GeriKelebek Stresin yeni ilacı: Akvaryum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Stresin yeni ilacı: Akvaryum

Bitkiler ve kayaların arasında renkli balıkların yüzdüğü bir akvaryum, rekabet ortamında tüm gününü geçiren ve stres içinde evine dönenlerin en iyi ilacı. Akvaryum seyretmek kalp krizi riskini azalttığı gibi stresi de gideriyor. Evinde hayvan beslemek isteyen ancak yoğun iş temposu arasında buna vakit bulamayanlar için de akvaryum ideal. Haftada 30 dakikalık bir bakım ile akvaryum sahibi olunabiliyor. Bakım gideri ise sanılanın çok altında. Üstelik akvaryumların bakımını üstlenen çocuklarda sorumluluk bilinci ve doğa sevgisi gelişiyor. İşte akvaryumun faydaları...

Yunan mitolojisinde, Zeus'un yeraltına kapattığı ölüm saçan Typhon'un hışmından kaçmak isteyen güzeller güzeli Afrodit ile aşk meleği Eros, önlerine çıkan ilk ırmağa atlar ve birer balığa dönüşürler. Böylece, sonsuza kadar birbirinden ayrılmayan ikili, durgun ve ıssız sulara güzellik ve sevgi katarlar.

Afrodit ve Eros ile renklenen sualtı dünyasına hayran olan insanoğlu ise hayatın özü olan suyu ve içinde yaşayan sakinlerini evine kadar taşır. Böylece bitkiler, kayalar, ağaç kökleriyle süslenmiş akvaryumlar ve içinde salına salına yüzen balıklar, yüzyıllar sürecek bir dostluğun parçası oluverirler...

Yaklaşık 15 yıldır akvaryumculuk ile ilgilenen Bilyap Aquaristic'in sahibi Tunç Ali Kütükçüoğlu, bu dostluktan büyük keyif alanlardan. Kütükçüoğlu, sadece doğal ortamlarında yaşayabilen balıklar için ‘‘Onları izlemek büyük bir zevk’’ diyor. Ancak, akvaryumlar sadece zevk veren bir uğraş olmaktan başka işlevlere de sahip.

Yoğun ve yorucu rekabet ortamında sabahtan akşama kadar çalışan ancak evinde akvaryumu bulunan insanlarda, bu renkli ve sakin dünyanın stres giderici bir etkisi var. Kısa süre sonra İstanbul'da hizmete girerek İnternet üzerinden de satış yapmaya başlayacak olan Bilyap Aquaristic aracılığı ile Türkiye'de akvaryumculuk kültürünü yaratmak isteyen Kütükçüoğlu, akvaryumların insan üzerindeki olumlu etkilerini şöyle özetliyor:

‘‘Bilim adamları, akvaryumun insan üstünde olumlu bir etki yarattığını belirlediler. Yapılan araştırmalar, akvaryumun dinlendirici bir özelliğinin bulunduğu ve akvaryumu seyretmenin kalp atışlarını yavaşlatarak stresi giderdiği kanıtlandı.’’

Kalp krizini önleyici ve stresi giderici etkisi olan akvaryumların Avrupa'da revaçta olduğu en gözde mekanlar ise diş hekimlerinin muayenehaneleri.

BAKIMI EN KOLAY EV HAYVANI

Sağlık üzerinde bu denli iyi etki yapan akvaryumların en keyif verici yanlarından biri de doğru bilgi ve kaliteli ekipmanla kuruldukları takdirde bakımı kolay ve ucuz bir uğraş olması. Hayvan besleyenlerin en önemli sorunu, gün içinde evde bulunamamalarından kaynaklanan sıkıntılar... Oysa, akvaryumdaki balıklar haftada sadece 30 dakikalık bir bakımla, hayatlarını sürdürebiliyorlar.

Gerçek bir hayvanseverin, bu varlıkları kendi doğal ortamlarının dışına çıkarmadan yaşama haklarına saygı göstereceğine inanan Öztürk, ‘‘Köpek, kedi ya da kuş evlerimizde en çok beslediğimiz bu üç hayvan, yeterince ilgi gösterilmediği takdirde bakımsızlıktan mutsuz olur, hastalanır ya da ölürler. Hiç kimse, başka bir canlının hayatı üzerinde böyle bir hakka sahip olamaz’’ felsefesini savunuyor.

ÇOCUKLARA SORUMLULUK

Ortalama ömürleri 15 yıl olan balıklara doğal ortamlarında yaşama şansı tanıyan akvaryumların, insanoğlunun çocukluktan erşikinliğe geçiş döneminde önemli bir rol oynadığı ise başka bir gerçek. Çünkü, bir sabah bir akşam ikişer dakikalık yem vermek, yosunlanan camları silmek, büyüyen bitkileri budamak ve iki haftada bir suyu temizlemekle yükümlü tutulan çocuklar, kendi doğaları içinde hayatlarını devam ettiren balıkları gözlemlerken çevre bilinci de kazanıyorlar.

Ancak, insan hayatı üzerinde birçok olumlu etkiye sahip olan bu estetik uğraş, Türkiye'de yeterli ilgiyi bulamıyor.

‘‘Bu biraz da akvaryumcuların suçu’’ diyen Öztürk, Türkiye'de akvaryumculuğun kar amaçlı yapılmakta olduğunu ve satıcıların yeterli bilgi birikimine sahip olmadıklarını belirtiyor:

‘‘Herşeyden önce, akvaryum sahibi olmak isteyen insana, hastalıklı ya da bakımı çok güç balıklar satılabiliyor. Hayvan kısa süre sonra ölünce de insanlar üzülüyor ve evlerine bir daha balık almak istemiyorlar’’ saptamasında bulunan Öztürk, sözlerine şöyle devam ediyor:

‘‘Akvaryumculuk bilgi, ilgi, sabır ve sevgi ister. Bu işle ilgilenen insanların sadece balık satmakla kalmayıp, bir akvaryum için gerekli olan tüm malzemeyi de tedarik etmeleri gerekir.’’

KÜÇÜK DEĞİŞİKLİKLER

Diğer ev hayvanlarının tersine balık beslemenin çoğu zaman monotonluk duygusu uyandırabildiğini de vurgulayan Öztürk, ‘‘Tekdüzelikten sıkılanlar için akvaryum sahibi olmak tehlikeli ancak, akvaryum içinde her gün küçük değişiklikler meydana gelir önemli olan bunların farkına varabilecek bir göze sahip olabilmektir’’ diyor. Balıklarda da insanlara benzer bir tür sosyal yaşamın varolduğuna dikkat çeken Öztürk, ‘‘Onlar da kıskanıyor, yavrularını korumak için çeşitli önlemler alıyorlar. Bazıları ise hayatlarını tek bir eşle geçirerek büyük bir sadakat sergiliyorlar’’ örneğini veriyor.

Özellikle Cichlidae (Çiklit) familyasından olan balıklarda aile bilincinin çok gelişmiş olduğunu anlatan Öztürk, öte yandan birçok balık türünün sesle iletişim kurabildiklerini hatırlatıyor.

Onlar da güven arıyor

Balıklar ve insanların ortak birçok özellikleri var. Bunları bilmek çoğu zaman evlerin renkli bireylerinin mutlu ve uzun yaşamalarına yardımcı oluyor. Bu nedenle, yaşadıkları ortamda güven duygusu yaratma ihtiyacı duyan balıkların, akvaryumlarının ev içindeki konumu da çok önemli. Bilyap Aquaristic'in sahibi Tunç Ali Kütükçüoğlu, bu konumu şöyle tarif ediyor:

‘‘Akvaryum, odada direkt güneş ışığı almayan sakin bir köşeye yerleştirilmeli. Balıklar yüksek ve ani seslere duyarlı oldukları için mümkünse, bu sessiz bir köşe olmalı. Ayrıca, akvaryumun yüzeylerinden birinin duvara yaslanması da önemli, çünkü balıklar, aynı insanlar gibi, her taraflarının açık olduğu ortamlarda strese girerler. Duvar sabit olması nedeniyle onlara belli bir güven duygusu verir. Ayrıca, akvaryumlar, estetik olsun diye, masa olarak da kullanılmamalı çünkü, ev sakinleri masaya oturup kalkarken balıklar etraflarındaki yoğun hareketlilikten rahatsız olurlar.’’

Hareketli, renkli, iştahlı olmalı

Akvaryum balıklarının uzun süre yaşamalarını sağlayacak bilgiler Bilyap Aquaristic'in İnternet sayfasında anlatılıyor. İşte sağlıklı bir akvaryum için dikkat edilmesi gereken birkaç püf noktası:

Balık hareketli, canlı renkli ve iştahlı olmalı.

Yeni alınan balık akvaryuma konmadan önce ayrı bir kapta bir hafta karantinada tutulmalı.

Akvaryum tecrübesi olmayanlar hormonsuz, ilaçsız, normal sıcaklıkta yaşayan dayanıklı balıkları tercih etmeliler.

Saldırgan türlerle çekingen türler bir araya konmamalı.

Yavaş ve sakin yüzen balıklar hareketli balıklardan tedirgin oldukları için bir araya konmamalı.

Yavrularını büyüten balık türleri üreme zamanında belli bir bölgeyi sahiplenir ve saldırgan olurlar. Bu yüzden, akvaryum içinde her çifte yeterli alan sağlanmalı.

Akvaryumda zengin bir bitki örtüsü tercih edenler, melek balığı gibi, bitkileri yemeyen türleri satın almalılar.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle