GeriKelebek Sezen Aksu: Benim kadar itilip kakılan yok
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    6
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sezen Aksu: Benim kadar itilip kakılan yok

Sezen Aksu: Benim kadar itilip kakılan yok
refid:12117983 ilişkili resim dosyası

“Sezen Aksu ve Arkadaşları” konserlerinin ikincisini bu akşam Açıkhava’da verecek olan Sezen Aksu, ikili ilişkilerinde hep alttan alan taraf olduğunu söyledi.“Kimseyle küs kalamıyorum. Hep alttan almak bana düşer. Benim kadar itilip kakılan yok.”

Sezen Aksu, 34 yıllık müzik yaşamı boyunca birlikte çalıştığı müzisyen dostlarıyla “Sezen Aksu ve Arkadaşları” adı altında bir dizi konser veriyor. Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’ndaki konserlerin ilki, dün geceydi. NTV’de yayınlanan “Gece Gündüz” programı, konserden bir gün önce provalara konuk oldu. Sunucu Yekta Kopan, canlı yayında Sezen Aksu’ya hakkında merak edilenleri ve konserin detaylarını sordu.

* “Sezen Aksu ve Arkadaşları”, çok heyecanlandırıcı bir proje. Nasıl ortaya çıktı?       

- Bu aslında başka bir projeydi. Kalan Müzik’ten Rıza Bey’in önerisiyle İstanbul seyircisini bundan mahrum etmeyelim dedik. Konser için hem ayrı ayrı hem de grup olarak çalıştık. Antalya konserinden sonra mesela İzmir’de buluşup, bir çalışma yaptık. Dinlendiğimiz günlerde de çalıştık. Ben bir sürü yeni şarkı ezberledim.

*Arada bir de doğum gününüz geçti. Biz de bu arada doğum gününüzü kutlamış olalım. Yazılanlara göre verdiğiniz partiye çok sayıda ünlü isim katılmış...
       
- Ben doğum günümde çok sarhoştum herhalde, orada yazılı olanları ben göremedim çünkü (!)                                                     

KÜSKÜNLÜĞE DAYANAMAM

*Dostlarınızdan oluşan büyük bir aileniz var sizin. O aileyle birlikte sürekli üretiyorsunuz. Bu proje tam da bunun sahneye dökülmüş hali, değil mi?

- Birazcık aklı başında olan biri, tek başına hiçbir şey olmadığının farkındadır. Genellikle ön taraftaki daha fazla nasipleniyor alkıştan ama arka tarafta da muazzam bir çalışma var. Sadece müzisyenler de değil, onun arkasında da muazzam bir çalışma var. Bu benim içime hep derttir. Onları nasıl öne çıkarabilirim diye zaman zaman denemişimdir.

*Ön tarafa aldığınızdan memnun oldunuz mu o isimleri? Siz sindirdiniz de, onlar sindirebildi mi bunu?

- Tabii ki! Bir kere evrenin bir gizli bilgisi ve dengesi var. Durduk yerde kimse yetenekle donatılmış olarak gelmez. Dolayısıyla ben olmasam da onlar zaten bir şeyler olacaklardı. Karşılaşmaların da tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Bireysel anlamda bir çelişki ya da memnuniyetsizlik, kişisel ilişkilerde...

*Var mı öyle bir şey?

- Çok doğal olarak her insani ilişkide zaman zaman gerilim noktaları olur. Ama ben çok çözücü olduğum için hep aşağıdan almak bana düşer.

*Öyle mi?

- Tabii tabii canım, benim kadar itilip kakılan yok. Ben küsemem.

*Yani bütün ikili tartışmalarda, gerilimlerde hep Sezen Aksu mu alttan alır?

- Hep alttan alırım, yemin ediyorum. Çok şaşırtıcı ama mesela bir kırılan falan olursa ben arar sorarım. Dayanamıyorum çünkü.

*Niye bu konuma gelmiş bir ismin egosu yoktur sizde?

- Ben de anlamış değilim... Herhalde vardır, hiç olmaması mümkün değil.

*Ego şişince patlıyor zaten. Biraz aklı selim bir insan bunu anlar...

- Ya bir de Allah kimseyi o duruma düşürmesin, dışarıdan çok belli olan ve insanı komik duruma düşüren bir şey ego. Mesela o anlamıyor ama ben hissediyorum. Her insan, fazladan yapılan her mimiği, jesti, kabarmayı çakar. Ben hep “Bende böyle bir şey varsa beni uyarın” derim.

* Dostlarınız  sizi uyardığında, bunu mesele haline getirir misiniz?

- Burada itimat önemli. İnsanın tabii ki hoşuna gitmez, sonuçta onaylanmak istiyoruz hepimiz, her söylediğimiz, yaptığımız beğenilsin istiyoruz ama öyle at gözlüğü takarsak büyük kalabalıkların önünde mahcup oluruz. Dolayısıyla ben ağzımı burnumu kıvırta kıvırta kabul ediyorum. Ama tabii çok gırgır şeyler oluyor işte. Benim pozisyonumda olan insanların etrafında habire onları şey yapan insanların olduğu düşünülüyor...

*Pohpohlayan...

- Hah, pohpohlayan. Az kalsın amiyane bir tabir çıkıyordu! Toparladınız, eksik olmayın.

ŞARKI OLMADIĞINDA AYAKKABI YAPIYORUM     

*Sezen Aksu, bu coğrafyada üstünde her konuda mutabakat sağlanmış çok az sayıda isimden biri. Burada yaşayan herkes size sonsuz bir güven ve sevgi duyuyor. Hiç bunun nedenini düşündünüz mü?

- Arada bir aklımdan geçirdiğim oluyor. Ben o kadar çok çalışıyorum ki... Şarkı olmadığı zaman ayakkabı yapıyorum, ayakkabı olmayınca avize şapkası yapıyorum, tamirat yapıyorum, elbise dikiyorum, nakış işliyorum, hiç durmuyorum yani. Ama şuna inanıyorum; bütün meselelerin temelinde güven var. Bir insan kandırılmadığını hissettiği zaman, yaslanabilir.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle