GeriKelebek Tarihçilerimiz nerede?
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tarihçilerimiz nerede?

ANIMSADIKÇA hálá yanıt bulamadığımız bir olay var. Yanılmıyorsak 5-6 yıl önceydi. Boğaziçi Üniversitesi, ‘Ermeni soykırımı’ iddiasının şampiyonlarından Prof. Richard Hovanisyan’ı Türkiye’ye davet ederek (veya burada olmasından yararlanarak) öğretim üyelerine bir konferans vermesini sağlamıştı.Biz bunun doğal ve hatta gerekli olduğunu düşünüyoruz.Sonra öğrendik ki, dinleyen öğretim üyelerinden hiçbiri ‘O olaylar soykırım değil, karşılıklı öldürme nitelikli bir trajedidir’ dememiş. Bu anlayışa dayalı soru dahi soran çıkmamış.‘O bir soykırımdır’ iddiasına acaba onlar da mı inanıyorlar? Yoksa bu konuda hiçbir çalışma yapmadıkları için soru soracak bilgi veya cesaretleri mi yok?Wisconsin Üniversitesi’ndeki öğretim üyesi, tanınmış tarihçi Kemal Karpat’ın bir makalesini dünkü Zaman Gazetesi’nde okumasaydık, belki de o olay zihnimizde tazelenmeyecekti.Prof. Karpat ‘olayların soykırım sayılamayacağını’ savunuyor. Ama makalesinin bir yerinde, ‘Türkiye’de bu konu ile uğraşanlar, şimdiye kadar inandırıcı, herkesi bir dereceye kadar ikna edecek veya kafalarda soru yaratmayacak yaklaşımlar ve fikirler üretememişlerdir’ diyor.Dediği yalan mı?Dönüyor dolaşıyor, ebediyete intikal etmiş bulunan Esat Uras’ın, Sadi Koçaş’ın, Şinasi Orel’in, Kamuran Gürün’ün kitaplarıyla Yusuf Halaçoğlu’nun, Mim Kemal Öke’nin, Şeref Ünal’ın, Mehmet Kanar’ın, Bilal N.Şimşir’in, Mevlut Oğuz’un ve daha sayınız ki 50 yahut 100 yazarın kitap ve makaleleri ve ‘ASAM’ın yayınları içinde bocalıyoruz.Açık konuşalım:Suçlu olduğumuza inandıkları için mi tarihçilerimiz bu konuyu ele alıp antipatik olmak istemiyorlar? Yoksa araştırma yapmanın, gerçekleri olduğu gibi ortaya çıkarmanın -suçluysak suçluyuz, değilsek masumuz diye haykırmanın- gerektirdiği medeni cesaretten mi yoksunlar?Bir üçüncü ihtimal daha var:Profesör olunca kitapları kapatma, araştırma yapmanın zahmetine katlanmama daha kolaylarına mı geliyor?Öyle ya 67 yaşına kadar maaş al, sonra emekli ol... Yıllar boyunca yaptıkların ne idi, yapman beklendiği halde yapmadıkların ne idi, kimseye hesap verme...Ve defteri kapat git!Galiba bizdeki temel gerçek bu sonuncu ihtimalle örtüşüyor.Yoksa 80’e yakın üniversitenin bunca tarih kürsüsünde görev yapan çok sayıda akademisyen, kendi tarihine bu kadar uzak ve ilgisiz davranır mıydı?Prof. Bernard Lewis, Prof. Stanford Shaw, Prof. Justin McCarthy, Samuel Weems ve Prof. Heath Lowry gibi isimler olmasa Türkleri kim savunacaktı?Bundan da mı utanmıyorlar?Hani kılıcından kan damlayan Tarih vakıflarımız?Ve nerede yurtdışındaki üniversitelerde görev yapan tarihçilerimiz?Bakın üç yıl önce resmen görevlendirilinceye kadar bu konuya eğilmek zahmetine katlanmayan Türk Tarih Kurumu’na söz söylemiyoruz. Çünkü son üç yılda ne yaptıklarını hálá göremediğimiz gibi umudumuz da yok.