GeriKelebek Sosyal değilim
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sosyal değilim

‘‘Gelemem, çok önemli işim var.’’Günde ortalama 6-7 kere kuruyorum bu cümleyi.Çok önemli iş ne?Değişiyor. Değişmeyen, gitmeyi reddettiğim yerde yapacaklarımdan daha önemsiz oluşu.Geçen gün kardeşim, ‘‘Sosyal değilsin’’ deyiverdi.A, daha önce hiç aklıma gelmemişti. Hiç farkında değildim. Sahiden daha önemli işim var zannediyordum. Söylediğime kendim de inanıyordum.Evet. SOSYAL DEĞİLİM!Oh be! Üstümden bir yük kalktı.Ben sosyal değilim.Yaşasın!Hürüm artık. Yalan dolan da yok, arayanlara ‘‘Kusura bakmayın, sosyal değilim’’ diyeceğim.Artık hakiki bir mazeretim var. Her gün yeni mazeretler bulmak durumunda değilim.Kendimi öyle iyi hissediyorum ki...Sosyal değilim, sosyal değilim.Koridorda yürürken kendi kendime tekrarlıyorum.Sosyal değilim, ya da asosyalim.Gördüğünüz gibi iki türlü de ifade ediliyor. Bir zenginlik arz ediyor durumum.Halkla ilişkiciler kaydetsinler ismimi bir kenara.‘‘Pakize Suda'ya davetiye gitmeyecek. Kendisi asosyaldir.’’Yerlerde yuvarlanıyorum sevinçten.Kalabalığı sevmiyorum. Restoranın bile boşunu seviyorum.‘‘Evet efendim, sepet efendim’’ yapamıyorum.İnsanların beni süzmesinden hoşlanmıyorum.Mecburi katılımlardan nefret ediyorum.Yaşasın! Sırf kendi istediğim yerlere gideceğim artık. Yani hiçbir yere gitmeyeceğim demektir bu. Yok, abarttım biraz. O kadar da değil. Var birkaç yer.* Aynı zamanda esirikliyim de.Günüm günüme uymaz. Bu sebepten hiç uzun vadeli programlar yapamam.Öyle çantamdan defter çıkarıp ‘‘Gelecek ayın ilk çarşambasına not aldım’’ falan diyemem kimselere. O çarşamba hangi tarafımdan kalkacağım hiç belli olmaz.En fazla yarım saat sonrası için söz verebilirim.Benim devlet adamı olduğumu düşünebiliyor musunuz?Ben düşündüm, şöyle oluyor:Misal,Altı ay önceden randevular alınmış, verilmiş, Pakistan'a gidilecek.Gidiş günü gelmiş. Bende bir sıkıntı bir sıkıntı. Hiç Pakistan havamda değilim.Telefon açıyorum, ‘‘Pervez Bey ben gelemiyorum, onu haber vereyim dedim.’’Arkadan bir de mazeret uydurmak lazım tabii:‘‘Burada deprem oldu da...’’Yok olmaz. Deprem olsa dünyanın haberi olur.‘‘Savaş çıktı’’ desem, o da aynı şey.‘‘Af buyurun, bağırsaklarım bozuldu’’ desem yakışık almaz.Ay devlet adamının yalan söylemesi çok zor, inanmayacaksınız ama...İkinci misal,Çin'e hiç gitmiyorum. ‘‘Sizin orası kalabalıktır şimdi, ben gelmeyeyim’’ diyorum. Çin'le resmi temasımız sıfır.Buna karşılık habire Alaska'ya gidiyorum. Sakinliği seviyorum ya. Bu arada ticaretimiz gelişiyor tabii Alaska'yla. Onlar bize alaska, frigo, soğuk gazoz satıyorlar, biz onlara güneş yağı.Laf nereden nereye geldi?Ben sosyal değilim.Esirikliyim.İkisine ilaveten üşengecim.Oh be!Mesaj meraklısı okurlar için bu yazının mesajını açıklıyorum:İTİRAF ET KURTUL!mış muş 30 bin memur emekli ediliyormuş.Heyecanlanmayın. 30 bin kişi içinde başbakan yok.Ecevit, ‘‘550 vekil az bile’’ demiş.Az tabii. Milleti süründürüyor ama bir türlü öldüremiyorlar.Ladin başkomutanlığa terfi etmiş.Bir de ‘‘Savaş ne işe yarıyor’’ diyorsunuz.Yeni piyasaya çıkan 20 milyonluk banknotla 3 şişe rakı alınabiliyormuş.Şimdi bu haber üzerine Temel, eline her 20 milyonluk banknot geçtiğinde gidip 3 şişe rakı almaz mı?