GeriTelevizyon Bu ekipte olmayı seviyorum
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu ekipte olmayı seviyorum

Bu ekipte olmayı seviyorum

Özlem Çınar’ı yıllardır “Arka Sokaklar”ın Aylin Komiser’i olarak izliyoruz. Peki hiç mi sıkılmadı, hiç mi “Benden bu kadar” demedi, başka projelerde kendini göstermek için alıp çantasını gitmek istemedi? Çınar’ın yanıtı tereddüde yer bırakmıyor: “Hiçbir dönemde bu işi bırakmayı düşünecek kadar sıkılmadım. Sanırım bağ kurma duygusu, sıkıntıyı alt ediyor.” 

◊ Nasıl gidiyor 12’nci sezon?

- “Arka Sokaklar” her sene olduğu gibi yine kalite standardını koruyarak, hatta daha da yükselterek yola devam ediyor. Yani iyi gidiyoruz (gülüyor).

◊ Yıllardır Aylin ’i canlandırıyorsunuz, “Aylin” olmaktan sıkıldığınız oldu mu hiç?

- İnsan çok uzun süre aynı proje içinde yer alınca, elbette farklı şeyler arzulayabiliyor ve bu gayet doğal. Sadece oyuncular değil, ekipteki herkes bunu hisseder, aklından geçirir. Ama hiçbir dönemde “Arka Sokaklar”ı bırakmayı düşünecek kadar sıkılmadım. Sanırım bağ kurma duygusu, sıkıntıyı alt ediyor. Hâlâ ilk günkü gibi bu dizide ve bu ekipte olmayı seviyorum, bundan keyif alıyorum.

SEYİRCİ O SAHNELERİ SEVİYOR AMA SONUNDA ÖLÜM İSTEMİYOR

◊ Hâlâ sizi gerçek polis zanneden, sokakta öyle davrananlar oluyor mu?

- Sokakta “Aylin ” diye sesleniyorlar ama gerçek polis olduğumu düşünen birine denk geldiğimi hatırlamıyorum.

◊ Canlandırdığınız karakterler günlük hayattaki mizacınızı etkiler mi? Özellikle sizinki gibi uzun soluklu bir işse söz konusu olan...

- Günlük hayattaki mizacımı etkileyeceğini sanmıyorum. Bugüne kadar kendimde hiç öyle bir değişim fark etmedim. Ama uzun süre erkek sayısının kadın sayısından daha fazla olduğu bir sette bulunmak, sanırım etkiliyor biraz (gülüyor).

◊ Siz “Arka Sokaklar”ın başarısını neye bağlıyorsunuz?

- Bir diziyi başarılı kılmanın, uzun süre devam ettirmenin belli bir formülü yok bana kalırsa... Ama şu kesin; senaryosu başarısız olan bir dizinin şansı da olmaz. Bence hikaye, senaryo en önemli unsur.

◊ Karakol sahnelerini mi daha çok seviyorsunuz yoksa dışarıdaki aksiyon sahnelerini mi?

- Benim için öyle bir ayrım yok. Rolümü seviyorum. Aylin-Hakan sahneleri ayrıca keyif aldığım sahneler diyebilirim.

◊ Geçtiğimiz bölümlerde Aylin  herkesi çok korkuttu, o dönem nasıl tepkiler aldınız?

- Aslında seyirci böyle sahneleri seviyor. Tabii sonunda karakterin ölmemesi şartıyla... Hep ve en çok sorulan soru da haliyle “Diziden ayrılıyor musunuz?” oluyor.

Bu ekipte olmayı seviyorum

OYUNCU OLMASAYDIM UZUN MESAFE KOŞUCUSU OLABİLİRDİM

 Dizi dışında neler yapmaktan hoşlanırsınız? Set dışında vaktinizi nasıl değerlendirirsiniz?

- Yoga, meditasyon, ses ve nefes çalışmaları yapmayı seviyorum.

İstanbul’daki favori semtiniz hangisi?

- Oturduğum semt olan Maçka’yı çok seviyorum. Mahalle havasını ve mahalle hayatını devam ettirdiği için... Bir de küçük semtleri seviyorum. Çünkü buralar herkesin birbirini tanıdığı, selamlaşıp sohbet ettiği yerler. O sıcak atmosfer bana iyi geliyor.

İstanbul’dan uzaklaşmak istediğinizde nereye gitmeyi tercih edersiniz?

- Kuzey Ege’yi tercih ediyorum, seviyorum oraları.

Oyuncu değil de sporcu olsaydınız hangi dalı seçerdiniz?

- Bilmem, hiç sporcu olsaydım diye düşünmedim ama uzun mesafe koşucusu olabilirdim sanırım.

Son olarak “Arka Sokaklar” izleyicisine söylemek istediğiniz bir şey var mı?

- Seyirci bize olan sevgisini çok güzel hissettiriyor. Kast ettiğim şey sadece reyting değil, sokaktan ve sosyal medyadan bahsediyorum. Tabii bir de fanlarımız var. Seyircinin sevgisi bize çok iyi geliyor. Biz de onları çok seviyoruz.

 MAKYAJ YAPMAK BENİ SIKIYOR

Makyaj ve kişisel bakıma çok vakit ayırır mısınız?

- Pek vakit ayırmam, çünkü bu tarz şeylerden çabuk sıkılırım. Makyajı da gittiğim yere bağlı olarak nadiren yaparım. O da aşırıya kaçmadan olur. Ama kullandığım ürünlerin kaliteli olmasına dikkat ederim. Bir de yediğim, içtiğim gıdaların fabrikasyon olmamasına özen gösteriyorum, benim bakımdan anladığım bu (gülüyor).

Kendinizde eleştirdiğiniz bir özelliğiniz var mı?

- Tabii, hem de çok. En başta da “kararsızlık” geliyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle