter?

- Gizemli, güçlü, gözü kara ve hırslı. Başta siyah bir karakter olarak görünürken aslında sürpriz dolu bir kahraman. Çok hırslı bir yapısı var ve bu hırsı ona bazı yanlışlar yaptırabiliyor. Ama özünde kötü birisi değil, yeter ki damarına basılmasın. Çünkü zor dönemlerden geçmiş bir kız, güçlü ve korkusuz olmasının sebebi de bu. Her insan gibi onun da hassas bir noktası var, o hassasiyet işin içine girince olanlar oluyor.

Bu karakteri canlandırırken zorlandığınız oluyor mu?

- Fazla zorlandığımı söyleyemem, hatta keyifle oynuyorum. Çok duygu geçişi yaşayan, entrika ve aksiyon dolu bir karakter. Bir oyuncu olarak daha ne isterim.

Dizide aile kavramı sorgulanıyor. Sizin için ne ifade ediyor aile?

- Yaşama sebebimdir ailem. Ne yazık ki ailem yanımda değil, Belçika’da yaşıyorlar. O yüzden kendimi işime adamış durumdayım. İnşallah bir gün ailemle aynı şehirde yaşarım, en büyük dileğim bu.

ARTIK BAMBAŞKA BİRİYİM

Sizin için de hırslı ve çalışkan diyebilir miyiz?

- Lisedeyken çok hırslıydım. Bu yüzden lise dönemimi nefretle hatırlarım, hiç güzel anım yok. Hırsım yüzünden lise zamanımı kendi kendime cehenneme çevirdim. Sürekli yarış içindeydim sınıf arkadaşlarımla. En yüksek puanı benim almam gerekiyordu. Dolayısıyla hafta sonları herkes okuldan sonra keyifli zaman geçirirken ben ders çalışıyordum.

Liseden sonra ne oldu?

- Üniversiteye başlarken kendi kendimi sorguladım, “Ben neden hiç mutlu değilim” dedim. İşte o zaman her şey değişti, olgunlaştıkça kendi kişiliğimi keşfettikçe, aslında kendime kötülük yaptığımın farkına vardım. Bu da fazla mükemmeliyetçi olmamdan kaynaklanıyordu. Çok şükür törpüledim o yanımı. Artık bambaşka biriyim.

Lise yıllarımı cehenneme çevirdim

 AİLE KURMAK İSTİYORUM

 ◊ Hayatta en çok yakmak istediğiniz, hayalini kurduğunuz şey?

- Aile kurmak.

Kariyeriniz için hayalleriniz, planlarınız neler? Hedefiniz başrol mü mesela?

- Başrol hedeflemek çok yanlış, aslolan doğru karakter seçmek. Hem daha önce başrol oynadığım sinema filmim var zaten; “Kervan 1915”. Planlara gelince; çok var. Yeni sezonda tiyatro yapmak istiyorum, Los Angeles’a gidip Ivana Chubbuck’tan eğitim almak istiyorum. İspanyolca öğrenmek istiyorum. Fransızca, İngilizce ve Flemenkçe konuşuyorum, 4 yıl Latince okuduğum için birçok dile de yatkınlığım var. Çok kolay Arapça, Ermenice, Almanca, İspanyolca, İtalyanca, Hint dili telaffuz edebiliyorum. Bu yüzden hayallerimden biri de uluslararası bir projede yer almak.... Bu sene o hayali gerçekleştireceğim.

İLK ADIMI ERKEK ATAR DÜŞÜNCESİNDE DEĞİLİM

Siz bugüne kadar sevdiğinizin kalbini kazanmak için savaş verdiniz mi?

- Bence ister kadın ister erkek olsun, herkes için yanlış bir şey birini elde etmek için savaşmak. Kaderinde yazılıysa o kişi, sen hiçbir bir şey yapmasan da çıkıyor zaten karşına. Bazı şeyleri akışına bırakmak, zorlamamak gerek. Böyle düşündüğüm için asla bir erkeği elde etmek için savaşmadım. Eğer birini beğeniyorsam bunu da açık açık söylerim, ilk adımı erkek atar düşüncesinde hiç değilimdir. Karşı taraf istemiyorsa da tamam, zorlamaya gerek yok.

“İnsanlık suçu” denince sizin aklınıza neler geliyor?

- Çook şey, say say bitmez ki. Dünyada suçsuz kul var mı? Tek bildiğim, yaptığı kötülük kimsenin yanına kalmıyor, herkes er ya da geç ektiğini biçiyor. Dizide de bunu Selim’in ölüm sahnesiyle çok güzel vurguladılar.

İdolünüz kim?

- Meryl Streep. Onu izlemek bana ders gibi. Bir dakikalık sahne paylaşmak için neler vermezdim.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle