GeriKelebek Sırp tenisçilerin yükselişi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sırp tenisçilerin yükselişi

Sırp tenisçilerin yükselişi
refid:9064212 ilişkili resim dosyası

Ne ABD’liler, ne Fransızlar, ne de İspanyollar. Dünya tenisinin yeni gözdesi Sırplar. Üç Sırp tenisçi, iki yıl içinde hızlı bir yükselişle gözlerini tenisin zirvesine dikti.

Erkeklerde Novak Djokovic, kadınlarda da Ana Ivanovic ile Jelena Jankovic, dünya sıralamasında 1 numaraya çıkmayı kafaya koydular. Son iki yıldaki başarılarından sonra tüm Sırbistan’ın gözü de bu üçlünün üzerinde. Geçen yıl üçünün birden korta çıktığı gösteri maçını tam 20 bin kişi seyretti Belgrad’da. Onların sayesinde Sırbistan’da tenis öylesine popüler hale geldi ki, tenis okuluna giden çocuk sayısı son bir yılda yüzde 40 arttı. Artık bacak kadar çocuklar ellerine raketi alıp basketbol sahalarını bile işgal ediyor. Biz de bu hafta Paris’te yılın ikinci grand slam turnuvası Roland Garros’ta oynayan üç tenisçiyi kısaca inceledik.

Ana Ivanovic (20)

MANKEN GİBİ TENİSÇİ


Kadınlar tenisinin tüm dünyada bu kadar popüler hale gelmesinde elbette güzel oyuncuların da payı var. Ana Ivanovic de endamıyla "manken gibi sporcu" tarifine uyanlardan. 1.83 metrelik boyuyla Şarapova gibi uzunlar sınıfına giriyor. Hiç kısa boylu sevgiliniz oldu mu sorusuna da büyük bir samimiyetle "Aslında insanın görünüşü değil, içi önemlidir demem lazım. Ama ben uzun olduğum için durum pek öyle değil" cevabını veriyor.

Ana da, bombaların gölgesi altında tenis oynamak zorunda kalanlardan. 1999’daki NATO bombardımanını pek hüzünlü bir dönem olarak hatırlıyor: Okulların kapalı kaldığı, ebeveynlerin pek konuşmadığı bir dönem olarak. Hatta Belgrad’da doğru dürüst kort kalmadığı için boş havuzda bile oynamak zorunda kalmış.

Ana’yı keşfedip dünya sahnesine çıkartan isim ise Alman menajer Dan Holzmann. İsviçre’de yaşayan Holzmann, 14 yaşındaki Ana’yı ilk izlediğinde kararını iki saat içinde vermişti: Bu kıza büyük yatırım yapacaktı ve karşılığını da kısa sürede alacaktı. Hakikaten de 2005’te çıkışa geçti Ivanovic. O yıl Kadın Tenisçiler Birliği WTA’nın en çok ilerleme kaydeden oyuncusu ödülünü aldı. Geçen yıl Fransa Açık’ta kariyerinin ilk grand slam finaline çıktı, ama Henin karşısında tutunamadı. Sezonu da 2 milyon dolara yakın bir para ödülüyle kapattı. Bu yıl Avustralya Açık’ta finalde, bu kez Şarapova’ya kaybetti. Ancak, dünya sıralamasında onun ensesinde.

Jelena Jankovic (23)

ESNEK VÜCUDUYLA HAYRAN BIRAKIYOR


Bazı maçlarda verdiği o müthiş pozu görmüş olabilirsiniz. Kortun ortasında spagat yapan bir kadın tenisçi. Böylesine esnek bir vücut nasıl olur dedirtip kendisine hayran bırakan bir Jelena Jankovic. Evet belki Ivanovic gibi model fiziğine sahip değil Jankovic, ama son derece hırslı bir tenisçi. Yaşı itibarıyla de dünya sahnesinde ilk parlayan Sırp tenisçi oydu. 2003’te ilk turnuvasını kazandığında 18 yaşındaydı. Aradaki duraklama dönemini geçen yıl atlattı. Ve toprak, sert ve çim olmak üzere üç farklı zeminde beş turnuva kazandı. En önemli eksiği henüz bir grand slam finali oynayamamış olması. Ama önceki hafta Roma turnuvasını kazandıktan sonra çok iddialıydı: Belçikalı Justine Henin’in tenisi bırakmasından sonra onun 1 numaralı koltuğuna oturmaya adayım diyordu.

Jankovic’in yolu da vatandaşları gibi Sırbistan dışına düştü sık sık. 15 yaşında Florida’ya ABD’li ünlü antrenör Nick Bollettieri’nin tenis akademisine gitti. Ama hiçbir zaman doğup büyüdüğü Belgrad’dan kopmadı. Geçen yıl Ana Ivanovic ile Sırbistan için UNICEF elçisi oldular.

Tüm bu uğraşların yanında bir de Megatrend Üniversitesi’nin ekonomi bölümüne kayıtlı. Ama annesi ve babası gibi ekonomist olabilmesi için herhalde tenis kariyerinin biraz yavaşlaması gerekecek. Jankovic’in adı geçen yıl romantik bir ilişkiye de karıştı. Ama o, İngiliz tenisçi Jamie Murray ile aralarındaki ilişki üzerine çıkan haberler karşısında ketum kalmayı tercih etti.

Novak Djokovic (21)

KORTTA TAM BİR ŞAMPİYON


Kortta her türlü vuruşu yapıp rakiplerini alt eden bir şampiyon ama aynı zamanda maçın en gerilimli anında ünlü tenisçilerin taklitlerini yapacak kadar rahat bir şovmen. Tenis dünyasının yeni yıldızı ve 1 numara adayı Novak Djokovic’ten bahsediyoruz. 2006’da ilk önemli çıkışını yaptığında duyduk adını. 19 yaşında dünya sıralamasında 16’ncılığa kadar yükseldi. Asıl patlamayı ise geçen yıl yaptı. Önce Fransa Açık’ta sonra Wimbledon’da yarı final oynadı. İkisinde de İspanyol rakibi Nadal’a yenildi. Hele Wimbledon’da ayak başparmağındaki sakatlık yüzünden yarıda bıraktığı yarı final maçı onu çok üzdü. Ağustos ayında bu üzüntüyü geride bıraktı. Montreal’deki Masters Series turnuvasında hem dünya sıralamasının bir numarası Federer’i hem de Nadal’ı yenip şampiyonluğa ulaştı. Bir ay sonra ABD Açık’ta kariyerinin ilk grand slam finalini oynuyordu bile. Gerçi Federer’e yenildi ama yaptığı Şarapova ve Nadal taklitleriyle tribünlerin sevgilisi haline geldi. Zaten finalde de Şarapova kendisini destekleyenler arasındaydı.

TENİS OKULU KURACAK

Peki nereden çıktı bu Djokovic? Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da doğdu, tenise de orada başladı. Genlerine kazınmıştı sporculuk. Babası Srdjan, halası ve amcası eski kayakçıydı. Babasının futbolculuk geçmişi de vardı. Bu ortamda henüz dört yaşında tenis raketini eline aldı Novak. Belgrad’ın ABD uçakları tarafından bombalandığı dönemde bile tenis aşkından vazgeçmedi. Bombardımandan etkilenmemek için sabahları erken kalkıyor ve o sakin saatlerde kortun yolunu tutuyordu.

1999 sonunda ailesi, onu Münih’teki bir tenis okuluna yolladı. Üç yıl sonra yaş grubunda bütün Avrupa şampiyonluklarını topluyordu. Şimdi ülkesinden ve ailesinden aldıklarını geri verme çabasında. Halen yaşadığı Monte Carlo’dan Belgrad’a dönmek için hiçbir fırsatı kaçırmıyor. Turnuvaların arasındaki boşlukta soluğu ailesinin Kapaonik kayak tesislerindeki pizzacısında alıyor. Geçen hafta Eurovision Şarkı Yarışması’nın finalinde sahneye çıkıp anonslar ve şakalarla seyircileri çılgına çevirdi. Şimdi de kendi adına bir tenis okulu kurmak için hazırlık yapıyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle