GeriStil İstanbul dünyanın efendisi olacak
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İstanbul dünyanın efendisi olacak

İstanbul dünyanın efendisi olacak
refid:27759449 ilişkili resim dosyası

Dünyanın en ünlü tasarımcısı o: Philippe Starck. Limon sıkacağından uzay mekiğine kadar yaptığı tüm işleri çok konuşuldu. 65 yaşındaki Starck, yeni ev projesiyle İstanbul’un endüstriyel bölgesini havalı bir semte dönüştürme peşinde. Ona göre Güneşli’den bir ‘Manhattan’ çıkabilir.

Türkiye’de projeniz için seçilen yer biraz enteresan geldi. İstanbul’un manzarası güzel bir çok yeri var. Neden endüstri bölgesi olan Basın Ekspres Yolu’nu seçtiniz, yer mi kalmadı?
Elegan ve şık bir yer olsa bir iş yapmak istemezdim. Yeni yerler keşfetmeyi, insanların burun kıvırdığı “Burası ne biçim bir yer, hiç şık değil” dediği yerlerde iş yapmaya bayılıyorum. O yerleri ‘dönüştürme’ şansım oluyor. Bu işte çok iyiyim. Dallas örneğine bakalım: 30 yıl önce benim ev yaptığım yerlerde in cin top oynuyordu. Şimdi inanılmaz değerli. Hong Kong ve Boston’da da bunu yaptım. Gördüm ki kötü, çirkin yer diye bir şey yok. Bir projeyi ilginç ve iyi yaparsanız ve doğru fiyattan satarsanız, insanlar gelir.

Çevrenize bir bakın, her bina ayrı telden çalıyor. Bu kaotik durum buraya özgü değil, İstanbul’un her yerinde var. Bu çirkinliği nasıl düzeltebiliriz?
Çirkin değil bence. Heyecan verici. Gerçek, sahici, hayatın gerçeği gibi. Her yer illaki burjuva, şık, Prada giyen insanlarla mı dolsun taşsın? Hayat moda dergilerinde göründüğü gibi değil. Kalıpların dışına çıkıp modern düşünmek gerek. Modernlik de macera demektir. Eşim Jasmine de sizin gibi, rahatına düşkün. Tatil için bir yer seçiyorum mesela “Kuşun uçmadığı kervanın geçmediği bir yer. Doğru düzgün bir otele gitsek olmaz mı?” diyor. Çünkü orada yeni bir şey var, bir enerji var!

MANYAKLIĞIM EN ÜST SEVİYEDE

İstanbul dünyanın efendisi olacak

Çevre konularına bir hayli duyarlısınız. İstanbul’da üçüncü köprü inşaatı için binlerce ağaç kesildi. Parkları kapatıp yerine AVM yapma projeleri var... Ne düşünüyorsunuz bu konularda?
Buradaki dinamikleri o kadar iyi bilmiyorum ama sanırım işlerin yürüyüşü böyle. İstanbul yakın döneme kadar demodeydi ama önümüzdeki yıllarda dünyanın efendisi olacak. Yine de ağaç kesmek her zaman büyük bir hata. Yeniden güçlenip zenginleştikten sonra hatalarınızı kabul edip “Ağaçları keserek büyük bir yanlış yaptık şimdi yenilerini dikeceğiz” diyebilirsiniz belki...

Ekiple değil, tek başınıza çalışıyorsunuz. Bu yaratıcılığın kaynağı ne, nasıl geçiriyorsunuz bir gününüzü?
Portekiz’de 45 günde inşa ettiğim, hiçliğin ortasında bir kulübede yaşıyoruz. Elektrik filan yok. Günlük rutinim de belli: 06.30 gibi eşimle uyanırız. Birlikte özel zamanlar geçiririz. Sonra masama otururum, rüyamda gördüklerimi kâğıda geçiririm. Çalışırken inzivaya çekiliyorum, kimsenin benimle konuşmasına izin vermiyorum. 12.15 gibi kızım okuldan geliyor, onunla bir çanak kinoa yiyoruz. 12.30’da yine eşimle yatağa gidiyoruz, 45 dakika uyuyoruz. Sonra kalkıyorum, 19.30’a kadar çalışıyorum. İşim bitince bisiklete biniyorum. Eve dönüp yine kinoa yiyorum. 21.30 gibi de yatıyorum.

Bu ne organize bir hayat tarzı?
Ben organizasyonun kralıyım. Çünkü yaratıcılığın da kralıyım. Yeni konseptler geliştiren birinin planlama kabiliyetinin de en üst seviyede olması gerekir. Evimde her şeyi ben yaptım. Seyahat etmek için gerekli olan uçağı da yolda gezdiğim bisikleti de ben tasarladım. Aşırı derecede manyağım ama bu manyak olmayı sevdiğim için değil. Mecbur olduğum için. Tek sıkıntım zamansızlık, onun dışında ihtiyacım olan her şeye sahibim: Kendi zihnime ve sizi saymazsak dünyanın en güzel kadınına... “Hobiniz ne? “diyorlar. Saçma! Bir kez eşim bana zorla monopoly oynatmaya kalktı. Aklımı kaçırıyordum. Gerçek hayatta kendim o binayı tasarlarım. Şehir kurmam gerekirse kurarım. Niye oyuncağıyla oynayayım? Risk alabileceğimi kanıtlamak için neden kâğıt oynayayım? Ben her projede hayatımı ortaya koyup risk alıyorum. Hem de her gün. Uçağımı da kendim kullanıyorum. Alın o da bir risk. İki kez uçak kazası yaptım, işte hâlâ hayattayım. İşin zevki burada. Oyun oynamak zevkli değil çünkü gerçek değil.

İstanbul dünyanın efendisi olacak

Virgin Galactic için uzay mekiği de tasarladınız. Uzaya gidecek misiniz?
İstiyordum ama iki sorun var. Çok yaşlıyım ve klostrofobiğim. Sanırım gitmeyeceğim. Üzücü bir şey çünkü havacılık tarihi için çok önemli olan bir adamın oğluyum. Çocukluğum hep onun gibi uçak, uzay mekiği tasarlama hayalleriyle geçti.

Bir röportajınızda “En iyi projem bir sonraki” demiştiniz. Bir sonraki proje ne peki?
Bir listeye ihtiyacım var. Yılda 200 proje üretiyorum. Onun için arasından seçmek zor. Mesela dünyanın en büyük gemisini tasarlıyorum. Yaratıcılık okulu açıyorum seneye. İnsansız araba, elektrikli bisiklet de ürettim. Robotlar üzerinde de çalışıyorum. Liste uzayıp gidiyor yani. Seçin işte...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle