GeriKelebek Stil sahibi olmanın küçük sırlarını açıklıyoruz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Stil sahibi olmanın küçük sırlarını açıklıyoruz

Stil sahibi olmanın küçük sırlarını açıklıyoruz
refid:17249163 ilişkili resim dosyası

Bu yılın en beğenilen gençlik dizisi ‘Küçük Sırlar’ın iki stil danışmanı Banu Savcı ile Tuba Mutlay (TB), moda sektörünün başarılı markası Adil Işık’la işbirliği yaptı. Birlikte yarattıkları ‘Küçük Sırlar by adL’ koleksiyonu 15 Mart itibariyle Adil Işık’ın 14 şubesinde satılacak. Koleksiyona her hafta beş yeni tasarım eklenecek. Kıyafetleri önce dizi oyuncuları üzerinde göreceksiniz, sonra mağazalara girecek. ‘Küçük Sırlar by adL’ koleksiyonu 15-40 yaş arası geniş bir kitleyi hedefliyor. Sizi kendi hayatınızın starı olmaya davet ediyor...

Banu Savcı’nın mesleği stil danışmanlığı. Beş yıldır Tims Productions’ın yaptığı tüm film ve dizilerdeki karakterleri o giydiriyor. Yani geçmişte yayınlanan Kavak Yelleri, Çakıl Taşları, Es-Es gibi dizilerdeki oyuncuların giydiklerinin sorumlusu o. Uzaktan akraba olduğu Tuba Mutlay ise moda editörü. Mesleğe yedi yıl önce Elele Dergisi’nde başlamış. Daha sonra İstanbul Life ve Heygirl gibi dergiler için de çekim yapmış.       

/images/100/0x0/55eb2ba3f018fbb8f8afe3b8

Onları ‘Küçük Sırlar by adL’ koleksiyonun yaratıcısı olarak tanıdım. Vizyonlarını birleştirerek enteresan tasarımlara imza atmışlar. Banu Savcı projeyi anlatmaya diziyi anlatarak başlıyor: “Başrollerini Sinem Kobal, Burak Özçivit, Merve Boluğur, Birkan Sokullu, İpek Karapınar ve Kadir Doğulu’nun paylaştığı ‘Küçük Sırlar’ın bugüne kadar yayınlanan televizyon dizilerinden çok belirgin bir farkı var. Dizi aynı zamanda canlı podyum gibi... Dizi oyuncularının birçoğu eski manken, hepsinin vücut ölçüleri kusursuza yakın, hikâyeler hep güzel kızlar, yakışıklı erkekler ekseninde dönüyor. Bir de hepsinin zengin olması eklenince kıyafetler çok ön plana çıkıyor. Diziyi izleyen gençlerin hepsi onlar gibi giyinmek istiyor. Mesela Sinem Kobal’ın canlandırdığı Su karakterinin giydiği kırmızı elbise için telefonlar kilitlenebiliyor, binlerce mail gelebiliyor. Bir moda markasıyla Küçük Sırlar’a özel koleksiyon yapma fikri uzun zamandır kafamdaydı. Aynı zamanda sponsor markalarımızdan olan Adil Işık’la o kadar mükemmel bir uyum yakaladık ki birlikte yaptık.”

DİZİDEKİ ELBİSE YOK SATIYOR

Banu Savcı’nın bahsettiği uyumun arkasında Adil Işık markasının tasarım direktörü Zehra Işık var. Işık, kendi deneyimi başta olmak üzere, markanın bütün imkânlarını seferber etmiş. Üç kadın aralık ayından beri çalışıyor. Zehra Işık anlatıyor: “Birbirimizin fikirlerine saygı duyarak bugünlere geldik. Ben pazarı ve tüketicinin talebini iyi biliyorum. Onların çok iyi bir moda gözü var. Gençleri ne cezbediyor hemen keşfediyorlar. Bir tasarımın üretilmesi için üçümüzün de içine sinmesini bekledik. Karar veremeyince bir gece üzerine yatıp düşündük. Ortak nokta buluyorduk.“

/images/100/0x0/55eb2ba3f018fbb8f8afe3ba

Koleksiyon şu anda 20 parça ama her hafta dizide giyilmeleriyle eşzamanlı olarak beşer parça eklenecek.  Toplamda yaz koleksiyonunun 60 parçayı bulması öngörülüyor. Şeritli, biyeli kombinasyonlar, pliseler, keskin hatlı ceket ve elbiseler, göze çarpan detaylar. Koleksiyon elbise ağırlıklı. Aynen dizi karakterleri gibi gündüz evden çıkarken giyilen bir kıyafetle, gece restorana ya da bara da gidilebiliyor olmasına çok dikkat etmişler. Hedef kitle 15-40. Orta yaşa uygun alternatiflerinin de olduğunu özellikle vurguluyorlar. Hatta çalışan kadınlar bile bu koleksiyondan bir şeyler bulup ofise giyebilir, diyorlar.
Haberi buraya kadar bile okuduysanız, Küçük Sırlar dizi ile Adil Işık markasını yan yana koymakta zorlanıyor olabilirsiniz. Çünkü dizideki karakterlerin hiçbiri Adil Işık giyiyor gibi durmuyor. Hatta bırakın giymeyi, onların Adil Işık gibi hesaplı bir markanın varlığından haberleri bile yoktur diye düşünüyorsunuz. Zehra Işık nasıl bir alaka kurduklarını şöyle anlatıyor: “Bir kere Küçük Sırlar koleksiyonu Adil Işık’a değil adL markasına ait. adL’de Adil Işık’a oranla daha pahalı ve daha kaliteli bir marka. Bu aslında biraz da adL’yi yukarıya çekme operasyonu olarak algılanabilir. Doğrudur. Ancak bizim bir hedefimiz de gençlerin modaya kolay ulaşabilmesini sağlamak.”

AYŞEGÜL SEKSİ VE DİŞİ SU TAM BİR ELBİSE KADINI

Küçük Sırlar dizisinde her karakterin bir tarzı var. Aslında hikâye dört ana karakterin üzerinden dönüyor. Tasarımlar bu karakterler düşünülerek ortaya çıktığı için Banu Savcı ve Tuba Mutlay hangi karakteri nasıl giydiriyor, bizim için analiz etti.

AYŞEGÜL
(MERVE BOLUĞUR
)
Su karakteri ne kadar duruysa Ayşegül o kadar iddialı. Seksi giyinmekten çok hoşlanıyor. Kırmızı ruju olmadan sokağa çıkmıyor neredeyse. Dizüstü çizmeler, mini etekler favorisi. Jean ve pantolon giymeyi tamamen reddediyor. Çok çok dişi. Karakter olarak o seksapelitesini de kullanıyor.

SU (SİNEM KOBAL)Canlı renkleri çok iyi taşıyor. Tam bir elbise kadını.Romantik bir karakter. Pastel tonları,dantellileri çokiyi taşıyor.

HEVES (DİLARA ÖZTUNÇ)
Ayşegül’ün samimi arkadaşlarından. Eski manken olduğu için çok iyi kıyafet taşıyor. Modayı iyi takip ediyor. Pantolon giyiyor, topuklu ayakkabılar favorisi. Kokoş diyebilirim. Saçları platin sarısı.

CEYLA
(GONCA VUSLATERİ)

Kendine özel bir tarzı var. Daha özgün. Saçları kısa, etnik parçaları seviyor. İddialı saç aksesuvarları kullanıyor. Farklı olmayı seviyor.


Hello Kitty’nin baş tasarımcısı yeni görevini benden öğrendi

/images/100/0x0/55eb2ba3f018fbb8f8afe3bc

Japon hediyelik eşya ve oyuncak firması Sanrio tarafından 35 yıl önce yaratılan Hello Kitty bugün tüm dünyada bir fenomen. Yıllık cirosu 86 milyar dolar. 300’ü Japonya’da olmak üzere bin 300’den fazla lisansörü var. Her sene 20 bin değişik Hello Kitty ürünü piyasaya çıkıyor. Kongo’da, Angola’da, Namibya’da bile tütsülenmiş somondan uçağa, arabadan çocuk hastanesine, makarnaya, pizzaya, kurabiyeye kadar her şeyin Hello Kitty’lisi var. Türkiye’ye de geçen yıl geldi. Sanrio firmasının ileri gelenleri geçen hafta markanın 50. yılını kutlamak için İstanbul’daydı. 12 yıldır tasarım ekibinde yer alan; Cinnemoroll ve Wishmemel gibi karakterlerin yaratıcısı Miyuki Okumura’yı Hello Kitty’nin yeni tasarımcısı olarak tanıştırdılar. Ama röportaj sırasında kendisinin bu durumdan haberi olmadığı ortaya çıktı!

Sanrio bir hediyelik eşya şirketi. İlk günden beri aynı sloganla yaşıyor: ‘Küçük hediyeler, büyük gülüşler...’ Bünyesinde Hello Kitty’nin dışında pek çok karakter var. Ama en ünlüsü Hello Kitty. Hello Kitty’i ilk tasarlayan kişinin adı Yuko Shimitzu. Onu kırmızı bir fon arkasındaki kedi figürü olarak yarattı. Daha sonra Miss Yonekubo adlı bir başka tasarımcı bir yıl boyunca Hello Kitty’i geliştirmeye uğraştı, başaramadı. 80’lerin başında işi Yuko Yamaguchi’ye verdiler. Yamaguchi o basit figürü bugünkü haline getirdi, popülerleştirdi. Bugün hala Hello Kitty’nin tasarım ekibinin başında Yamaguchi var. Ama çok değil üç beş ay sonra koltuğunu 32 yaşındaki Miyuki Okumura’ya devredecek.
Okumura 12 senedir Sanrio çatısı altında çalışıyor. 12 yılını şöyle özetliyor: “Benim çocukluğum Sanrio karakterleriyle geçti. En çok My Melodie’yi severdim. Tasarım okudum ama tek idealim bir gün Sanrio’da çalışmaktı. İşe alındığım günü hiç unutamam, 20 yaşındaydım. Yeni karakter geliştirme bölümünde çalışıyorum. Rulo şeklindeki tarçınlı tatlı Cinnamon Roll’dan esinlenerek Cinnamoroll’u yarattım. Gerçek adı Cinnamon. Dokuz yaşında, küçük köpek yavrusu ve erkek. Kulakları çok uzun ve o kulaklarla uçabiliyor. Bazen şapka takıyor. İkinci karaterim de Wishmemell. Bir kız çocuğu ve tavşan... Kuyruğu gökkuşağı renklerinde.”
Miyuki Okumura bugüne kadar yaptığı işleri böyle güzel güzel anlattıktan sonra onunla geleceği konuşmak istedim. “Hello Kitty’nin yeni tasarımcısı siz oldunuz, neler yapmayı planlıyorsunuz” diye sordum. Okumura’nın beti benzi attı, gözleri sulandı, parmağını sallayarak “No, no, no” yaptı. Bir süre ne olduğunu anlamadım. Sanrio’nun Avrupa Müdürü devreye girdi. Meğerse bu durum Miyuki’ye henüz açıklanmamış. Çıtlatılmış ama kesin tebliğ edilmediği için, bir de hâlâ Yamaguchi işin başında olduğu için terbiyesizlik yapmak istemiyormuş. Biraz da utanıyormuş. Biraz mı? Bana Miyuki şok geçiriyor gibi geldi ama neyse. Allah’tan beş dakika sonra Hello Kitty hakkında konuşabildi. Hello Kitty’nin Japonya dışında ünlü olmasını hala tam anlayabilmiş değil. Kendi kültürüne çok yakın buluyor ama Avrupa’da, Amerika’da sevilmesine pek bir anlam veremiyor. Bunda Lady Gaga ve Cameron Diaz gibi ünlülerin parmağının bulunduğunu söylüyor. Gelecekteki hedefinde de Hello Kitty’i yetişkinlere daha çok sevdirmek var zaten.
Tasarım yaparken sinemadan, kitaplardan ve müzikten besleniyor ama en çok Budist tapınaklarınından ilham aldığını söylüyor. Oralarda masumiyeti yakalayabiliyormuş. Modayı ve trendleri önemsiyor. Yetişkin kadınlara onlar aracılığıyla ulaşabileceğini biliyor.


BU DİZİ GENÇLERİ CESARETLENDİRDİ

/images/100/0x0/55eb2ba3f018fbb8f8afe3be

Banu Savcı ve Tuba Kutlay’ın bir iddiası var. Küçük Sırlar dizisiyle birlikte gençlerin daha iddialı giyinmeye başladığını, dizi karakterlerinden güç aldıklarını söylüyorlar. Haksız sayılmazlar. Mesela Ayşegül karakteri sürekli kırmızı ruj sürüyor diye, genç kızlarda kırmızı ruj kullanımında bir artış olmuş. Özellikle de Ayşegül’ün rujunun markasını kullanıyorlarmış. İkinci bir örnekse tütülü etek. Kimse cesaret edemez sanmışlar ama Adil Işık mağazalarında son günlerde en çok satan ürün bu etekmiş. Hatta 70 yaşında bir teyzenin gelip uzununu istiyorum demesi onları bile çok şaşırtmış. Bu yüzden ‘Küçük Sırlar for adL’ koleksiyonuna tütülü eteğin hem kısasını hem de uzununu koymuşlar.  

AĞZI YOK ÇÜNKÜ YÜREĞİYLE KONUŞUYOR


  Tam adı: Hello Kitty White.
 Hello Kitty’nin bir de ikizi var; adı Mimmy. Başındaki kurdele, ikizi Kitty’nin aksine solda. Mimmy, Kitty’den daha çekingen.
 Hello Kitty bir de erkek arkadaşa sahip: Dear Daniel. Ama Avrupalılar onu hiç sevmiyor, reddediyor.
 Sevimli çizgi karakter, bir Japon tasarımı olmasına rağmen, Londra’da annesi Mary, babası George, büyükannesi, büyükbabası ve ikiz kardeşi Mimmy ile yaşıyor.
 Hello Kitty üç elma ağırlığında. Onun da bir ev hayvanı; bir kedisi var. Kedisi, Charmmy Kitty 2004 yılında Sanrio portföyünde piyasaya sürüldü. Charmmy Kitty’nin boynunda Hello Kitty’nin takı kutusuna ait bir anahtarı ve sol kulağında pembe renkli bir kurdele bulunuyor.
 Hello Kitty’e göre “Hiçbir zaman çok fazla arkadaşa sahip olunamaz”.
 Hobileri: Müzik dinlemek, seyahat etmek, kitap okumak ve kurabiye yemek. En sevdiği tatlı elmalı pay.
 Avrupa’da en çok satılan Hello Kitty ürünü iç çamaşırı, Japonya’daysa pijama ve tişört.
 Neden ağzı yok: Ağzı olmadığı için sahibinin ruh haline uyum sağlayabiliyor. Sahibi gülüyorsa gülüyor, şaşırıyorsa şaşırıyor. Sahibi çocuksa çocuksu bir ifadesi oluyor, yetişkinse yetişkin. Ağzı yok, çünkü yüreğiyle konuşuyor.

 

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle