GeriTelevizyon Kurşun dizisinin kadrosunda hangi oyuncular var? İşte Kurşun'un konusu ve oyuncuları...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kurşun dizisinin kadrosunda hangi oyuncular var? İşte Kurşun'un konusu ve oyuncuları...

Kurşun dizisinin kadrosunda hangi oyuncular var? İşte Kurşun'un konusu ve oyuncuları...

FOX TV ekranlarında izleyicilere merhaba diyen Kurşun, ilk bölümü ile yayın hayatına başladı. Cumhuriyet Savcısı Orhan Atmaca'nın, büyük bir davanın peşinden gitmeye karar vermesi ile başlayan olaylar zincirinin anlatılacağı dizide, birçok ünlü oyuncu kadroda yer alıyor. 1970'li yıllarda geçen bir dönem dizisi olan Kurşun, ilk bölümü ile beraber seyirciler tarafından ilgi gördü. Peki, Kurşun dizisinin oyuncu kadrosunda kimler var? Kurşun'un konusu ne?

İstanbul'un 1970'li yılları anlatan ve Savcı Orhan Atmaca ile genç gazeteci Leyla Devrim'in birlikte verdikleri mücadeleyi ekrana getirecek Kurşun dizisi, 23 Ekim Çarşmaba akşamı FOX TV'de diziseverlerle buluşuyor. Konusu kadar oyuncuları ile de dikkat çeken Kurşun'da kimlerin rol aldığı vatandaşlar tarafından merak ediliyor. Peki, Kurşun dizisinin oyuncuları kimler?

Başrollerinde Engin Altan Düzyatan ile Burçin Terzioğlu'nun yer aldığı Kurşun dizisi yayın hayatına başlıyor. 1970'li yıllarda geçen ve dönemin İstanbul'una ışık tutan kurşun dizisinde pek çok ünlü isim daha rol alıyor. İşte, Kurşun'nun oyuncuları ve konusu...

Yönetmenliğini Murat Can Oğuz ve Burak Arlıel’in yaptığı, senaryosunu Kerem Deren, Çisil Hazal Tenim ve Ayberk Çınar’ın kaleme aldığı Kurşun'da; Engin Altan Düzyatan, Burçin Terzioğlu, Berrak Tüzünataç, Sarp Akkaya, Engin Şenkan, Kürşat Alnıaçık, Seda Akman, Bora Akkaş, Begüm Akkaya, Gülizar Irmak, Şebnem Dilligil ve Cem Kurtoğlu gibi isimler rol alıyor.

KURŞUN DİZİSİNİN KONUSU

Hayatı boyunda adalete inanmış ve adaletin peşinden gitmiş olan Cumhuriyet Savcısı Orhan Atmaca, büyük bir davanın peşinden gitmeye karar verir. Mebus oğlunu, cinayet şüphelisi olarak gözaltına aldırır. Fakat bu dava, daha önce baktığı davalara pek benzemez. Bu davanın başlangıcında araştırmacı gazeteci Leyla Devrim ile yolları kesişir. Savcı Orhan Atmaca gibi o da bu cinayetin arkasından gerçekleri ortaya çıkarmak için çalışmaktadır. Aynı olay, iki karakteri yan yana getirir. Savcı Orhan Atmaca’nın davadan çekilmesini isteyen karanlık dünyanın insanları, onu mahkemeden vazgeçirmek için ellerinden geleni ardına koymamaya kararlıdırlar. Fakat Orhan Atmaca, ne olursa olsun, adaletin yerini bulması, suçlunun hak ettiği cezayı çekmesi için direnecektir.

Leyla Devrim ise, kimsenin görmediğini, kimsenin sormaya cesaret edemediği soruları sorarak, Orhan Atmaca ile aynı yoldan yürümeye kararlıdır. İşin arkasındaki karanlık dünya Orhan Atmaca’yı sevdikleriyle, hayatıyla tehdit ederken Orhan Atmaca’nın önünde iki seçenek vardır. Sonuna kadar adaletin peşinden gitmek ya da diğer herkes gibi saklanmak ve davadan kaçmak. Bu keskin viraj, Orhan Atmaca’nın, Leyla Devrim’in ve etrafındaki tüm insanların hayatlarını geri dönülmez biçimde değiştirecektir.

KURŞUN'UN OYUNCULARI 

Engin Altan Düzyatan (Orhan Atmaca)

1970 senesinde Sultanahmet’te bir adalet sarayı odasında kurulu, gözü kara, bildiği yoldan şaşmayan daha yolun başında bir savcı: Orhan Atmaca. Karşısında kara tahta, maktulün gencecik bir kızın resmi asılı. Genç kadın bir milletvekilinin oğlu Serdar Önal tarafından canice öldürülüyor. Orhan, aldığı tehditlere, göz dağlarına yüz çeviriyor, Serdar’ın yargılanma sürecini başlatıyor. Ama bu cinayet görünenden fazlası. Orhan’ın dönüşüm hikayesi böylece başlıyor. Kader, adalete inan bir adamdan adım adım karanlığa yol alan bir adam yaratıyor.

Burçin Terzioğlu (Leyla Devrim)

Leyla, annesi ve babası ile mutlu bir hayat yaşarken babası tarafından terk edilmiş, annesi ile büyümüş bir kadın. Babası yüzünden aşık olmaktan korkan, tek başına olmanın gücüne sığınan dik, omurgalı bir gazeteci. Gücü yalnızca kaleminden gelmiyor, maceranın ortasına atılarak, katillerin peşine düşerek gözünü karartıyor. Çünkü Leyla bu hikayedeki güçlü kadınların temsili. Ekranlarda görmeye alışık olduğumuz kurtarıcısını bekleyen, bir erkeğin gücüne, desteğine sığınan biri değil. Leyla Devrim, içimizden bir kadın; içimizde saklı o güçlü kadın.

Berrak Tüzünataç (Gülce Akar)

Genç, güzel, hırslı. Koca aleme rağmen ayakta kalmaya çalışan yalnız bir kadın. Gülce bu dünyada tek başına ayakta kalmaya çalışan yalnız bir anne. Şansın yüzüne güldüğü tek nokta da bu olmuş. Oğlu Ozan ve ailesi bildiği dostları. Filiz’le de böyle tanışmış Gülce. Oğlu Ozan sayesinde. Ama zaman acımasız, gün gelecek dostunu kaybedecek Gülce ve o gün geldiğinde yolları Kurşun Orhan’la birleşecek.

Sarp Akkaya (Aydın Kara)

Orhan’ın çocukluk arkadaşı. Bünyamin’in sağ kolu. Zeynep’in biricik aşkı. Gönlü deli, gözü kara. Mahallenin kimsesiz çocuğu, Bünyamin’in himayesi altında yetişti. Orhan’la dost olarak büyüdü. Sokak kavgalarında sırt sırta verdiler. Birlikte erik ağaçlarına daldılar. Ama geçmişin anıları yetmeyecek, gün gelecek çocukluk arkadaşı Orhan’la karşı karşıya gelecek. Gözünü karartacak, ne yapılması gerekiyorsa yapacak. Bünyamin’in izinden, sokakların dilinden konuşarak yaşayacak.

Engin Şenkan (Bünyamin Ayaz)

Çınarlı ağacın sahibi. Yıllar önce İstanbul’da cellattı, şimdi ise bir hikaye. Gözü kara, kaderi kapkara. Sokakları, raconu, keskin olmayı Bünyamin öğretti Orhan’a. Orhan büyüdü. Babası gibi oldu. Babasını gördü onun gözlerinde. Bünyamin 30 yıl önce gömdüğü Cellat Bünyamin’i Orhan için çıkardı. Bıraktığı hayata onun için döndü. Nasırlı elleri tam iyileşmişken yeniden nasır tutmaya başladı. Çınarlı ağacın meşhur celladı geri döndü.

Kürşat Alnıaçık (Nuri Kargı)

İstanbul’un boğası. Tüm yer altının babası. Seneler önce bir adam evden çıktı. Ardında kızı Leyla’yı eşi Nahide’yi bıraktı. Zaman geçti, bu yalnız adamın kudreti sınırları aştı. İstanbul’un Boğası oldu. Sözünün üstüne söz söylenmez oldu. Yakıp yıkmaya devam etti. Bütün zaaflarından, sevgiden arınmıştı ruhu. Ama gün geldi kızı Leyla ile Nuri’nin yolları kesişti. Tek bir adam uğruna: Savcı Orhan Atmaca.

Seda Akman (Feraye Kargı)

Nuri’nin ikinci eşi. Eski assolist. Hırslı, gözükara, Nuri’nin ruhundaki karanlığın kaynağı. Feraye evde ara ara bir sanat müziği patlatır, buğulu sesiyle dört duvarı inletir. Ama sanmayın acıyla söyler bu şarkıları. Feraye ömrü hayatı boyunca keder nedir bilmemiş. Hep refah hep varlık içinde yaşamış. Zamanın büyük assolistlerinden. Bugünse Nuri Kargı’nın biricik eşi, İstanbul’un Boğası’nın ardındaki karanlık eli.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle