GeriKelebek Seni seviyorum demeyi unutanlardan mısınız
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Seni seviyorum demeyi unutanlardan mısınız

Seni seviyorum demeyi unutanlardan mısınız
refid:3974782 ilişkili resim dosyası

Tiyatrokare, gelecek ay "Seni Seviyorum" adlı yeni bir oyunla perde açacak. Bu oyunla "seni seviyorum" demeyi unutanlara seslendiklerini söyleyen yönetmen Ali Hürol, haftalar öncesinden Nedim Saban’la birlikte oyuncu kadrosunu oluşturdu.

Yaşadığı zor dönem nedeniyle ortalardan kaybolan Gamze Özçelik’i ilk kez tiyatro sahnesine taşıyacak oyunun diğer oyuncuları ise Fatma Murat, Zeyno Gönenç, Sezai Aydın ve Şencan Güleryüz...

Gamze Hanım, sinema ve dizi film derken, şimdi de tiyatrodasınız. Öncelikle hayırlı olsun diyelim...

Benim üç senelik bir sit-com deneyimim var. Orada da ezbere oynuyorduk, o açıdan tiyatroyu biraz andırıyor. Ama tiyatro gerçekten ayrı bir keyif. Oyunculuğa gönül vermiş biri olarak, tiyatro sahnesinde yer almam gerektiğini hep düşünüyordum. Sonunda cesaretimi topladım ve bu işe giriştim.

- Teklif kimden, nasıl geldi?

Sezai Aydın ve yönetmenimiz Ali Hürol ile önceden de çalışmıştım. Onlar beni aradılar, "Biz senden çok memnunduk, bu oyunda olur musun" dediler. Ben de dizi çekimlerim olmadığından ve gerçekten oyunculuğu meslek edindiğimden seve seve kabul ettim. Bu kadar başarılı insanlarla çalışıyor olmaktan dolayı çok mutluyum.

- Oyunculuğa gönül verdiyseniz, tiyatro için neden bu kadar beklediniz?

Daha önce teklif gelmişti ama o dönemler o kadar yoğundum ki... Şimdi bu oyun için her gün prova yapıyoruz mesela, o dönemlerde ise böyle bir zamanım yoktu. İki dizi çekip, aynı zamanda şov programı sunuyordum. Çolpan İlhan da çok istiyordu onların oyunlarından birinde oynamamı, ama zaman sorunum vardı işte, bugüne kadar olmadı.

- Öncesinden oyunculuk eğitiminiz olsa da tiyatro sahnesi çok farklı bir şey, hata kabul etmiyor. Bunu düşünerek özel bir hazırlık yaptınız mı, ders aldınız mı?

Zaten zamanında tiyatro sahnesinde oyunculuk dersi almıştım. Çolpan Abla (İlhan) derslerim için bana kendi sahnesini açmıştı. Bu oyun içinse özel bir ders almadım, ama ekip arkadaşlarımın hepsi çok tecrübeli ve bana çok yardımları oluyor.

- Biraz da oyundan söz edelim...

Oyunumuzun adı "Seni Seviyorum". Aslında bir İngiliz oyunu ama biz kendimize yakın şeyler de kattık içine. Ben bir sekreteri oynuyorum. Çok zeki bir kız ve zaten ettiği bir lafla oyunun bütün kaderini değiştiriyor.

- Kimi projelerde sekreter kıyafetleri abartı derecede dekolte oluyor. Sizin kostümleriniz nasıl?

Dekolte yok öyle, bildiğimiz sekreter kıyafeti var tabii. Dizde bir etek, gömlek falan...

- Oyunculuğa bir süre ara verdiniz, şimdi insanlarla birebir yüz yüze olacağınız bir projedesiniz. Heyecan ne durumda?

Çok heyecanlıyım tabii... 100’üncü oyunum da olsa bu heyecanı kaybetmem ben. Ne de olsa birebir tepki alma durumu var.

- Bir daha dizi film olmayacak mı peki?

Her oyuncunun yüzünün biraz dinlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Ben de arka arkaya işlerden sonra biraz ara verdim. Son dizim yayından kalktıktan sonra, zaten ara vermem gerekiyordu. O yüzden tiyatro teklifi tam zamanında geldi. Ama provaların bitmesine bir ay kaldı. Ondan sonra aklıma yatan bir proje olursa, tabii ki kabul ederim. Ben set hayatını ve çalışmayı seviyorum çünkü...

- Sizi aynı dönemde birkaç farklı projede görebiliriz yani...

Aynı anda iki dizi çekip şov programı sunmam, artık onu yapamam. İki sene boyunca bu tempoyu sürdürdüm, gerçekten ağır geldi. Ama yoğun programa alışığım. Boş durunca sıkılıyor, üretemediğimi düşünüyorum.

- Yoğun tempoya o kadar alışıksanız, son dizinizle bu tiyatro projesi arasında geçen zamanda neler yaptınız?

Çok fazla sinema filmi izledim ve kitap okudum. Bir de eskisinden daha fazla uyudum.

- Ve bu proje tam zamanında geldi...

Evet, öyle... Zamanlama kesinlikle çok doğruydu. Burada bulunduğum için çok mutluyum.

- Bu arada son diziniz "Düşler ve Gerçekler"in yayından kaldırılması sizi nasıl etkiledi?

"Düşler ve Gerçekler" çok kaliteli bir işti. Çok başarılı bir senaryo ve iyi bir yapımdı. Ama onunla aynı dönemde o kadar fazla dizi yayına girdi ki insanlar hangi birini kabul edeceğini bilemedi. Sadece bizimki değil, o sezon başlayan işlerin yüzde 80’i yayından kaldırıldı. Benim başıma da ilk kez böyle bir şey geldi. Elbette çok üzüldüm. Zevkle oynadığım bir karakterdi ve çok beğeniliyordu. Oyunculuğumu köşe yazarları bile yazmaya başlamıştı, çok takdir topluyordum. Her açıdan bana destekti o dönem dizi.

- Dizinin yayından kaldırılması, sizin o dönem yaşadıklarınızla da bağdaştırılmıştı...

Ben bu konularda konuşmuyorum.

- Gökhan Demirkol’la mahkemeniz sürüyor. Son olarak avukatı sizin mazoşist olduğunuzu iddia etti ve delil olarak mahkemeye nişanlınız Mehmet Mutlu ile Mikanos’taki tatilinizden görüntüler sundu. Bu konuda ne diyeceksiniz?

Dans eden herkes mazoşist oluyorsa, oradaki binlerce insan mazoşisttir. İlk önce mazoşistin anlamını öğrensinler de ona göre yorum yapsınlar. Bu konuda başka da bir şey demiyorum. Görüntülerde Türkiye’nin çok önemli ailelerinin çocukları da var, o zaman herkese mazoşist demiş oluyorlar.

Mart sonunda perde açacağız

- Bu oyunun yönetmeni sizsiniz, biraz projeden söz edebilir misiniz?

İngiliz yazar William Douglas Home’un yazdığı keyifli bir komedi. Oyunun rejisini ben yapıyorum. Oyunun mantığıyla benim mantığım bir anlamda örtüşüyor. İnsanların birbirine gülmediğini ve sevgilerini dile getirmediklerini görüyorum. Bunlar unutulmuş durumda. En azından "Seni seviyorum" desinler istedik ve o yüzden oyunun adını "Seni Seviyorum" diye değiştirdik.

- Oyuncu kadrosu nasıl belirlendi?

Nedim Bey’le birlikte seçtik. Zaten hepsi benim birebir veya televizyondan tanıdığım oyunculardı. Sezai ve Fatma çok eski arkadaşlarım, Gamze ile iki sene "Serseri" dizisinde çalıştık. Gamze’nin o iki yıl içinde hiçbir şekilde işini aksatmadığını gördüm. Bu rolün altından kalkabileceğine inandığım için özellikle ben önerdim onu. Evladım kadar seviyorum kendisini. Güzel bir ekibiz, herkes birbirine destek ve yardımcı.

- Tiyatroseverler oyunu ne zaman izleyebilecek?

Mart ayının son haftası diye planlıyoruz.

Tiyatro bitmedi ve bitmeyecek

- Şencan Güleryüz bu oyunda nasıl bir karakterle izleyici karşısına çıkacak?

Biraz günümüzün adamını anlatıyor. Kapitalist düzene uymuş, işinde başarılı, borsacı, kızların hayran olduğu yakışıklı bir adam... Tek farkı flört yerine evliliği seçiyor. Bu adam flört yaşamıyor da sürekli evleniyor.

- Siz dizi projelerinden çok tiyatroyu tercih ediyorsunuz. Bu kaçıncı oyun?

Sanırım 10’un üzerinde. Ama Nedim Saban’la ilk oyunumuz...

- Tiyatrolar krizde, oyunlar izleyici bulamıyor deniyor. Sizin bu oyundan beklentileriniz ne?

Oynadığım oyunlar ve oyuncular hep kaliteli ve çizgi üstüydü, bu anlamda şanslıyım. O nedenle hiçbir zaman seyirci problemi yaşamadık. Bu oyunda da böyle bir şey olacağını düşünmüyorum. O kriz geçti. Tiyatro hiçbir zaman bitmeyecektir.

- Tiyatro oyuncuları, dizi tekliflerini genelde maddi nedenlerle kabul ettiklerini söylerler...

Benim için öyle bir şey söz konusu değil. Kamerayı çok seviyorum. Televizyonu sadece kazanç olarak düşünenleri de kınıyorum. Bana aptalca geliyor bu laflar. "Para kazanmak için televizyondayım" deyip yer aldıkları projeleri küçümseyenler, bu işi hiç yapmasınlar o zaman.

Kadınlar bu rolde kendisini bulacak

- Zeyno Gönenç bu oyunda hangi karakteri üstlendi?

Uzun zamandır iyi bir senaryo bekliyordum, sonunda geldi. Burada 15 yıllık evli bir kadını canlandırıyorum. Genç yaşta evlenmiş ve iki çocuklu. Zaman içinde adamın sevgisizliği ve ilgisizliği başlamış. Kadın kendini yalnız hissediyor. Birçok kadın bu rolde kendini bulacak diyebilirim.

- "Çocuklar Duymasın" dizisindeki "dominant teyze" karakteriyle hafızalarda yer ettiniz. Sonrasında da hep böyle roller mi geldi?

Üç yıl boyunca güzel bir işin içinde oldum. Türkiye’de iz bırakan bir diziydi ve çok konuşuldu. Böylesine baskın bir karakteri bu kadar uzun zaman oynayınca, sonrasında gelen roller de benzer oluyor haliyle... Ama ben bu kalıbın dışına çıkmak istiyorum. Farklı karakterler bekliyorum.

21 yıl sonra yeni bir ekip

- Fatma Murat bu oyunda hangi rolde?

Kahyayı oynuyorum, ama bir çeşit kayınvalide gibiyim.

- "Olacak O Kadar" yıllar sürdü. Şimdi ilk kez başka bir ekiple çalışıyorsunuz.

Ankara Halk Tiyatrosu’nda Erkan Yücel’in oyuncusuyken, 21 yıl önce Levent Kırca’nın teklifi üzerine İstanbul’a geldim. Bunca yıl birlikte devam ettik.

- Levent Kırca’dan koptunuz mu?

Evet. Özgürlüğümün kısıtlanması ve özel nedenlerden dolayı yıpranmam, sonunda benim "bitti" dememe neden oldu.

- Yola Oya Başar’la devam edeceğiniz de söylendi...

Şu an için Oya Başar’la çalışmam söz konusu değil. Ama uygun bir proje olursa çalışabilirim tabii...

Yorumları Göster
Yorumları Gizle