GeriKelebek Şal desenine dinamik yorum
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Şal desenine dinamik yorum

İzmirli moda tasarımcısı Büşra Ösen henüz 24 yaşında ama koleksiyonları ve 2006 modası için iddialı; ‘Göbeği açık, çıtır kız profili demode oldu. Olgun ve sofistike kadınların hakimiyeti var bu kış. Hayatta birçok şeyi denemiş, tecrübeli ve çok şık bir kadın yaratmaya çalışıyoruz.Bu moda için çok keskin bir viraj. Kadınlar bu virajı dönerken çok zorlanacak’ diyor. Kış koleksiyonunda ‘olgun kadının kumaşı’ dediği ve ağırbaşlı bulduğu şal desenini genç ve dinamik bir havaya sokmuş.Göbeği açık, derin yırtmaçlı çıtır kız demode oldu bu kış tarzı oturmuş, sofistike kadınların hakimiyeti var ve kadınlar bu virajı dönerken çok zorlanacakDaha 24 yaşında. İzmir’de yaşıyor. Kendi adını taşıyan Büşra Ösen markasını geçen yaz yarattı. Şimdilik sadece Nişantaşı, Bağdat Caddesi ve Bodrum Yalıkavak’taki Atmospheres mağazalarında satıyor. Yakın zamanda kendi butiklerini de açmayı hedefliyor.Tasarımla olan ilişkiniz nerede ne zaman başladı?- Çok küçük yaşlarda ben de bebek giydirdim. Bebek elbisesi çizdim, diktim. Çok klişe bir durum fakat hikaye böyle başladı. Modacı olacağınızın sinyallerini küçük yaşta verdiniz yani... - Evet. Yaşım ilerledikçe annemin ve etrafımdaki büyüklerin giysilerine müdahale etmeye de başladım. Nasıl bir eğitim aldınız?- Dünyanın en iyi moda okullarından biri kabul edilen Central St.Martin’s Collage’da 2 yıl moda eğitimi aldım ve sonrasında eğitimime Laselle Academy İstanbul’da devam ederek 2004 yılında mezun oldum.Profesyonel anlamda tasarlayıp ürettiğiniz ilk şey neydi?- Para kazandığım ilk tasarımım 2005 yaz koleksiyonumdaki giysilerdi. Okul döneminde tasarladıklarımı hiç satmadım. 2005 yaz sezonunda moda dünyasına adım attınız... Kendi markanızı kurarken aklınızdan neler geçiyordu? - Yeni mezun bir moda tasarımcısı olarak gereken tüm deneyimi oluşturmadan kendi markamı yapılandırma kararım aslında çok iddialı bir tavır oldu. Bu karar heyecan verici olduğu kadar ürkütücüydü de aslında. Günümüz yöneticilik anlayışı bile ‘çırak’ olmadan ‘patron’ olunmaz fikrini koşulsuz kabul etmişken benim girişimim biraz cengaverlik oldu diyebilirim.Neyinize güvendiniz peki? Cesaretinizi destekleyen faktörler neydi? - Ailem bu konuda beni maddi ve manevi çok destekledi. Kendi markasını hatırı sayılır bir reklam kampanyası ile tanıtmak, profesyonel danışmanlık hizmetleri alarak moda dünyasına adım atmak, yolun başındaki her genç moda tasarımcısına kısmet olmaz. Şanslıyım demek en doğru cevap olur. Markanızı nasıl tanımlıyorsunuz? - Giyilebilir, kullanım alanları geniş ve yılın trendlerine paralel giysiler tasarlamayı tercih ediyorum. Fonksiyonel ve çok amaçlı kıyafetler bunlar. En büyük hayalim geniş kitlelerin beğenisini kazanacak, belli bir grubun arasına sıkışmadan tüketilebilecek giysiler tasarlamak. Coco Chanel’in çok etkilendiğim bir sözü var ‘The fashion that remains in the salon has no more significance than a costume ball’(Podyumda kalan bir moda maskeli balodan farksızdır.) DEMONTE ETEKLERFonksiyonel ve çok amaçlı kıyafetlere örnekler verebilir misiniz? - Limitli sayıda üretilmiş bir tasarımı hazır giyim mantığı ile üretilmiş diğer giysilerden daha fazla para ödeyerek satın alıyor tüketici. Büşra Ösen markası özel çözümler üretirken, avantajlar da sağlasın istedim. Ağırbaşlı bir davet için hazırlanmış uzun bir gece elbisesini, bir başka davette mini etekli olarak kullanabilmenin kadınlar için önemli bir avantaj olacağını düşünerek etekleri demonte yaptım. Amacım, kendi içinde farklı çözümler üreten bir koleksiyon hazırlamak oldu. Büşra Ösen markasını kim giyer? - Çağdaş, dinamik, hayatın içinden, kadınsı ve tabii ki özgür bir kadın hayal ediyorum tasarım yaparken. Marka mesajlarımı da bu hedef kitleye uygun vermeye gayret ediyorum. Bu kitleyle iki sezondur flört ediyorum. Umarım gelecek sezonlarda markamı arzu ettiğim profilde birçok kadının üzerinde görebilirim.2005-2006 kış sezonunda iyice belirginleşen yeni kadın silüetini ve moda dünyasındaki bu keskin dönüşü nasıl yorumluyorsunuz?- Göbeği açık, memeleri meydanda, derin yırtmaçlı çıtır kız profili demode oldu artık. Kişiliği ve tarzı oturmuş, olgun ve sofistike kadınların hakimiyeti var bu kış. Hayatta birçok şeyi denemiş, tecrübesi gözünden okunan çok şık bir kadın yaratmaya çalışıyoruz. Bu moda için çok keskin bir viraj. Ve kadınlar bu virajı dönerken çok zorlanacak.Neden böyle düşünüyorsunuz?- Ucuz çözümlerle kotarılacak bir sezon olmayacak 2005 kışı. Yünlüler, kaşmirler, kürkler, ipekler gibi birçok pahalı materyal bu kış yoğun olarak birçok modacı tarafından kullanılıyor. Döpiyesler, paltolar, şık pantolonlar ve gece giysilerinden oluşan tarzı olan iyi bir gardırop hazırlamak için para tek başına yeterli olmayacak. Tarzı, kişiliği, eğitimi ve yaşam biçimi hanımların dış görünüşlerine bu kış çok net yansıyacak.Türk kadını bu yeni kadın silüetine uyum sağlayabilecek mi sizce?- Genelleme yapmak pek mümkün değil aslına. Fakat yaşam şekillerine uygun bir tarz belirleyip bu seçimleri kendine yakıştırmayı bilenlerin sayısı maalesef pek fazla değil ülkemizde. Henüz giysilerinde kişisel yorumlar, kombinler yapmaya çalışmak yerine, kalıplaşmış olanları ve dikte edilenleri tercih ediyorlar. İZMİR İLHAM KAYNAĞIMNeden İzmir’de yaşıyorsunuz?- İzmir’e bayılıyorum. Ailem, sevdiklerim arkadaşlarımın yaşadığı ve ilham kaynağım olan şehir. Tek sorun fuarlar, kumaş seçimleri için yurt dışında ve üretim dönemlerinde ise İstanbul’da geçirdiğim zamanları çıkartınca İzmir’e pek zaman kalmaması.. Tasarım yaparken nelerden etkileniyorsunuz?- Ben tasarım yaparken gerçekleri çok göz ardı edemiyorum. Dünya modasının birkaç sezon öncesinden verdiği sinyaller tasarımlarımın bazısını oluşturuyor. Fuarlar, çeşitli yayınlar ve seyahatlerimden topladığım bu doneler üzerine hayallerimi, zevkimi ve yorumumu katarak tasarım yapıyorum. Yeni hayatlar, farklı yaşamlar ve kültürler beni çok besliyor. Mesleğimle ilgili çok araştırırım, okurum ve seyahat ederim. Ama sıradan ve çok göz önünde olan şeylerden de etkilenirim. Kıyıda otururken gördüğüm balıkçı ağlarından etkilenip bir tuvalet tasarlarım veya bir gemici halatını elbise askısı olarak stilize ederim. Şal desenini dinamik bir havaya soktum 2005 Kış Koleksiyonumda saten, ipek, krep ve şifon gibi yumuşak dokulu materyalleri tercih ettim. Şal desenini sık kullandım. Oldum olası çok severim şal deseni. Ağırbaşlı bir havası vardır. Ben yılların ‘olgun kadın kumaşını’ genç ve dinamik bir havaya sokuyorum. Asıl eğlenceli olan bu. Dantel, kürk, deri ve abartılı aksesuvarlarla giysileri daha da zenginleştirdim. Renklerim siyah, bordo, mor ve kahve tonları. Derin dekolteler ve asimetrik kesimlerle giysileri aynı zamanda çok genç bir çizgiye taşıdım.